|
|
Neden Batman?
Devlet denetim dışı kalmak istediği "Hizbullah'ın kalesi"nde adı konmamış yasalar uyguladı.
Hizbullah'ın adeta "kalesi" Batman. Örgüt temellerini 1981 yılında Diyarbakır'da atmış olsa da palazlanmaya Batman'da başladı. 1980'li yıllardan 1990'lara gelindiğinde "kurtarılmış şehir" olan Batman'da gündüz aydınlığında cinayetler işleniyor, failleri ne takip ediliyor ne de yakalanıyordu. Neden Batman Hizbullah'ın "kalesi" oldu? Hizbullah, Siirt'te, Şırnak'ta Diyarbakır'da değil de Batman'da nasıl tartışılmaz hükümranlığını ilan edebildi? Neden Batman Hizbullah'ın silah ve insan deposu oldu?
KOZMOPOLİT BATMAN
Bundan 50-60 yıl öncesine bakıldığında Batman küçük ve fakir bir kasabaydı. Petrol, Batman'daki dengeleri tamamıyla altüst etti. Şehrin nüfusu artmaya başladı, göç aldı. Batman kabuk değiştirirken diğer Güneydoğu Anadolu şehirleri gibi feodal yapısını muhafaza edemedi. Zaten diğer şehirlerdeki gibi bir feodal yapıya sahip de değildi. Dolayısıyla her türlü rüzgara açık bir insan deposu haline geldi. Aşiret yapısının ağırlıklı olmaması iki akıma güç verdi: Birincisi milliyetçilik, ikincisi din. Bir kısım "delikanlı" Batmanlılar, Kürt milliyetçiliği tabanına otururken bir kısım da radikal İslam'ı keşfetti.
12 Eylül 1980 Darbesi ve beraberinde başlayan süreç tüm bölgede olduğu gibi Batman'da da dengeleri değiştirdi. Artık dağa çıkan PKK'lılar devlete başkaldırmış, silahlı mücadeleye hız vermişti. Bu durum üzerine devlet dini duyarlılığı yoğun olan bölgeye bol bol "din enjekte" etmeye koyuldu. Bölgeye yollanan din görevlililerinin yan ısıra politikacılar, bürokratlar da halkı manevi değerlere bağlılığa çağırıyordu. Bu sırada Batman'da Habizbin gibi klasik anlamda bir aşiret olmayan ama etrafında insanları toplamayı başaran oluşumlar radikal islami hareketler için uygun bir zemin oluşturdu.
1991 yılına gelindiğinde PKK'yla mücadelede strateji değişikliğine karar veren devlet ve kurumları için teyakkuz durumu en yüksek seviyedeydi. Güneydoğu'nun tamamında 1997 yılına kadar 2428 köy boşaltıldı. Bu büyük bir nüfus hareketi doğurdu. Bazı iller göç verirken bazı iller göç aldı. Zaten kozmopolit olan Batman'ın sosyal yapısı iyice karıştı. Aynı yıllarda fail-i meçhul cinayetler de büyük hız kazandı.
Her ne kadar Batmanlılar İslam adına çeşitli odaklar tarafından kandırılmış olursa olsun, bugün politikacıların, o dönemde kritik yerlerde görev almış politikacıların, komutanların itiraf ettiği bir gerçek var. O da güvenlik güçlerinin "düşmanımın düşmanı" dostumdur mantığıyla Hizbullah'a ve eylemlerine sıcak bakmaları. Gündüz gözüyle işlenen cinayetlerin failleri yakalanamıyor, devletin camilerinde çocuklar "katil" olarak yetiştiriliyor, şehire gazeteciler sokulmuyor, Hizbullah'la ilgili yazı yazanlar öldürülüyordu. 1992-1999 yılları arasında, Batman'da tespit edilebilen fail-i meçhul cinayet sayısı 363. Gazeteciler Cengiz Altun, Çetin Ababay şehrin göbeğinde, Yahya Orhan Gercüş ilçesinde "yok dildi". Gazete dağıtan bir lise öğrencisi "yok dildi", hâlâ bulunamadı. DEP milletvekili Mehmet Sincar da fail-i meçhul cinayete kurban gitti. Batman giderek kapanıyor, kapandıkça PKK'dan kurtuluyor fakat bu kez de başka bir ateşe düşüyordu.
ANTENLER SÖKÜLDÜ
Batman öyle bir duruma gelmişti ki şehire ne gazeteciler ne de gazeteler girebiliyordu. Konulmamış bir yasak, iletişim araçlarının "iflahını" kesiyordu. Şehirden dünyaya bir ses, bir soluk çıkmadıkça Hizbullah çıbanı büyüdü. Çatılardan antenler "PKK'nın televizyonu" Med TV seyredilmesin diye söküldü. Dış dünyaya kapılar tümüyle kapatıldı. Batman'ın çıbanbaşı olmasının en önemli nedenlerinden bir de işte bu. Görünen o ki nerede iletişim kısıtlanıyor, basın görevini yapamıyorsa orası Batman gibi "çıbanbaşı" oluyor.
HABER MERKEZİ
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|