kapat

09.02.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ŞÜKRÜ KIZILOT(skizilot@sabah.com.tr )


Gayrimenkul ve iştirak satışı vergi dışı!..

Bugünkü yazı başlığımızın ünlem işareti ile bitmesinin bir nedeni var. Bunu birazdan açıklayacağız. Ancak öncelikle, kurumların, gayrimenkullerini ve iştirak hisselerini satışından doğan kazancın, nasıl vergi dışı olduğunu, belirtelim. Kurumlar Vergisi Yasası'nda, yaz-boz tahtasına dönüşen bir istisna var. O da gayrimenkul ve iştirak hissesi satışıyla ilgili...

Kurumlar Vergisi Yasası'nda yeralan ve son olarak "Geçici 28. madde" olarak düzenlenen bir "vergi istisnası" var. Bu istisnadan yararlanabilmek için;

1) Gayrimenkulün veya iştirak hissesinin, kurumun bilançosunda, en az iki yıl süreyle yer alması.

2) Gayrimenkul satışından doğan kazancın, satışın yapıldığı yılda, sermayeye eklenmesi, sermaye artırımının gerçekleştirilmesi gerekiyor.

Gayrimenkullerin, geçici 28. madde kapsamında satılması olayında, alıcının yüzde 17'lik KDV'yi hiç ödememesi ve alıcı ile satıcının yüzde 1,25'erlik tapu alım-satım harcını da ödemeleri, çok önemli birer avantaj. Ayrıca, kârın sermayeye eklenmesi gerçek kişi ortaklarca elde edilmiş "menkul sermaye iradı" sayılırken, geçici 28. madde kapsamında yapılan satışlardan doğan kârın sermayeye eklenmesi, gerçek kişi ortaklar açısından "menkul sermaye iradı" sayılmıyor. Bu da ayrı bir avantaj...

Uygulama esaslarını, Şubat ayında çıkan beş ciltlik "Kurumlar Vergisi Kanunu ve Uygulaması" adlı kitabın ikinci cildinde ayrıntılı olarak açıkladığım, "Gayrimenkul ve İştirak Hisselerinin Satışı" ile ilgili vergi avantajları, 31 Aralık 2002 tarihine kadar devam edecek...

Stopaj oranı çok fazla
Gayrimenkullerin ve iştirak hisselerinin satışından doğan ve sermayeye eklenen kazancın tamamının, kurumlar vergisinden müstesna tutulmuş olması yani bu satıştan doğan kazancın, kurumlar vergisinin ödenmeyişi, çok önemli bir vergi avantajı. Ancak, bu hiç vergi ödenmeyeceği anlamına gelmiyor.

Satıştan doğan kazancın, yüzde 15'i oranında "stopaj" ve bunun yüzde 10'u oranında "fon payı" ödenmesi gerekiyor. Kurumlar Vergisi mükelleflerinin, kâr dağıtılsın dağıtılmasın fon payı dahil, yüzde 44 vergi ödedikleri dönemde, stopaj yüzde 10 olarak uygulanıyordu. Şimdi (kârın dağıtılmadığı hallerde) kurumlar vergisi oranı fon payı dahil yüzde 44'den yüzde 33'e inmiş durumda. Buna göre, daha önce yüzde 10 uygulanan stopajın oranı da inmesi gerekirken, aksine binmiş ve yüzde 15'e yükseltilmiştir. Bunun mantığını anlamak mümkün değildir.

Son olarak 6 Şubat 2000 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 67 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nde de belirtildiği gibi, Bakanlar Kurulu'na, yüzde 15'lik stopaj oranını, yüzde 10'a kadar indirebilme yetkisi verilmiştir.

Bakanlar Kurulu'nun, gayrimenkul ve iştirak hissesi satışıyla ilgili stopaj oranını biran önce yüzde 10'a indirmesi, yukarıda belirtilen çelişkiyi de, bir ölçüde ortadan kaldıracaktır.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır