


Kaplumbağaya bağlasalardı!..
30 yılda Van'a bir hastane kurulmuş. Bu bir zavallılıktır. Çünkü projesi sağlam yapılmış, müteahhiti iyi seçilmiş, finansman kaynağı yalansız, dolansız bulunmuş aynı tip hastaneler, dünyanın her yerinde 6 ayda bitiyor ve doktorlar hasta kabul etmeye başlıyorlar. Fakat Van Yüksek İhtisas Hastanesi'nin yapımı 30 yıl sürmüş. Çok başarılı, verimli, eşine az rastlanır, mucize bir iş yapılmış gibi Cumhurbaşkanı, yanına (yani uçağına) 30 tane gazeteci alarak açılışı yaptı. Uçakta giderken de gazetecilere; Kıyak Milletvekili Emeklik Yasası ile ilgili kararını bugün açıklayacağını söyledi.
Bugün belli olacak.
Veto edebilir, geri gönderir.
Ya da onaylar.
Ancak Cumhurbaşkanı, hastane açılışı yapmaya giden gazetecilere; "dengeli bir karar vereceğini" söylemiş. Sızan bilgiler doğruysa Cumhurbaşkanı, "Kıyak Emeklilik Yasası"nı onaylayacak, fakat yasayı Anayasa Mahkemesi'ne iptal etsin diye gönderecekmiş...
Tavşana kaç... Tazıya tut...
Hem milletvekilleri Cumhurbaşkanımız kıyak emekliliğimizi onayladı diye sevinecekmiş, hem de bu kanunu eşitliğe, ilkelere, izana, vicdana aykırı bularak isyan eden halk kitleleri de Cumhurbaşkanımız, yasayı iptal edilsin diye Anayasa Mahkemesi'ne gönderdi diye sevinecekmiş!
Bütün bunlar, söylenti...
Miş... Miş... Miş...
Gerçeği bugün açıklanıyor... Göreceğiz...
***
Fakat yeni öğrendiğim bir gerçek var ki, korkunç... Hepimiz Anayasa Mahkemesi'nin; "Milletvekillerinin Kıyak Emeklilik Kanunu'nuyla kendilerine özel imtiyaz çıkarttıklarını bunun da eşitliğe aykırı olduğunu" belirterek iptal ettiğini biliyoruz ve milletvekili emeklilerinin "temsil tazminatı altında..." ilave bir para almalarının önlendiğini düşünüyoruz....
İçimiz rahat...
Kanunlarımıza güveniyoruz.
Anayasa Mahkememize güveniyoruz.
Başbakanlığımıza güveniyoruz...
Fakat boşu boşuna güveniyoruz...
Bütün toplum uykuya yatırılmış...
Çünkü Anayasa Mahkemesi, Kıyak Emeklilik Kanunu'nu iptal ettiği halde, gerekçeli kararı Resmi Gazete'de yayınlanmadığı için milletvekili emeklileri, temsil tazminatını almaya devam ediyorlar.
Kanun iptal edilmiş.
Fakat gerekçeli karar yayınlanmamış. Gerekçeli karar yayınlanmadan, iptal geçerli olmuyor. Dolayısıyla milletvekili emeklileri, "kanunun bu boşluğuna" saklanarak ve iptal edilmiş bir kanunla ilave kıyak paralar almaya devam ediyorlar. 8-10 sayfa olduğu tahmin edilen gerekçeli karar tam 18 aydır Resmi Gazete'ye yayınlanması için gelmediğinden hukuka aykırı bulunmuş bu kanun, 'iptal edilmiş' sayılmıyor.
Ve Başbakanlık bunu biliyor, susuyor.
Anayasa Mahkemesi biliyor, susuyor.
Meclis Başkanı biliyor, susuyor.
Cumhurbaşkanı biliyor, susuyor.
Milletvekillerinin bazıları, susuyor.
Emekli milletvekilleri, biliyor, bile bile iptal edilmiş bir yasaya dayanarak 740 milyon lira olan emekli maaşlarına ilaveten 360 milyon liralık da ilave temsil tazminatını almaya devam ediyorlar.
***
Anayasa Mahkemesi'nin yeri Çankaya'da bulunuyor. Resmi Gazete ise Başbakanlık'a bağlı Ulus'taki matbaada basılıyor. İkisinin arasında 10 kilometre uzaklık var. Bu gerekçeli kararı bir kaplumbağanın sırtına bağlasalardı 18 ayda Çankaya'dan Ulus'a gelir ve karar Resmi Gazete'de yayınlanabilirdi.
Fakat gelmemiş.
Anayasa Mahkemesi gönderdi mi?
Gönderdiyse, niçin gelmedi?
Nerede takıldı?
Başbakanlık'ta mı gizlediler? Kim? Niçin?
Anayasa Mahkemesi kendi gerekçeli kararının Resmi Gazete'de yayınlanmadığını görünce 18 ay sustu. Niçin?
Korkunç...
Gerçekten ürkütücü!