kapat

08.02.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )


"Baba"nın seçimi

Anayasa "Cumhurbaşkanı 7 yıl için bir defalığına seçilir" diyor. Liderler bunun ne anlama geldiğinin farkında mı?

Herhalde değiller..

Anayasa'yı hazırlayan komisyon, bu maddeyi 2,5 ay süren tartıştı.

Sonuçta "Eğitimden adalete kadar geniş yetkileri olan, Devlet Denetleme Kurulu gibi bir denetim silâhına sahip güçlü bir Cumhurbaşkanı öngörüyoruz. Öyle bir Cumhurbaşkanı olsun ki, seçildikten sonra elini açıp kimseden oy istemesin" denildi.

Liderlerin üzerinde anlaştıkları 5+5 formülü, bu mantığı havaya uçuruyor.

Beş yıllığına iki kez seçilme imkânı, Cumhurbaşkanlarını ikinci seçim için meclis dengelerini gözeten, ülkenin çıkarlarından daha önce "ikinci seçim hesabı" yapan, örneklerini midemiz bulanarak bol bol gördüğümüz sıradan siyasetçiler düzeyine indirecektir.

Oysa Anayasa'nın ruhu, önümüzdeki seçimi değil, önümüzdeki kuşakları gözeten devlet adamı niteliklerini Çankaya'ya çıkarmayı hedeflemiştir.

"Kıyak Emeklilik" günlerdir Demirel'in önünde duruyor. Bu yasanın sağladığı ayrıcalıkların hakka, adalete uymadığı, kamu vicdanını rencide ettiği, bundan yararlanacak hakimleri bile isyan ettirdiği ortada.

Ama Demirel son güne kadar tutuyor.

İmzalasa halkı kızdıracak..

İmzalamasa milletvekilleri köpürüp diş bileyecek.. "Darbelerin bile altından kalkan Demirel buna da bir çare bulur" diyenler çıkacaktır ama kazın ayağı öyle değil.

O "kıyak"ı veto ederse, milletvekilleri de mecliste onu veto edecektir.

Seçim endişesinin sakatladığı bir Cumhurbaşkanı mı Türkiye'deki istikrarın teminatı olacak? Kimse kendini kandırmasın..

Anayasalar değişebilir.. Ama bir kişiyi kral yapmak için delinmemeli!

Etkili ibret..
"Nerede Allah adına bir iş yaptığını iddia eden varsa, orada bir yanlış olduğunu gördüm.."

Bunları Yekta Güngör Özden'e söylemedi.

Şeriat devleti propagandası yaptığı için idam cezası öngören 146. maddeden DGM'nin fezleke hazırladığı Faziletli Ömer Vehbi Hatipoğlu söyledi.

Hatipoğlu'nu Hizbullah terörünün uyandırdığı anlaşılıyor:

"Bu vahşet kanımı dondurdu. Hiç bir din, manyaklar hariç böyle bir vahşeti tahayyül edemez. Değiştim desem nasıl karşılanırım?

Kuruluş amacı ne kadar ulvi gayelere dayandırılırsa dayandırılsın, bir çok dini örgütlenmeler çıkar ilişkisine dönüştü.. 'Allah adına katli vaciptir fetvası veren firavunlara' dönüştüler..

Herkesi dinin yakasından elini çekmeye davet ediyorum. Partimde ve tüm Türkiye'de bunun mücadelesini yapacağım.."

Temel idama hüküm giymiş.. Sehpaya çıkarmışlar, son sözünü sorduklarında "Bu da bana bir ders olsun" demiş..

Hakkında idam istenen Hatipoğlu, pişmanlığı biraz daha erken yakaladığı için şanslı.

Hizbullah'ın vahşet kasetleri, acaba aynı şanstan başkalarının da yararlanmasına yardım edebilir mi?

"Yayınlanmasın" diyenler bir daha düşünsün!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır