kapat

11.02.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Yenilikçiler ne kadar yeni
Fazilet'teki krize "Gelenekçi-Yenilikçi" kapışması deniyor. Peki ama yenilikçilerin yaşlarından başka neleri yeni? Siyasal İslam'a onlar daha yakın değil mi?

FP'Yİ bölünme noktasına getiren "Gelenekçi-Yenilikçi" tartışmasının öyküsü Refah Partisi (RP) dönemine kadar uzanıyor. Özellikle RP'nin kapatılma davası süreciyle su yüzüne çıkan çekişme giderek büyüdü ve Yenilikçiler giderek partide daha da güçlenmeye başladılar.

Bugün seslerini yükseltenlerin ortak hedefi "yaşlılar kenara çekilmeli, gençler işbaşına gelmeli" şeklinde ifade ediliyor. Sonradan "Politbüro"ya katılan Aydın Menderes'le birlikte parti, "sadece kadro değil, felsefe de değişmeli" görüşüyle de tanışmış oldu. Siyasi yasaklı Necmettin Erbakan'ın önderliğinde, Recai Kutan, Oğuzhan Asiltürk, Şevket Kazan, Fehim Adak, Ahmet Tekdal, Yasin Hatipoğlu, Süleyman Arif Emre, Ali Oğuz'dan oluşan ve "Politbüro" olarak da adlandırılan Gelenekçiler'le Yenilikçiler'in farkı şöyle:

*Gelenekçilere göre aslolan "Milli Görüş Davası"dır. Bu davanın kilometre taşı da, Erbakan'ın mimarı olduğu "Adil Düzen"dir. Lider de, "davanın en önemli unsuru" olarak mutlak hakimdir. Lidere karar almasında, "Başkanlık Divanı" istişaresi yardımcı olur. Milli Görüş Davası cihattır ve bu davaya karşı en ufak bir muhalefet "cihada ihanettir."

* Oysa bayrak açan Yenilikçiler'den bir kısmı, bunun tam tersini düşündü. O dönemlerde Aydın Menderes, Abdullah Gül ve Melih Gökçek'in başını çektiği ekip, "Milli Görüş Davası"nın dünya koşullarına aykırı olduğunu savundular. "Adil Düzen"i bir anlamda "ütopya" olarak nitelediler. Bu ekibe göre "ideolojiler devri" sona ermiştir. Bu nedenle liderler de mutlak hakim değildir. Yetkili organlar, ortak karar almak için vardır.

*Yenilikçiler'i Gelenekçiler'den ayıran en önemli özelliklerden biri de "şeffaflık". Gelenekçiler'e göre "dava için yapılan her hizmet" mukaddestir ve bunu herkesin bilmesi gerekmez. Oysa Yenilikçiler, parti politikalarında "açıklığa" önem verdiler.

Yenilikçiler için RP'nin kapatılması da bir bakıma "şans" olarak görüldü. Yerine kurulacak partiye daha kolay hakim olabileceklerdi. Aydın Menderes, Tayyip Erdoğan, Bülent Arınç, Abdullah Gül, Melih Gökçek gibi partinin en önemli 5 ismi, arkalarına bir grup milletvekilini de alarak "Yenilikçiler Hareketi"ni başlattılar. Genel Başkanlığın kendi içlerinden birine, Tayyip Erdoğan'a, Bülent Arınç'a, Abdullah Gül'e ya da Abdüllatif Şener'e verilmesini istediler. Bunun için Hoca'nın Balgat'taki evini basarak, "Bizden biri olsun" ültimatomu verdiler. Ancak Hoca yumuşak ve hoşgörülü dediği Recai Kutan'ı görevlendirdi.

Sonradan kendilerine katılan siyaset dünyasının önemli isimleri Cemil Çiçek, Ali Coşkun, Abdülkadir Aksu ve Nevzat Yalçıntaş'la daha da güçlendiler. Oya Akgönenç, Nazlı Ilıcak gibi "başıaçık" kadınların da parti vitrinine alınması "Yenilikçiler"in başarısı olarak yorumlandı. Artık karşılarında ne Erbakan gibi bir lider, ne de "soluk yüzlü" kadro vardı. Genel Başkan Kutan'ın kişiliği onlar için bir şanstı.

ONLAR DA 2'YE AYRILIYOR
"Gelenekçi-Yenilikçi" tartışmasında odak noktayı oluşturan "Yenilikçiler" de düşünce bakımından kendi aralarında 2'ye ayrılmış durumda. Bir kısmı "Milli Görüş" davasının temelini oluşturan "katı" ve "ödün vermez" düşünce yapısının değişmesini isterken önemli bir kısmı "dava değil, çekirdek kadro değişsin" diyerek Gelenekçiler'e yakın tavır sergiliyor.

FP'de 30'un üzerinde yenilikçi kanada mensup milletvekili bulunuyor. Eski milletvekilleriyle birlikte bu sayı 50'yi buluyor. Bunların arasında yeralan Abdullah Gül, Cemil Çiçek, Ali Coşkun, Nevzat Yalçıntaş, Abdülkadir Aksu, Oya Akgönenç, Salih Kapusuz, Melih Gökçek, Ömer Vehbi Hatipoğlu gibi önemli isimlerin hareket noktası "katı, ödün vermez" düşüncenin değişerek, parti içi bir demokrasinin sağlanması. Bu kesimin öncelikleri şöyle:

* Lider "mutlak hakim" değildir.

* Parti içi demokrasi esastır.

* Değişen dünyaya ayak uydurmayan yokolur.

* Ortamı geren siyaset yerini "ülke gerçeklerine uygun" yumuşak politikalara bırakmalıdır.

*Partiler, kapalı kutu değildir. Şeffaf olmalıdır.

* Birden fazla aday çıkarılması "doğaldır".

Yenilikçiler'in önemli bir kesimi de, "dava esastır" mantığını sahiplenerek, "ancak davayı götürecek çekirdek kadro değişmelidir" diyenlerden oluşuyor:

*Esas olan davadır. Bundan vazgeçmek olmaz.

* Davayı daha ileri noktalara götürmek için dinamik kadrolara ihtiyaç vardır.

* Lidere sonsuz hürmet gösterilir.

* Kararlarda yetkili kurullar tartışır, çekirdek kadro istişare eder. Ortak noktada çözüm bulunur.

* Parti politikaları gizlidir. Dışarı yansıtılmaz.

*Dünya şartlarına uyum, davanın özüne halel getirmeyecek şekilde olmalıdır.

Ali Ekber ERTÜRK


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır