kapat

09.02.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
NECATİ DOĞRU(ndogru@sabah.com.tr )


Meclis Başkanı, Meclis'in düşmanı!

Hani IMF Türkiye Masası Şefi karakter artisti yüzlü bir İtalyan genç adam, sık sık Ankara'ya geliyor, Merkez Bankası Başkanı, Hazine Başkanı, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı, Başbakan ile görüşüyordu ya...

Gazeteler, TV'ler...

Radyolar, dergiler...

Manşetlere çıkartıyorlar, birinci haber yapıyorlar ve "IMF kara deliklere bakıyor..." diye yazıp söylüyorlardı ya... İşte o günlerde Ankara'da da Maliye Bakanlığı, IMF uzmanlarının önerileri doğrultusunda yeni bütçeyi yapıyordu. Devletin deliklerini kapatabilmek için halkın ödediği 14 katrilyon liralık vergilere 10 katrilyon (1 katrilyonun içinde 1000 tane trilyon var) daha bindiriliyor, halka sonuna kadar ağır bir vergi yükü kökleniyor, ayrıca memurların maaşının, işçilerin ücretinin, çiftçilerin taban fiyatlarının, emekli aylıklarının, kira artışlarının yüzde 15 zamla sınırlandırılması kararı alınıyordu...

***

İşte tam o günlerde...

Halkın kemerleri sıkılırken...

Bizim Büyük Millet Meclisi'mizin Başkanı Yıldırım Akbulut, parası Meclis Bütçesi'nden ödenmek üzere deri çanta sipariş ediyordu. Meclis Başkanı, deri çanta yapan bir firma (Matraş) bulmuş, anlaşma yapmıştı. Tanesi 52 milyon liradan 550 çanta yapılacaktı. Bunun tamamı 28 milyar 600 lira tutuyordu. Parası Meclis Bütçesi'nden yani halkın sırtına ağırlaştırılarak bindirilmiş vergilerden toplanan paralarla ödenecek ve bu çantalar yılbaşında milletvekillerine Sayın Yıldırım Akbulut'un yeni yıl ve milenyum armağanı diye dağıtılacaktı.

Vicdanı olanın, vicdanı kanar.

İzânı (kavrayışı) olanın isyanı patlar. Nitekim Meclis'in izan, vicdan sahibi bazı milletvekilleri, "Halka büyük vergiler bindirilirken ve kemerleri sıkılırken sizin parası Meclis Bütçesi'nden ödenerek 28 milyar 600 milyon liralık deri çantayı yılbaşı hediyesi olarak dağıtmanız, şirin görünmek için düşünülmüş bir çeşit rüşvettir..." şeklinde özetlenebilecek eleştiriler yapmışlardı.

***

Fakat "tık..." etmemişti.

Vicdana, izana, akla çağıran eleştiriler karşısında bile Meclis Başkanı, sanki sözler mermere söyleniyormuş gibi put gibi durmuştu.

Tek laf söylememişti.

Meclis'ten 174 milletvekilinin oylarıyla 25 dakika gibi süper bir hızla çıkartılan kıyak emeklilik yasası karşısında da Meclis Başkanı, put olup, susmuştu. Bu yasanın çıktığının ertesi günü Yargıtay'ın 10 üyesi toplantı yapmışlar ve Yargıtay Başkanı Sami Selçuk'un aracılığıyla halk duysun diye şunları söylemişlerdi: "Kıyak emeklilik kanununu içimize sindiremiyoruz... Akılları sıra yargıyı da vesayet altına almak istiyorlar. Bu onur kırıcı bir yasadır... Cumhurbaşkanı bu yasayı hemen veto etmelidir..."

Fakat Meclis Başkanı Akbulut...

Yine "tık..." etmemişti.

***

Etmediği gibi Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in eşitliğe, Anayasa'ya ve kurallara aykırı bu yasayı onaylamasını bekliyor. Cumhurbaşkanı, bu yasayı onaylarsa Yıldırım Akbulut'un milletvekili aylık geliri şöyle oluşacak:

1 milyar 600 milyon TL.

Milletvekili aylığı...

1 milyar 100 milyon TL.

Milletvekili emekli aylığı.

414 milyon TL.

Kıyak emekli tazminatı...

Toplam: 3 milyar 114 milyon.

Meclis Başkanı, lojmanda oturur, makam arabasıyla dolaşır, eline kıymık batsa Ankara'nın en pahalı hastanesine gider, hastane ücretini Meclis Bütçesi'nden ödetir ve yılbaşında memurlarla birlikte maaşına gelen yüzde 15'lik zammı az bulur, kıyak emeklilikle kuralların değiştirilmesine ses çıkaramaz, 2 milyar 700 milyon lira olan maaşının 3 milyar 114 milyon liraya çıkmasını beklerken memurlar da şu aşağıdaki aylıklara geçinmeye çalışırlar:

20 yıllık öğretmen:

180 milyon lira maaş alıyor.

10 yıllık lise müdürü:

195 milyon lira alıyor.

10 yıllık polis memuru:

250 milyon lira alıyor.

12 yıllık komiser:

280 milyon lira alıyor.

Üniversite doçenti:

370 milyon lira alıyor.

Araştırma görevlisi:

220 milyon lira alıyor.

15 yıllık mühendis:

280 milyon lira alıyor.

10 yıllık hemşire:

240 milyon lira alıyor.

Devlet Hastanesi doktoru:

350 milyon lira alıyor.

Emekli memur:

153 milyon lira alıyor.

Emekli profesör:

435 milyon lira alıyor.

Herkes kemer sıkarken...

Meclis Başkanı, Anayasa'ya aykırı kemer bollaştırma arayışlarının takipçisi oluyor. Aslında bu Meclis Başkanı, bu tavrıyla Meclis'e düşmanlık ediyor.

Anlayana, sivrisinek saz!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır