Bugüne kadar çeşitli yazılı sınavları yüksek puanla kazanmasına rağmen, torpili olmadığı için devlet memuru olamayan yüzlerce garibandan mesajlar alıyorum. Diyorlar ki; "Bizim gibi binlerce torpili, dayısı, milletvekili akrabası olmayan fakir, fukara çocukları olarak sözlü mülakatlarda hiç alakası olmayan (Memleketin neresi?... Oranın hangi yemekleri meşhur?... Nasıl yapılır?...) gibi muhabbet soruları ile elenerek bugünlere geldik. Yapılan son sınavı da ülke adına hayra alamet olarak değerlendirdik ve heyecanla atamalarımızı bekliyoruz. Bütün umudumuz bu sınavların sonucunda hak edenin işe alınmasıdır. Lütfen buna da kimse çomak sokmasın...
Bizi şunun, bunun adamı olmaya zorlamasınlar, ikiyüzlülüğe itmesinler... Meclis, Bakan, Milletvekili kapılarında koşturmasınlar... Devlet iradesi, ciddiyeti ve güvenilirliğini bu kez olsun görelim. Yine hüsran olmasın... Yine dönülmez akşamların ufkunda olmayalım... Sahte diplomaların işe yaradığı ve bizim yıllarca emek vererek kazandığımız diplomaların geçersiz kalmadığı devirler geriye gitsin. Yıllarca emek, ter, beyin gücü ve anne babamızın zar, zor elde ettiği ekonomik gücü sarfederek alabildiğimiz diplomamıza bakarak, her şeye kahretmemize, tüm umutlarımızı yitirmemize sebep olmayın ne olur..."
Klasikler arasına girmiş meşhur bir film vardır; "Askerin Türküsü" Biz de ise yıllarca "Memurun türküsü" filmi oynamıştır. Bundan sonra ise korkarım "Memur Olmak İsteyenlerin Türküsü" filmi oynamaya başlayacaktır. İnsanlarımızın ümitlerini kaybetmesi ne kötü birşey... Bütün temennim bu memur sınavlarında hakka, adalete ve doğruluğa uyulmasıdır...