ARAZİ mafyasının en sıkı babalarından olan Ayvaz Korkmaz Ukrayna'dan iade edildikten sonra verdiği ifadede uyuşturucu işi de yapan çetesini nasıl kurduğunu ve işlediği cinayetleri tek tek anlattı:
Örgütü nasıl kurdum? Esenler, Fatih ve Malatyalılar Grubu olmak üzere İstanbul'da örgütlenmiş 32 adamım var. Bunların herbiri birbirlerinden habersiz ve farklı adreslerde kalıyor. Her türlü ihtiyaçları karşılanıyor. Cezaevine girenler ise unutulmuyor. İçeriye girene ayda 150 milyon, evli olanlara da 250 milyon lira gönderiyorum.
Para nereden? Tehdit ve gasp yoluyla tahsilat, tefecilerden alınan haraçlar, ihalelerde istekli şahısların tehdit edilerek ihaleden çekilmesinin sağlanması ve düşük fiyattan mal almak, mahkemelerde sürüncemede olan değerli arazilerin sahipleri ile hak iddia eden şahısların ihtilafını komisyon karşılığında çözmek. Gelir bunlardan sağlanıyor. En büyük ticaretimiz uyuşturucu satışı.
Nasıl başladım? 1991 ve 1992 yıllarında Ziya Çalık, Halis Türkmen adlı şahsın alacağını tahsil etmemi teklif etti. Tahsilat sırasında 3 kişi yaralandı. Cezaevine girdim. Türkmen Levent'teki işyerini bize devretti.
Ancak şikayetçi olunca yargılandık. İşi büyütmeye karar verdim. 1993 yılında Hadi Öneren'in Kerim adlı alacaklısını polis süsü vererek kaçırdım. Bir dönem Avcılar'da fırıncılardan aldığım haraçla 4-5 adet sıfır otomobil alacak kadar para kazandım.
Folklorcüleri nasıl kurye yaptık? Kemal Sarıtaş için birkaç tahsilat işi yaptım. Sonra Hüseyin Uzun ile birlikte Kemal Sarıtaş'ın eroinini İspanya'ya nakletmeye karar verdik. Uzun'un çift katlı otobüsüne zula yaptırıldı. Sonra folklor gruplarını paravan olarak kullanmayı kararlaştırdık. Gürcistan'dan getirtilen folklor grubunu İspanya'ya gönderiyorduk.
Sarıtaşlar'ı niçin öldürdük? Kemal Sarıtaş'ın uyuşturucu nakliyatında beni dışlar gibi konuşması, son Baybaşin operasyonunda adımın geçmesi beni rahatsız etti.
Emniyet Müdürü Kurtuluş Dönmezer, Hüseyin Baybaşin ve Kemal Sarıtaş arasında geçen telefon görüşmesinde İranlı şahsı öldürdüğümüzün anlatıldığını, bu görüşmelerin de Hollanda polisi tarafından tutanaklara geçirildiğini haber verdi. Bu gelişmeler nedeniyle Sarıtaş'ın yakalandığı zaman bizi ele vereceği şüphesine kapıldık.
Cinayet öncesi, Cinayet Masası'nda görevli Bahadır Öztürk ile anlaştık. Bir cinayet işleyeceğimizi, ardından tetikçiyi kendilerine teslim edeceğimizi, ama bizim isimlerimizin bu dosyada kesinlikle geçmemesi gerektiğini söyledim. Ardından Hüseyin Uzun, Kemal Sarıtaş ile randevulaştıkları adrese tetikçiyi gönderdi. Cinayet işlendi.
Polis memuru Bahadır'a dosyada adımızın geçmemesi koşuluyla 5 milyar lira verdik. Olaydan hemen sonra Bahadır'a başarılı hizmetinden dolayı 50 bin dolar daha verdim.