Yatırım araçlarının ocak ayı getirileri dün belli oldu. Borsa yüzde 9.90'lık getirisi ilk sırada yer alırken, onu yüzde 8.33 ile yatırım fonları izliyor. Aylık getiri bonoda yüzde 5.40, bir aylık mevduatta yüzde 2.75, döviz sepetinde yüzde 2.60, dolarda yüzde 2.86, markta yüzde 0.29, altında yüzde 1.48 düzeyinde gerçekleşti. Borsada sanayi hisseleri yüzde 18 artış kaydederken, mali hisseler yüzde 6.18'de kaldı. Yatırım fonları arasında A tipi fonlar yüzde 14.09, B tipi fonlar yüzde 4.83 düzeyinde artış kaydetti. Getirilen arasında fark 10 kata kadar çıkıyor.
* Kârın riskle paralelliği - Bu da risk alıp almamakla ve bilgi birikimi ile ölçülebilen bir olay. 17 Ocak'ta 20.607'ye kadar çıkan Borsa Endeks iki haftada yüzde 35.50 prim yaptıktan sonra dün 16.342 puana indi ve iki haftada yüzde 20 değer kaybetti. Şu anda tepe noktadan alanlar zararlı çıktı. Ya da Ocak ayına hisse senetleriyle girenler eğer yükselirken borsadan çıkmadılarsa şu anda pek bir kazanç elde etmiş değiller.
* Kâr realizasyonu - Son günlerde meydana gelen düşüşe bazı gerekçeler gösterilebilir. Dünyadaki faiz artışı korkusunun yabancıları satışa yönelttiği, içerde enflasyon korkusunun ağır bastığı ileri sürülebilir. Ancak bu Aralık ayı ile Şubat ayı arasında büyük bir fark olduğunu ortaya koymaz. Fark yükselen fiyatlardan ve yaklaşmakta olan halka arzlardan dolayı borsada kârların şimdilik yeterli görülerek satışların artmasıdır.
* Yüksek kâr beklentisi - Bu arada borsaya yaklaşık 150 bin yeni yatırımcının geldiği Takasbank kayıtlarından anlaşılıyor. Bu da yatırımcı sayısının dörtte bir oranında artması anlamına geliyor.
Bu yeni yatırımcılar belki de çoğunluğu en yüksek kazancı elde etmek amacıyla geldi. Fiyatların tırmanışa geçtiği ve tepe noktasına çok yaklaştığı bir dönemde hisse senedine girmelerinin nedeni budur. Yoksa fiyatlar düşükken girerlerdi. Beklemeye, makul ölçülerde kâr elde etmeye razı olurlardı. Bu açıdan son gelenler olayı treni yakalama ve kolay para kazanmanın bir aracı olarak gördü.
* Deneyim gerekliliği - Halbuki borsa hiç de kolay para kazanılacak bir alan değil. Sadace borsa değil, paranın kolay kazanıldığı başka bir alan yok. Olsa bile zaten hücuma uğrayacak ve orada da yine para kazanmak zorlaşacak. Bu açıdan bakınca diğer alanlarda para kazanmak ne kadar kolaysa veya zorsa borsada da aynı.
Dolayısıyla sadece okuyarak, gazete ve dergilerin uyarılarını dikkate alarak hemen borsada iyi yatırımcı olmak ve iyi para kazanmak mümkün değil. Bu tıpkı kitap okuyarak iyi bir sürücü olmaya banzer. Sürücü olmak için hem kitabını okumak hem de otomobille yanında usta birisi bulunarak belli bir saat çalışma ve deneme gerekiyor. Borsada da para kazanmak için okumak yetmiyor. Aracı kurumu seçmek, aracı kurumda yatırım danışmanı, dealer ile ilişki kurmak ve bu ilişkiyi paza kazanacak şekilde sağlıklı götürmek belli bir deneyimi gerektirir. Küçük tasarruf sahiplerine önerilen dolaylı yatırım aracı olan A tipi hisse senetli fonları almak veya bu fonlar arasında iyi seçim yapmak da bir deneyim ister.
* Biraz da sen düşün - Bu açıdan borsada ve mali piyasalarda yatırım yapacak olanlar, elbetteki okuyacak, uyarıları dikkate alacak, gazete, dergi ve televizyonları izleyecek, onların önerilerini dikkate alacak.
Ancak bunlarla yetinmeyecek. Biraz de kendisi düşünecek, üzerine bir şeyler koyduktan sonra işe atılacak, aracı kurumunu doğru seçecek ve tecrübe kazandıkça bu piyasalarda para kazanabilecek.
Görüldüğü gibi, para kazanmanın kolay yolu borsada da yok.
Sonuç - "Acemi ağa, acemi çoban tutar" n