Kadınlar uyanıyor
Erkek her zaman sekse hazırdır. Kadın yatakta pasif olmalıdır. Bu ve benzeri hurafelerin cinsel yaşamınızı mahvetmesine izin vermeyin
Cinsel sorunların ardında birçok neden var. Bunlardan biri de "yanlış bilgilenme" ya da "hurafelere inanma" biçiminde karşımıza çıkıyor. Uzmanlar buna "seks mitleri" adını veriyor. Şimdi ne gibi mitlerle ciensel hayatımızın zehir olduğuna bir bakalım. İşte birkaç örnek:
* Erkek hep seks ister: Buna göre erkeklerin zaman, yer veya duygusal etkiler gözönünde tutulmadan her zaman cinselliği yaşıyabileceği düşünülür. Halbuki erkekler bir seks makinesi değildir. Hatta tam tersine, böyle bir beklenti erkekleri başarısızlığa itebilir.
* Erkek cinsel ilişkinin hakimidir: Bu mit, yönetici ve aktif taraf olarak erkeği gösterir. Kadından öğreneceği bir şey de yoktur. Halbuki hemen her erkek kimi zaman pasif kalmayı arzu eder.
* İlk adımı atan kadın ahlaksızdır: Kadını pasif ve soğuk kalmaya teşvik eden bu mitin amacı onları denetlemektir.
* Sevişme, cinsel birleşmedir; gerisi boştur: Bu mit cinselliği çiftleşmeye indirger. Bu da insanları zevkten ve mutluluktan uzaklaştırır. Seks beş dakikada olup biten bir görev haline gelir. Böyle bir ilişki kuramayan erkekler ise başarısız bulunur. Sertleşmeme panik duygusunu uyandırır.
* Erkek sertleşince hemen boşalmalıdır: Cinsel tedavi erkeğe sevişmede, boşalmadan da haz almasını öğretir. Hatta zevk, bir an evvel boşalmada değil, uygun biçimde boşalmaşyı geciktirmededir.
* Fiziksel yaklaşımın hedefi cinsel birleşdir: Birçok erkek sevişme ile sonuçlanmayacak yakınlaşmaları geri çevirir. Erkeklere; sarılma, öpüşme, okşama gibi duyguları ortaya koyan davranışlardan kaçınmaları öğretilmiştir. Bu mit yüzünden erkekler, kadınlara karşı olan duygusal yaklaşımlarını engeller.
* Erkek duygusal yönünü gizlemelidir: Bi mite göre erkeklerin bazı duyguları ortaya koymaları zayıflıktır. Erkek ancak saldırganlık, rekabet arzusu ya da kızgınlık gibi duyguları ortaya koymalıdır. Buna karşılık erkek ağlamamalıdır. Zaaf göstermemelidir.
KADINLARIN TALEBİ
Ünlü psikolog Prof. Arşaluys Kayır, son 10 yılda kadınların sessiz bir devrim yaşamakta olduğuna inanıyor. Geleneksel olarak büyük bir suskunluk içinde bulunan kadınların artık sesleri çıkıyor ama tabii kapalı kapılar ardında...
Peki bunu nereden biliyoruz? Şuradan: Araştırmalar cinsel sorunlar nedeniyle hastanelere gelen kadınların arttığı gösteriyor.
Söz konusu araştırmalar şunu gösteriyor: 18-59 yaş arasında cinsel fonksiyon bozuklukları erkeklerde yüzde 40 oranında görülür... Buna karşılık aynı yaş aralığındaki kadınlarda cinsel fonksiyon bozukluğu karşımıza yüzde 43 oranıyla çıkıyor.
Ayrıca bir başka ilginç veri haha var: Cinsel fonksiyon bozukluğu olan erkeklerin eşlerinde de yüzde 50 oranında kadına ait problemler olduğu saptanmış durumda.
Prof. Arşaluys Kayır, her ülkenin cinsel yaşam profilinin farklı olduğunu belirterek, ülkemizde kadınların cinsel yaşamlarını ertelemeye yönelik bir davranış içinde olduğunu belirtiyor ve ortak cinsel sorunları da şöyle sıralıyor:
"Son 10 yıl içinde ilk önce biz değiştik. Yani, doktorlar artık cinsel sorunlar konusunda daha fazla bilgili. Batılı meslektaşlarımız gibi davranmaya başladık. Cinsel sorunların değerlendirilmesi ve tedavisi uzmanlık eğitimine girdi. Tıp öğrencilerin ders programına kondu. Sonra da, insanlar daha doğrusu kadınlar artık talep etmeye başladılar."
Peki ne talep ediyorlar ve isteklerini nasıl belli ediyorlar, sorusunu Prof. Kayır şöyle açıklıyor:
ORGAZM YANILGISI
"Cinsel yaşamda aksaklıklar insanlar için haz ve doyum duygusunu kaybetmekten öte bir sıkıntı kaynağıdır. Cinsel sorunlar, insana sevilmeme, beğenilmeme, terk edilme korkusu, yalnızlık, kendine güvensizlik, küçük düşme, mahçup olma gibi duygular yaşatır. İkili ilişkilerde sıcaklık, aşk, cinsellik, yakınlık ve korunma gibi duygular maddi doyum kaynaklarından daha fazla risk altındadır. Eskiye göre cinsel sorunlarda azalma veya artma olmadı. Ancak, insanlar cinselliğin önemini daha fazla fark etmeye başladılar."
Uzmanlar, çiftlerin "orgazm" ile "cinsel tatmini" birbirine karıştırdığını belirtiyor. Bakın neler söylüyorlar:
* Cinselliğin son derece önemli olan diğer boyutu da, cinsel doyumdur. Bu kişinin cinsel iletişimden hoşlanması ve mutluluk hissetmesidir. Kişinin bir cinsel ilişkiden hoşnutluk derecesi sadece cinsel işlev bozukluğunun olup olmamasına değil, aynı zamanda eşlerin birbirleriyle ilişkilerine bağlıdır. Yani, cinsel doyumsuzluk çoğu zaman eşler arasında genel ilişkideki güçlükleri yansıtır. Eşler arasında çekimin azalması, sevişme çeşitlilik ve deneyim eksikliği, isteksizlik tekrarlanan cinsel ilişkilerde cinsel doyumu azaldır.
* Kadınlarda orgazm sorunları kadının kapasitesi kadar erkeğin deneyimine de bağlıdır. Bir çok kadın, cinsel birleşmede düzenli orgazm olamaz. Kadınların yüzde 25'i evliliklerinin ilk yılında orgazm olamazlar. Geçmiş yıllarda bu durum normal karşılanırdı. Artık durum değişti. Bazı kadınlar, cinsel yakınlık ve ilişkiden hoşnut oldukları halde orgazm olamadıkları için kendilerini eksik hissedebiliyor.
* Bedenin istemdışı tepkileri arasında en doyurucu olanı orgazmdır. Orgazm, insan davranışının en şaşırtıcı yönlerinden biridir. Fizyolojik olarak hapşırık gibidir. Geldiği bilinir. Durdurulamaz. Bittiğinde bir gevşeme hissedilir. Ancak, hapşırma lokalize bir olayken, orgazm bedenin bütün tepkilerini harekete geçirir.
Çekici seks için
Yine uzmanların saptamalarından hareketle sekse ilişkin bazı uyarıların altını çizelim:
Konuşun: Ayda en az bir gece, çiftler konuşmayı denemeliler. Bunun sıcak, samimi bir ortamda olması iyidir. Konuşma kesinlikle kırgınlıkla bitmemelidir.
Stresi azaltın: Günlük sıkıntılarla yatağa girmek, cinsel hayatı öldürür. Bu nedenle, beyninizdeki motorun kontağını kapatıp yatağa girin. Mesela yatmadan önce işten farklı bir şeyle uğraşabilirsiniz.
Kendinize zaman tanıyın: Hemen yatağa gireyim ve seks yapayım diye düşünmeyin. Durun. Sakin olun. Mesela banyo yapın. Tıraş olun. Ağırdan alın.
Ön sevişmeyi asla ihmal etmeyin: Paldır kültür yapılan seks zevksizdir. Öpmek ve okşamak son derece insanidir ve gayet de hoştur.
Yardımdan kaçmayın: Cinsel yaşamı canlandırmak ayıp değildir. Bunun için uygun kitapları okuyup, filmleri izleyebilirsiniz.
MELTEM PUSAT
|