Adviye Tepecikli, bir bankanın Etiler şubesinin müdürüydü. Kariyerinde hızla yükselmiş, başarı merdiveninin basamaklarını çok çabuk tırmanmıştı. İşyerindeki herkes onu çalışkanlığı; dürüstlüğüyle tanıyordu. Takdir edilen, gıptayla bakılan ve kıskanılan bir kadındı o...
Bir gün İskender Yılmaz adında genç ve yakışıklı bir borsacıyla tanıştı. Tanışıklık arkadaşlığa, arkadaşlık aşka dönüştü birden bire. Her haliyle çekiyordu onu bu adam. Hiçbir isteğine hayır diyemiyor, büyüsünden sıyrılıp çıkamıyordu.
Bir gün İskender Yılmaz ona bir teklifte bulundu. Yasadışı, bir o kadar da tehlikeliydi bu teklif. Yılmaz'ın istediği, Adviye Tepecikli'nin müşteri hesaplarından sabahları para çekmesi, akşamları da geri yatırmasıydı. O da, gün içinde, bu parayla borsada oynayacak, akşam hiçbir şey olmamış gibi iade edeceklerdi paraları. Çok kazanacaklardı, çok...
Adviye Tepecikli, hiç düşünmeden kabul etti bu teklifi... Sevgilisinin bir bildiği vardı herhalde. Gerçekten de uzun süre "tıkırında gitti" işleri. Müdire Tepecikli, sabahları müşteri hesaplarından topladığı paraları sevgilisinin hesabına aktarıyordu. Akşamları da İskender Yılmaz'ın kazandığı tatlı kârı paylaşıp, anaparayı iade ediyorlardı.
Fakat, İskender Yılmaz'ın istediği miktar gün geçtikçe artıyordu. Bir gün tamı tamına 1.5 milyon dolar istedi, Yılmaz. Adviye Tepecikli bu kez tereddüt etti, düşündü taşındı ve korktu... Ama yine de "hayır" diyemedi biricik sevgilisine. Yine bir sabahın erken saatlerinde çıkarttı havaleyi...
Gün boyunca her şey normaldi. Ama akşam olduğunda değişmişti. Araması gereken saatte telefon etmeyen İskender Yılmaz'a bir türlü ulaşamayan Adviye Tepecikli ecel terleri dökmeye başladı soğuk soğuk... Ama bütün çabaları nafileydi, sanki yer yarılmış içine girmişti İskender Yılmaz.
Birkaç gün sonra banka, 1.5 milyon dolarlık açığı farketti. Kısa bir soruşturma sonucunda, şubenin en yetkili kişisi olan Adviye Tepecikli'ye ulaşılmıştı. Tepecikli'nin ise söyleyecek hiçbir sözü yoktu. Kandırılmış ve dolandırılmış olmanın verdiği eziklik yüreğini burkarken, onu gözaltına alan polislerin açıkladığı gerçek ikinci bir yıkım oldu genç kadın için.
Onu dolandıran İskender Yılmaz, gerçekte ne borsacıydı ne de bekar... Adı bile doğru değildi. O; 4 ayrı sahte kimliği olan dolandırıcı Emin Deveci'ydi. Üstüne üstlük Nevin isminde bir eşi de vardı. Ve, Tepecikli'den 1.5 milyon doları aldığı gün eşiyle birlikte uçmuştu ABD'ye.
Adviye Tepecikli, suça alet edilmiş, gururuyla oynanmış ve aldatılmış bir kadın olarak cezaevine konuldu. O gün bu gündür ağır ceza mahkemesinde yargılanıyor, 15 yıl hapis istemiyle... Tutuklu kaldığı hergün, "Nasıl geldim bu aşk oyununa?" diye düşünüyor ve kahroluyor...
İHSAN DEMİR - SALİH AYDIN