Şimdi bu yazıyı yazdıktan sonra kimbilir ne kadar tanıdığın, ne kadar ahbabın varsa üzerime saldırtacaksın, bunu çok iyi biliyorum. Kimbilir kaç hatırlı tanıdığım, "Yahu ne yaptın?..." diyecekler. Ama hiç umurumda değil. Ben görevimi hiç kimsenin etkisinde kalmadan yapan bir insanım. Üstelik de bu işe beni zorlayan da yok... Sadece gazetecilik görevimi yapıyorum.
Şimdi gelelim yaptıklarına Pelin Randa... Kimin torpili ile, kimin aracılığıyla İngiliz Konsolosluğu'na girdiğini bilemiyorum. İşin o tarafını da kurcalayacak değilim. Ama İngiltere'de Hukuk Doktorası yapmakta ve zar, zor oraya gitmiş bir genç olan Samsunlu Hüseyin Demir'in ailesine takındığın yakışıksız tavır hiç de hoş değil...
Hüseyin Demir bu yıl doktorasını bitirip, ülkesine dönecekti. Ama yegane arzusu da, annesi ve kardeşini hiç olmazsa 15 gün kadar yanına almak ve 6 yıldır nasıl bir ülkede, ne biçim çalıştığını gösterebilmekti. İşte bu temiz ve saf duygularla Samsun'da yaşayan annesi ve kardeşine mektup yolladı. Bu mektup ile birlikte bütün belgeleri de gönderdi. Onlara İstanbul'daki İngiliz Konsolosluğu'na başvurmalarını söyledi. Samsun'da oturan 66 yaşındaki annesi ve kızkardeşi bütün evrakları doldurarak, İstanbul'a geldiler ve 29 Kasım'da vize için konsolosluğa başvurdular. Keşke başvurmasalardı... Çünkü gayet kaba bir muameleye tabi tutuldular. Hani bunları yapanlar gavur olsa, bir diyeceğim yok. Ne yazık ki işin acı yanı bu kaba muameleyi yapan İngiliz görevli değil, orada çalışan bir Türk görevlisi idi... Yani sendin Pelin Randa... Yaptıklarını hatırlayabilecek misin, yoksa umurunda bile değil mi?... Onlar orada dertlerini anlatmak için çırpınır, dururken sen konuyu İngiliz görevlilere tercüme edeceğine kadıncağıza, 66 yıllık ömründe görmediği kaba bir muamele yaptın ve ağlamaklı bir şekilde orayı terk etmeye zorladın.
Memleketinden uzakta, milleti için öğrenim görmeye çalışan Hüseyin Demir'in bana gönderdiği mesajı okuduktan sonra, sana bu yazıyı yazmaya karar verdim Pelin Randa... Bilmem ne demek istediğimi anladın mı Pelin Randa... Unutma ki, bu dünya sana da kalmayacak Pelin Randa...