kapat

02.02.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ŞELALE KADAK(skadak@sabah.com.tr )

Bayraktar'ın ceketi bile satılık

Arnavutköy ile Bebek arasında yer alan bölge, İstanbul Boğazı'nı geniş bir açıyla gören en güzel tepelerden biri. 1700'lerde III. Selim bu tepeye Boyalı Köşk'ü yaptırdı. At binmek için sık sık köşke gelirdi o yıllarda...

Geniş bahçesiyle göze çarpan Boyalı Köşk'ün son sahibi Hüseyin Bayraktar. Şimdiler de "Beyaz Köşk" diyorlar. Bayraktar'ın gayrimenkul işinde ne kadar iyi olduğunu bilmeyen yok. 11 yıl önce araziyi iyi bir pazarlıkla kamuoyunda pek de tanınmayan Ece Ajandaları'nın sahibi Murtaza Kağıtçı'dan satın almış. Tabii Boyalı Köşk yokmuş. Zaten I.Abdülhamit, Boyalı Köşk'ün yerine kızkardeşleri için iki ayrı köşk yaptırmış. Sonra onlar da hasar görmüş.

Bayraktar, araziyi satın alınca, önce burada butik bir otel yapmaya karar verir. Ne de olsa Boğaz'ın en güzel köşelerinden birine sahip. Yapacağı çok lüks bir otel iyi iş görebilir. Ancak otel, en az 80 oda ve bir kaç katlı olacağından Boğaz'ın öngörünüm bölgesi yasaklarına takılır ve proje iptal edilir. Bayraktar da Boyalı Köşk'ü aslına uygun olarak inşaa ettirir. İyi de yapar. Çünkü, her ne kadar gecesi 1000 dolardan aşağı olmayacak bir butik otel iyi bir kazanç kaynağı olsa da, İstanbul Boğazı'nın güzelliği bozulacaktı. Aslına uygun yapılan Boyalı Köşk'ün yeni görüntüsü çok güzel. Hüseyin Bayraktar, altı ay önce Bayraktar Holding'in merkezini köşke taşımış.

Hüseyin Bayraktar ve oğulları Mehmet ve Ahmet Bayraktar da Köşk'e geçmişler. Geçen ay iş dünyasına bir iftar yemeği veren Bayraktar'ın davetine Rahmi Koç da katılmış ve sonra gönderdiği bir mektupta dekorasyonuyla ilgili "tenkit edici tek birşey bile bulamıyorum" demiş. Hüseyin Bayraktar dekorasyonda bütün takdiri oğlu Mehmet Bayraktar'ın hakettiğine inanıyor. Çünkü sadelikten ödün verilmeyerek dekore edilen Köşk, çok usta ellerden çıkmış gibi görünüyor.

"Ben de herşey satılık. Ceketim bile. Değerini bulursa tabii" diyecek kadar gayrimenkulde ustalığını her toplantıda dile getiren Hüseyin Bayraktar'ın Beyaz Köşk'ü kıyıp da satabileceğine asla inanmıyorum.

Koç direksiyonu bırakıyor
Türkiye'nin lokomotif sektörlerinden biri olan otomotivin sözcüsü, tam 10 yıldır Koç Grubu'ndan bir yöneticideydi. Otomotiv Sanayii Derneği'nin başkanlığını uzun bir süredir Ford Otosan Genel Müdürü Ali İhsan İlkbahar yürütüyordu. İlkbahar, Koç Holding geleneklerine uyarak 60 yaşını doldurduğu için 31 Aralık'da emekliye ayrıldı. Dernek başkanlığını da bıraktığını açıkladı. OSD, 18 Şubat'ta Genel Kurul'a gidecek ve yeni başkanını belirleyecek. Tabii akla hemen Koç Grubu'ndan biri olmayacaksa, o zaman Renault'nun genel müdürünün başkan olabileceği ihtimali geliyor. Ancak OSD, her ne kadar yabancı üyeleri olsa da, başkanını Türk yöneticiler arasından seçmeye özen gösteriyor.

Kulislerde konuşulduğu üzere, başkanlığa iki isimden birinin seçilmesine kesin gözüyle bakılıyor. Mercedes Benz Türk Teknik Direktörü Çetin Atsür ya da BMC Genel Müdürü Mehmet Demirpençe. Yıllardır otomobil de üreten bir fabrikanın yöneticisini başkanlık koltuğuna oturtan OSD, bu kez, otobüs üreticileri arasından bir seçim yapacağa benziyor.

Gözler Sabancı ve Şahenk'te
Akbank ile Deutche Bank flörtünü duymayan kalmadı. Sabancı Ailesi de, Akbank'ın bir dünya devi ile birleşmesine negatif yaklaşmadığı mesajını verdi. Eski sistem bankacılık dönemi kapandığına göre ve gerçek bankacılık yapmaktan başka çare de olmadığına göre en iyisinin bir dünya devi ile birleşmek olduğu apaçık ortada. Bugün-yarın bu konuda çok somut bir gelişme olursa, sakın şaşırmayın.

Bu konuda bir başka gelişmenin Doğuş Grubu'nda yaşanabileceği de konuşuluyor. Kimileri, Garanti, Körfez ve Osmanlı bankalarının sahibi Ayhan Şahenk'in önce bu bankalarından bazısını tek tek satma yolunu seçeceğine inanıyor. İstenen fiyattan alıcı bulunamazsa ne olacağını ise Şahenk'i yakından tanıyanlar biliyor gibi. Şahenk, üç bankanın bilgisayar alt yapısını ve aracı kurumlarını tek bir çatı altında topladı bile. Düşündüğü fiyattan alıcı çıkmazsa Şahenk'in ikinci seçeneği olarak üç bankanın birleştirilmesi gündeme gelecek.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır