kapat

08.02.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.


İmparatorluk lafla olmaz!

G.Saray-Trabzon lig maçı sonrası "Hagi'yi hiç aratmadı" yorumunu yaptığınız Sergen, G.Saray'da sezon sonu futbolu bırakacak olan Hagi'nin yerini doldurabilir mi?

Sergen olağanüstü bir oyuncu. Ama güvenilir oyuncu değil. Bugüne kadar oynadığı hiçbir takımda istikrar göstermedi. Çarşamba gecesi Trabzon'a karşı oynadı. Aynı gece uçakla İstanbul'a geldi; sabah 4'e kadar barlarda... Sabah 7'de Almanya'ya uçtu. Trabzon gibi çok zorlu bir maçtan sonra 24 saat hiç uyumadı. Bu, futbolcu yaşamı değil. Futbolcunun dinlenmeye en çok ihtiyacı olduğu gecenin maçın oynandığı gece olduğunu tüm sporbilimcileri söylüyor.

Diyelim Sergen sezon sonuna kadar istikrarlı oynadı. Bu bile onu kafamda güvenilir yapmaz. Çünkü sezon sonu Sergen'in transfer zamanı. İçeride veya dışarıda transfer yapacak. Fiyatını da Euro-2000'deki futbolu belirleyecek. Kendini zorlayarak Euro-2000'in sonuna kadar futbolunu mümkün olan en üst düzeyde sürdürmesi, gelecek yıllarda da aynı Sergen olacağının garantisi değil.

*Terim, pazar günkü maçtan sonra, "Sergen'in gittiği her yeri biliyorum. Şık yerlere gitmezse kızarım" dedi.

Mesele gidilen yerin kalitesi değil. Mesele, çok zorlu bir maç sonrası, bacaklarına sayısız tekme, vücuduna sayısız darbe yedikten sonra bunun yapılması. Fatih Terim, İstanbul barlarının kalite kontrol uzmanı değil, G.Saray Futbol Takımı'nın tek otoritesi. Bu sözleri, "Gücüm Sergen'i kontrola yetmiyor" şeklinde yorumluyorum. Aslında Terim'in gücü son zamanlarda pek çok futbolcuyu kontrola yetmiyor. Futbolcuların çoğu, hakemin her kararına itiraz edip sarı karta davetiye çıkarıyor. Oyun disiplininden de kopuyorlar. Büyük bölümü kendi istediği gibi oynuyor. Bir maçta Ergün'ün Osmanlı'dan kalma 26 orta yapmasına nasıl katlanılıyor? Fatih, herhalde uyarıyor Ergün'ü... Ama o bildiğinden şaşmayınca ortalar boşa gitmesin diye Marcio'yu oyuna sokuyor. Bunlar önemli alarm çanları. Ama kazandıkça geçiştiriliyor.

* G.Antep ve Trabzon'daki 'doldur-boşalt' oyununda bozuk zemin de etkiliydi. Sami Yen'de bu hataya düşülmedi.

Saha düzeldikçe iyi futbol doğal. Çarşamba günkü Trabzon maçı sonrası bütün medya bu doldur-boşaltın altını çizdi. Ergün de bu yazılanları okudu sanırım... İki sebep olabilir. 1-Kulüpteki mali sıkıntıyla ödemelerin gecikmesi, kafalarda "Ne kadar ekmek o kadar köfte" düşüncesi yaratabilir. 2-Terim yıl sonunda Avrupa'ya gideceğini apaçık beyan ediyor. Bu da, "Nasılsa hoca gidiyor" düşüncesi yaratmış olabilir. Bütün bunları Dortmund maçına sayılı günler kala yeniden düşünmenin yararı büyük.

* G.Saray, Dortmund maçına bu kadro, bu teknik heyet ve bu mali yapıyla çıkacağına göre, çözüm nerede?

Çözüm Terim'de... Bugüne kadar G.Saray'ın futbolla ilgili tüm sorunlarını Terim tek başına çözdü deniyor. Kimse itiraz etmiyor buna... İlk kez kenarda oturan adama "İmparator" deniyor. İmparatorluk lafla olmaz. Fatih Hoca, otoritesini son zamanlarda gazetecilere karşı kullanıyor. Dışa dönük otoritenin G.Saray'a faydası yok. Tam tersi, kulübü yıpratmak isteyenlere koz veriyor. Terim'in içe dönük yumruğunu masaya vurması ve her maç tekrarlanan kötü alışkanlıkların önüne geçmesi gerek. G.Saray, UEFA Kupası'nın en büyük şampiyon adayı. Dortmund'a elenirse yazık olur. Şampiyonlar Ligi'nden elendiler. UEFA'dan da elenirlerse bana kimse mazeret anlatmasın.

Spor Yazarlari sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır