|
|
Suskun cemaat
İzzettin Yıldırım'ın cenazesine katılanlar verilen talimatı uyguladı: Slogan atma, tekbir getirme, Hizbullah'ı yorumlama, tabuta sarılıp bağırma, basına iyi davran
YASADIŞI Hizbullah terör örgütü militanlarınca katledilen ve Kartal'daki bir evde cesetleri bulunan Zehra Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı İzzettin Yıldırım ile işadamı Mehmet Şehid Avcı'nın cenazeleri, önceki akşam götürüldükleri Özel Esenler Ensar Hastanesi morgundan, cenaze töreninden yaklaşık 1,5 saat önce alınarak, konvoy eşliğinde Eyüp Sultan Camii'ne getirildi.
GEVŞEN-İ KEBİR
İzzettin Yıldırım'ın kardeşi Cesim Yıldırım'ın talebi üzerine cenazeler, yan yana 2 ayrı musalla taşına konuldu. Cenazelerin konulduğu bölümde izdiham yaşanmaması için yakınları dışarı çıkarıldı ve namaz vaktine kadar tabutların başında, vakıf rozeti taşıyan görevliler bekledi. Bu arada herkese "gevşen-i kebir" (kabir duası) dağıtıldı.
Vakıf yöneticileri cemaati uyararak, tabuta sarılıp ağlamamalarını, bağırıp slogan atmamalarını, tekbir getirmemelerini, olayla ilgili yorum yapmamalarını ve basına iyi davranmaları istendi. Böylece cenaze töreni, yoğun kalabalığa rağmen son derece "sessiz" geçti. MUSTAFA KAYA (SHA)
Önce MİT'çi olduğunu söyledi
HİZBULLAH'IN hücre evlerinde ele geçirilen bir kasette, Zehra Vakfı Başkanı İzzettin Yıldırım'ın MİT ajanı olduğuna dair itiraflarda bulunmaya zorlandığı şeklinde görüntüler vardı. 15 dakikalık kasette, Yıldırım'ın, Hizbullah'ın içine sızan bir MİT ajanı olduğunu söylemesi için zorlandığı görüldü. İzzettin Yıldırım, kasetteki konuşmasının başında pişman olduğunu söyleyerek af diledi. Ancak sonlara doğru, "Beni nasıl olsa öldüreceksiniz. İstediklerinizi söylersem canımı kurtarırım diye düşündüm. Ama beni bırakmayacağınızı anladım. Ben MİT ajanı falan değilim" dedi. Bu sırada kaset bitti. Öte yandan Yıldırım'ın öldürülmesi Türkiye'deki İslamcılar açısından önemli bir dönüm noktası. Çünkü, Türkiye'de ilk kez bir cemaat lideri kaçırıldı ve öldürüldü. Yine ilk kez bir cemaatin lideri şiddet yanlısı bir başka cemaatin kurbanı oldu.
İZZETTİN YILDIRIM KİMDİR?
1956 yılında Ağrı'nın Patnos ilçesinde doğan İzzettin Yıldırım, medreselerde Arapça ve Farsça öğrendi. Saidi Nursi ile aralarındaki ortak payda ikisinin de Kürt kökenli olmasıydı. MSP'den MHP'ye tarikatlardan cemaatlere kadar İslamcı piramidin her alanında gezindi. Ona göre, geleneksel Nurcu anlayış, sistemle barışık geçinebilmek için Risale-i Nur'ların Osmanlıca alfabeden Latince'ye geçiş sürecinde yumuşatılmıştı. Nurcular'ın söylemini benimsemedi ve kendine has yeni yorumlamaya gitti.
VASİYETİ
İZZETTİN Yıldırım'ın vasiyetnamesinde şunlar yazılı: "Hayatınız boyunca ilahi kanunların hükümranlığı için çalışın ve çalışanlarla beraber olun. Van'da yapımı devam eden Zehra Medresesi'nin inşaatını Üstad'ın belki arzu ettiği hedefe vesile olur ümidiyle başlatmıştık. Bitirmeye gayret edin.
Bursa'daki dükkanda ağabeyimin 2 bin markı var. Onu da ödeyin. Arta kalan inşaata verilecek. Sizi Allah'a emanet ediyorum"
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|