FP ile Adnan Hocacılar'ın ilişkisi ilk kez, müridlerden Fırat Develioğlu'nun polis itiraflarıyla gündeme gelmişti. Develioğlu, Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olması için Ankara'ya gidip Necmettin Erbakan'la görüştüklerini söylemişti.
DGM'nin izniyle tarikatçıların telefonlarını dinleyen polis, Adnan Hoca ve tarikatına yönelik şok baskından son anda kurtulan İbrahim Tuncer adlı müridin, ilk iş olarak Oğuzhan Asiltürk'ü aradığını belirledi.
Bu konuşmada, mürid Tuncer, baskının ne kadar "vahşi" olduğundan yakınıp "hocasının bile kelepçelendiğini" söylerken, Asiltürk de Recai Kutan aracılığıyla yardım sözü veriyordu.
Konuşma, dikkatlerin bir kez daha FP-Adnan Hoca ilişkisine kaymasına neden oldu. Ve bu ilişkiyi belgeleyen tek şeyin ifadeler ve konuşma kayıtları olmadığı görüldü. İlginçtir, Adnan Hoca'nın çıplak bir mankenken keşfedip, "bacı" yaptığı Gülay Pınarbaşı, FP ile yakınlığıyla bilinen Milli Gazete'de köşe yazarlığı yapıyordu.
Necmettin Erbakan döneminde RP'nin yayın organı gibi hareket eden, sonrasında da FP'ye desteğini sürdüren Milli Gazete'nin 16'ıncı sayfasında günlük yazılar yazan Gülay Pınarbaşı, polis operasyonunda gözaltına alınıp serbest bırakıldıktan sonra da "yorumlarını" ve örgüt propagandasını sürdürmüştü. Salıverildikten sonra yazdığı ilk yazının başlığı ise "Tertemiz bir camia: Bilim Araştırma Vakfı" idi.
İşte Gülay Pınarbaşı'nın yazılarından bazı örnekler: