|
|
Ölüm tarlası mı mahallesi mi
Hizbullah'ın işkenceyle öldürdüğü kurbanlarını gömdüğü yerlere, bazılarının "ölüm tarlası", bazılarının "ölüm mahallesi" demesi kavram kargaşası yarattı
Hizbullah'In mezarları Türk medyasında yeni bir polemiğe yol açtı. Toplu mezarların bulunduğu yerlere konulacak ad, kavram kargaşası doğurdu. Kimi gazetelerde yer alan haber ve yazılarda toplu cesetlerin bulunduğu yerlere ölüm tarlaları denirken, bazıları da ölüm mahallesi demeyi tercih etti.
İlk bakışta aradaki fark tam anlaşılamayabilir. Ancak "ölüm tarlaları" ya da "ölüm mahalleleri" mercek altına alındığında aralarında ki fark olduğu rahatlıkla görülüyor.
Bu öncelikle, Hizbullah'ın eylemlerinin analizinde yatıyor. Özellikle bir noktanın altını çizmek gerekiyor: Hizbullah kendinden olmayan, örneğin PKK teröröstlerini ya da sempatizanlarını silahla ve satırla gündüz yol ortasında öldürüyor. Ancak kendi örgütünden olup da "davadan dönen" veya örgüt disiplinine uymayanları, işkence ile domuz bağ ile boğarak öldürüyor.
'DÖNEK' EVİN ALTINA
Cesetleri yaşadıkları evin altına gömüyorlar. Niye kırsal bir yere gömmüyorlar da, evlerinin altına gömüyorlar? Örgüt gündüz yol ortasında adam öldürüyor ve kolay kolay yakalanmıyor. Yani güvenlik güçlerinden çekindiklerinden değil. Peki neden? Henüz bunun yanıtı yok. Yanıtı olan soru, Hizbullah'ın toplu mezarlarının bulunduğu yerlere ölüm tarlası denilemeyeceği... Diyarbakır Suriçi beldesi Savaş mahallesinde bulunan 12 cesetin bulunduğu yere ölüm tarlası değil, ancak ölüm mahallesi denilebilir.
Bu tanımlamanın kullanılmasının bir başka nedeni de 1970'lerde siyasi terminolojiye giren kurtarılmış mahalleler olgusu. Yani Hizbullah bölgede o kadar büyümüştür ki artık mahalleleri de "kurtarılmış bölgeler" haline getirilmiştir.
Ölüm tarlaları tabirinin medyada kullanılmasının nedeni Kamboçya'da iktidarı ele geçiren Kızıl Kımerler'in lideri Pol Pot'un rejim muhalifi binlerce kişiyi öldürüp tarlalara gömmesi. Kızıl Kımerler'in literatüre kazandırdığı "ölüm tarlaları" ile Hizbullah'ın Türkiye gündemine oturan cinayetlerinin arasında hiçbir benzerlik olmaması, "ölüm mahalleleri" tanımlamasının doğruluğunu güçlendiriyor.
HABER MERKEZİ
Kardeşini öldürtmüş
ANKARA'DAKİ Hizbullah operasyonunda kardeşi Şehmuz ve oğlu Dr. Abdurrahman Alpsoy ile birlikte yakalanan Mehmet Emin Alpsoy'un, kardeşi Hacı Emin Alpsoy'u geçen yıl örgüte öldürttüğü belirlendi. Mehmet Emin Alpsoy'un örgütsel faliyetler konusunda aralarında anlaşmazlık çıktığı raporu üzerine Hacı Emin Alpsoy'un İstanbul'a kaçırıldığı ve kısa bir süre önce infaz edildiği belirlendi. Hacı Emin Alpsoy'un cesedi hâlâ bulunamadı.
'Pişmanlık' istiyorlar
İSTANBUL'DA yakalanan Hizbullah'ın üst düzey yöneticileri Edip Gümüş ile Cemal Tutal, tutuklu bulundukları Diyarbakır Cezaevi yönetimine Pişmanlık Yasası'ndan yararlanmak için dilekçe verdiler. DGM Savcılığı dilekçelerin dosyaya konulacağını bildirdi. Diyarbakır'da öğretmen Ömer Karadağ, Mehmet Emin Dağ, temizlik işçisi Ahmet Balal, belediye memuru Mehmet Akif Şam, Batman'da ise, Konya'daki 10 cinayet emrini verdiği bildirilen Sinan Yakut tutuklandı.
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|