kapat

09.02.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Biet ve Hippopotamus'ta et keyfi
İstanbul'da en lezzetli eti ve kebabı bu iki yerde yiyebilirsiniz... Buralara kebapçı denilemez... İkisi de mönüleri, ambiansı, güleryüzlü çalışanları ile klas restoran

Yok şimdi, Nükhet Duru ile popçu Meriç'in samimi fotoğrafına bakıp aralarında bir aşk olduğunu düşünmeyin. Onlarınki iş görüşmesi. Ama, belki bir gün bu Nükhet, bu gencecik, pırıl pırıl çocukla bir gönül ilişkisi yaşayabilir. Onu zaman gösterecek tabii.

Nükhet Duru ile popçu Meriç'in biraraya gelme sebepleri, bir kabare-şov... Bu şovda Nilgün Belgün de var...

Şovda, paylaşacak en güzel olgunun aşk olduğunu düşünen iki kadının maceracı ruhları onları biraraya getirir. Teknolojinin olanaklarından faydalanarak internette bir site kurarlar ve anlaştıkları bir gece kulübünde internetteki sanal alemi gerçek boyuta taşımaya karar verirler.

İşte bu iki kadının adı Nükhet Duru ve Nilgün Belgün'dür. Onlara bir de milenyum erkeği olarak tanınan genç popçu Meriç katılır.

Evet 18 Şubat Cuma akşamından itibaren Keops Gece Kulübü'nde gösterime girecek olan kabare-şov için start verildi bile. Saat 01.30'da başlayıp 03.30'da sona erecek olan bu gösteride Nükhet Duru, Nilgün Belgün ve Meriç aşk üzerine kurulu skeçler, fıkralar ve internet mesajları ile izleyiciyi gülmekten kırıp geçirecekler. Bunun yanı sıra sanatçılar yaklaşık 30-35 civarında şarkı söylerken, tangodan sambaya kadar pek çok dansı da gösteri içinde sunacaklar.

İsmi ne ilginç değil mi; Biet... "Bir et verir misiniz?" gibi herhalde. Uzun olduğu için direk Biet demişler. Zincirlikuyu'dan Etiler'e girer girmez sağdaki ilk sokağın 15 metre içinde, Biet. Kapısında meşaleler yanıyor. Pardon, Biet'in ne restoranı olduğunu yazmadım ama adından anlamışsınızdır diye düşündüm. Burası bir kebapçı. Ama ne kebapçı.

Kapısında meşalelerin yandığı Biet'e merdivenlerden aşağıya inerek giriyorsunuz. Dışardan gördüğüm kadarıyla beni etkiledi. Çünkü bir kebapçıdan çok, klas bir restoran hissi uyandırdı bende.

İçeriye girince ise sol bölümde kocaman bir bar dikkatimi çekti. Misafirlerinizi beklemek için ideal bir yer... Bar öyle ufak tefek birşey de değil, inanılmaz büyük, geniş ve ferah...

Barı geçince, girişte sol bölümde ise boydan boya bir ocakbaşı var. Aslında ben ocakbaşında oturmak istiyordum ama köşede yer ayarlamışlar, oraya oturttular. Gittiğim yerlerde tanıdık simaları görünce çok mutlu oluyorum. Biet'in de işletme müdürü, uzun yıllar önce tanıdığım, Adem Delice'ydi. Bu işe 15 yılını vermiş Adem. Özellikle İtalyan ve Fransız mutfaklarını çok iyi biliyor ama şimdi o Biet'te çalışıyor.

Mezelerin isimlerini tek tek alamadım ama çok güzeldi. Dikkatimi çeken bir tek başlangıç ise, güveçte pastırmalı humus. O neydi öyle. İnanılmaz güzel ve lezzetli birşey.

Et bölümünde ise yine ortaya karışık bir ızgara tepsisi geldi. Etler yumuşak ve güzeldi. Ama benim o gün midem çok kötüydü. Etlerin ucundan ucundan tattım. Sanıyorum tavuktan Urfa kebabıydı. Onu çok beğendim. Kebap malzemelerinin hepsi Adana'dan özel olarak getirtiliyormuş. Ortalama fiyatlar ise iki kişi 16 ila 22 milyon lira arasında değişiyor.

Öğlen 11.30'dan gece yarısı 24.00'e kadar açık olan Biet'de yaklaşık 35 kişi çalışıyor. Restoran bölümünde 175 kişi yemek yerken, aynı anda barda 50 kişi de içkisini yudumlayabiliyor.

Bu güzel kebapçının sahipleri ise fotoğrafta gördüğünüz insanlar: İsmail Turanlı, Mehmet-Nesibe Erdoğdu ve Yusuf Turanlı... Tebrik ediyorum.

Tel: (0212) 278 32 26

Hemen ne demek olduğunu düşündünüz değil mi, Hippopotamus'un. Fransızca su aygırı demek.

Ünlü Fransız restoran zincirlerinden olan Hippopotamus, İstanbul Maslak'ta iki yıldır hizmet veriyor. Her zaman önünden geçiyorum bir türlü girmek, lezzetlerini denemek nasip olmamıştı. Geçenlerde bir davette "Hippopotamus'a gidiyoruz gelir misin?" dediklerinde, hemen kabul ettim.

Maslak'ta anacadde üzerinde göreceğiniz bir yer burası. İçeriye girdiğiniz zaman güleryüzlü hostesler (garsonlar bayan) karşılıyor sizleri. "Sigara içilen mi, içilmeyen mi masa istersiniz?" dedikten sonra, önünüze içi bol resimli bir mönü geliyor.

Özellikle çocuklar için ideal olan bu fotoğraflı mönü benim de çok sevdiğim birşey. Ne yiyeceğinizi, yanında ne geleceğini, nasıl servis edileceğini, kaç gram et olacağını herşeyi görebiliyorsunuz fotoğrafta.

Hippopotamus'un Genel Müdürü Cahit Moran'ın mönü girişinde yazdığı yazı çok dikkatimi çekti, aynen aktarmak istiyorum:

"Öncelikle masanıza hoş geldiniz. Rahat edebileceğiniz bir şekilde masanıza yerleşin, sizinle aynı keyfi paylaşacak olan komşu masalara gülümsemeyi ihmal etmeyin. Masanızdaki cipslerden atıştırırken günün en hoş anlarını yaşamakta olduğunuzu unutmayın. Çünkü Hippo'dasınız.

Sizi keyiflendirmek, neşelendirmek ve rahatlatmak bizim için birinci sıradadır. Hippopotamus restoran grill'leri, 30 yıldır en güleryüzlü karşılamayı, en sıcak ambiansı, en iyi lezzetteki ızgara çeşitleri ve en iyi servis ile kısacası bir restoranın sizi mutlu edebileceği tüm güzellikleri vermeyi kendilerine meslek olarak seçmişlerdir. Size sıradan bir 'Afiyet Olsun' yerine çok keyifli ve bir o kadar da lezzetli anlar geçirmenizi diliyor, sizleri servis hosteslerimizin deneyimli ellerine teslim ediyorum."

Güzel bir yazı, müşteriyi etkiliyor. Gerçekten bu yazıyı okuduktan sonra bayan garsonlar masanıza gelip siparişlerinizi alıyor.

Ben fotoğrafını çok beğendiğim, beni cezbeden domates mozarella (2.950.000 TL.) aldım başlangıç olarak. Etlerden ise antrekot (5.850.000 TL.) tavsiye ettiler, onu denedim.

Yumuşak ve gerçek antrekot, içindeki yağ kıvamında ve daha lezzetli pişmesinin nedeniymiş. Çok güzeldi. Hippopotamus'un mönüsünde herşey detaylandırılmış.

Mesela başlangıçlardan önerebileceğim, Somon balığı ezmesi, karidesli domates tartar, sıcak keçi peyniri, füme dilli salata, avokadolu domates tartar ve ördek ciğeri.

Salataların dışında 8 seçenekli carpaccios var. Etinizin yanına istediğiniz garnitürler de ayrı bir bölüme konmuş. Pilav, kızarmış patates, fırında patates, sıcak karışık sebze ve yeşil salata'dan birini tercih edebilirsiniz.

Etlere gelince, kontrfile, dana pirzola, bonfile, T-Bone steak, Pave (Bu tad altında yumuşak ve kalın bir rumsteck' gizlidir), kuzu pirzola, baharatlı tavuk göğsü ızgara, tavuk budu ızgara, kuzu budu dilimli ızgara, Steak Hippo...

Mönüdeki "Etinizi istediğiniz lezzette yiyin, en küçük hatada hostesiniz ızgaranızı değiştirecektir" uyarısı da çok güzel. Tatlılar çeşit çeşit, anlatmakla bitmez.

Hızlı servisi nedeniyle iş çevrelerinin uğrak yeri haline gelen mekanda ayrıca isteyenlere 2 milyon 800 bin liraya günün mönüsü de sunuluyor. Tel: (0212) 345 08 30-31-32

Kenan Erçetingöz


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır