20 yaşındaki gençlerin sayısı acaba ne kadar Türkiye'de? 25 milyon kadar olmalı...
Bugünün 20 yaş gençleri, 30 yıl sonra 50 yaşına geldiklerinde; acaba aralarından ne kadarı hayat şelalesi içinde erimiş, ezilmiş, ziyan olmuş olacak?
10 milyonu mu, 15 milyonu mu, 20 milyonu mu; ne kadarı?
Bu tür değerlendirmeler hiçbir zaman gelmedi Türkiye'nin gündemine...
Örneğin 1600 yılında, Sultan III. Mehmet döneminde, 20 yaşında bulunan gençlerden kaç milyonu ziyan olup gitti 50 yaşına gelinceye kadar, yani 1630 yılına kadar?
Elimizde böyle bir araştırmanın grafiği bulunsa, çok daha başka türlü olurdu geçmişi de, hali de, geleceği de değerlendirme ölçeklerimiz.
1600 yılındaki 20 yaş gençlerini, bir örnek olarak söz konusu etmemizin nedeni, o dönemde de ekonominin tam bir batağa saplanmış bulunması.
Kendisinden durmadan para isteyen Sultan III. Mehmet'e, Vezir-i Azam Yemişçi Hasan Paşa, bakın nasıl yanıtlar veriyordu:
"...Eğer memleket mamur olup akça tahsili mümkün olsa, devletli padişahımdan sakınır mıydım? Memleket ve hazine ve kul cümlesi padişahımın değil midir?.."
"İdam edilmiş Hasan Paşa'nın ve Ali Ağa'nın elbiselerini satıp akça tahsil etmeli ve şundan ve bundan toparlayıp gereken parayı vermelisin deyu buyurulmuş..
...bezirganlardan ödünç almaya ve şundan bundan para toplama ve idam edilmiş kişilerin elbiselerini satarak istediğiniz parayı tedarik etmek mümkün olsa, saadetli padişahımın mubarek başlarını ağrıtmazdım...
...Otuz yıldan ziyadedür ki ortalık bozulmaya yüz tutmuştur... İşkencesiz kimseden akça alınmaya imkân yoktur..." (Osmanlı Tarihine Ait Belgeler. Telhisler 1597-1607. Hazırlayan Cengiz Orhonlu)
Bugün de, biliyorsunuz, Başbakan Bülent Ecevit, ekonominin uçurumun kıyısına geldiğini ve mutlaka köklü önlemlerin alınması gerektiğini söylüyor...
Bir ülkenin yönetimi, dolayısıyla da ekonomisi 400 yıldan bu yana hep bozuk olduğu zaman, acaba 20 yaşındaki gençlerden kaç milyonu 50 yaşına kadar eriyip eziliyor ve ziyan olup gidiyor?
Elden geldiğince hesaplanabilmiş olsa, çok değişik bir açı çıkmaz mıydı karşımıza?
Şimdi de 20 yaşındaki 25 milyon gençten, kimbilir kaç milyonu rendelenip gidecek 2030 yılına kadar?
Bu tür bir insan ziyanlığını önleyebilmek için, ne cart curt emirler vermek yeterli olabilir, ne de yasalar çıkarmak...
Tabularla dogmaların çarmıhında; beyinselliğin basma kalıp klişelerle dondurulduğu ve kafaların taşlaştırılarak kelleleştirildiği bir toplumdur Türkiye...
Bunu depremlemek gerekmez mi önce acaba?
Örneğin bir "Palavralar ansiklopedisi" yapılsa... 100 yıllık siyasetçi nutuklarıyla, gazete manşet ve yazılarından alınmış örnekler alfabetik olarak sıralansa o ansiklopedinin içinde...
Kapış kapış satılacak bir yapıt çıkardı ortaya...
20 yaş gençleri, hangi tür görünmez çarkların kendi hayatlarını da ziyan zebil edebileceğinin titreşimiyle, bir kez daha irdelerlerdi Türkiye'de olup bitenlerle Dünya'da olup bitenleri...
Kazara "Palavralar ansiklopedisi" yapmaya birileri sıvanırsa, önce Meclis tutanaklarını taramaya kalkmalı, sonra gazete koleksiyonlarını taramaya...
Önce kendisinin kasıkları çatlayacaktır kahkahalarla gülmekten...
Sonra da ansiklopediyi okuyacakların...
Ayrıca Türkiye'nin gerçek bir profili de çıkacaktır ortaya...