kapat

11.02.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ÇETİN ALTAN(caltan@sabah.com.tr )


Türkiye peşpeşe oturak dolduruyor

Sabah'ın dünkü manşeti, bir ABD'li meslektaşın deyimiyle, "barsaklarını temizlemeye başlayan Türkiye'nin"; Batman'da ortaya çıkan silah rezaletinden sonra, üstüne çömelip bir anda dolduruverdiği yeni bir oturaktı.

Mafya babalarından biri olarak bilinen Ayvaz Korkmaz, tutuklandıktan sonra, rüşvet verdiği resmi görevlilerin isimlerini tek tek açıklamıştı...

Türkiye'deki akıl almaz yolsuzluklara şimdiyedek nasıl ve niye göz yumulmuştu da, şimdi bütün bu rezaletler deposu ortaya dökülüyordu?

40 yılı aşkın uzun bir dönem sürmüş olan Soğuk Savaş boyunca Türkiye, yeryüzünün en kötü yönetilmiş ülkelerinden biri olmuştu...

"Kahrolsun Allahsız Komünizm" türü sloganlarla, -ABD stratejisine uygun olarak- Sovyetler'e karşı halk kitlelerinin durmadan koşullandırılması; aynı zamanda çeşitli kaçakçılık ve rüşvetçiliğin de, arkasında denetimsiz olarak dilediği gibi at oynatabileceği bir kalkan oluşturmuştu ülkede.

Yolsuzlukların üstüne gitmek, hemen "Komünist kışkırtıcılığı yapmak" suçlamasıyla engelleniyordu. Ve kimse de, ne Türkiye'deki kaçakçılığın boyutlarını biliyordu, ne rüşvetçiliğin...

Washington, elbet biliyordu "NATO'nun en sadık ülkesinde" rezaletlerin nerelere kadar vardığını...

Ancak halk kitlelerini, "Allahsız Komünizm"e karşı sürekli koşullandırmanın da, görünmez bir ödülü olmalıydı. Üstelik bu ödül, bir iç çöküntüyle ödendiği için de; Washington'un eline, -gerektiğinde kullanabileceği- önemli makamlarda bulunan bir yığın çürük insan listesi sağlıyordu...

Karamanlis, Atina'ya döndükten sonra, Türkiye'nin içine düştüğü çapraza düşmedi. Hemen anayasayı değiştirdi ve Komünist Partilerini serbest bıraktı. Unutmayın ki, Komünist Partileri'nin yasaklı olmadığı yerde; bir takım kepazeliklere karşı çıkmaya kalkanları da, "Komünistlik suçlamasıyla" susturma olanağı yoktur...

Ne yapmalı ki, Soğuk Savaş yıllarında, Türkiye'de bu tür konuları tartışma özgürlüğü bile yoktu.

Washington ile sözlü anlaşmalar sonucu NATO dışı kurulmuş, ABD'ye ait askeri üslerin varlığından, Türkiye Büyük Millet Meclisi bile haberli değildi.

O tarihlerde bir üniversite öğrencisi olan Clinton, Vietnam savaşlarını protesto ederken, Türkiye'de aynı tür protestolar yapanlar tutuklanıyordu.

Globalleşme sürecini, bir yandan uzay teknolojisinin hızla gelişmesi; bir yandan da, 2 kutuplu bloklar dönemini sona erdiren Gorbaçov başlattı.

Türkiye, Hazine'den geçinmeli kadroların ağırlığı altında olduğu için, bir türlü yeterince algılayamadı globalleşme sürecinin ne olup, ne olmadığını..

Nasıl ki, Gorbaçov'un "saydamlaşma dönemi" değerlendirmesini de anlayamadı..

Şimdi ise öyle bir yere gelindi ki; ne artık Soğuk Savaş var, ne 2 kutuplu bir dünya; ne de Pentagon'un, Sovyetler'in sınırları dibinde köylü taburlarına gereksinmesi..

Şimdi artık ABD de, Avrupa Birliği de, Türkiye'nin hızla globalleşmesinden yana...

15-20 yıla kadar çok olumlu ve çok yeni bir döneme girecektir Türkiye; genç kuşaklar çok daha güzel yıllar yaşayacaklardır bizim kuşaklardan...

Bugün Türkiye'nin barsak temizlemesi sonucunda ortaya çıkan gerçekler, mide bulandırıyorsa da, enseyi karartmayın. Temizlenmemiş barsaklarla yaşanan uzun yıllar, çok daha rezilaneydi..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır