Arnavutköy ile Bebek arasında yer alan bölge, İstanbul Boğazı'nı geniş bir açıyla gören en güzel tepelerden biri. 1700'lerde III. Selim bu tepeye Boyalı Köşk'ü yaptırdı. At binmek için sık sık köşke gelirdi o yıllarda...
Geniş bahçesiyle göze çarpan Boyalı Köşk'ün son sahibi Hüseyin Bayraktar. Şimdiler de "Beyaz Köşk" diyorlar. Bayraktar'ın gayrimenkul işinde ne kadar iyi olduğunu bilmeyen yok. 11 yıl önce araziyi iyi bir pazarlıkla kamuoyunda pek de tanınmayan Ece Ajandaları'nın sahibi Murtaza Kağıtçı'dan satın almış. Tabii Boyalı Köşk yokmuş. Zaten I.Abdülhamit, Boyalı Köşk'ün yerine kızkardeşleri için iki ayrı köşk yaptırmış. Sonra onlar da hasar görmüş.
Bayraktar, araziyi satın alınca, önce burada butik bir otel yapmaya karar verir. Ne de olsa Boğaz'ın en güzel köşelerinden birine sahip. Yapacağı çok lüks bir otel iyi iş görebilir. Ancak otel, en az 80 oda ve bir kaç katlı olacağından Boğaz'ın öngörünüm bölgesi yasaklarına takılır ve proje iptal edilir. Bayraktar da Boyalı Köşk'ü aslına uygun olarak inşaa ettirir. İyi de yapar. Çünkü, her ne kadar gecesi 1000 dolardan aşağı olmayacak bir butik otel iyi bir kazanç kaynağı olsa da, İstanbul Boğazı'nın güzelliği bozulacaktı. Aslına uygun yapılan Boyalı Köşk'ün yeni görüntüsü çok güzel. Hüseyin Bayraktar, altı ay önce Bayraktar Holding'in merkezini köşke taşımış.
Hüseyin Bayraktar ve oğulları Mehmet ve Ahmet Bayraktar da Köşk'e geçmişler. Geçen ay iş dünyasına bir iftar yemeği veren Bayraktar'ın davetine Rahmi Koç da katılmış ve sonra gönderdiği bir mektupta dekorasyonuyla ilgili "tenkit edici tek birşey bile bulamıyorum" demiş. Hüseyin Bayraktar dekorasyonda bütün takdiri oğlu Mehmet Bayraktar'ın hakettiğine inanıyor. Çünkü sadelikten ödün verilmeyerek dekore edilen Köşk, çok usta ellerden çıkmış gibi görünüyor.
"Ben de herşey satılık. Ceketim bile. Değerini bulursa tabii" diyecek kadar gayrimenkulde ustalığını her toplantıda dile getiren Hüseyin Bayraktar'ın Beyaz Köşk'ü kıyıp da satabileceğine asla inanmıyorum.