Kısa bir süre öncesine kadar zümrütün eski dünya olarak bilinen Mısır'da bulunduğu, deniz yoluyla da Mısır'dan Avrupa'ya getirildiği sanılıyordu. Oysa Dr. Gaston Giuliani ve Dr. Mark Chaussidon tarafından ortaya çıkarılan gerçek, dünyanın bu en nadide taşının İstanbul üzerinden geçerek Avrupa'dan Asya'ya getirildiğini ortaya koydu. Böylece ipek ve baharat yolu olarak bilinen İstanbul'un aynı zamanda "zümrüt yolu" olduğu da belgelendi.
Dr. Giulani ve Dr. Chaussidon zümrütün içindeki oksijen üzerinden yola çıkarak taşın ilk nerede bulunduğunu tespit ettiler. Atomik Doğum Sertifikası adı verilen teknik sayesinde, dünyanın en büyük zümrütleri olarak bilinen Haydarabat Nizamı koleksiyonunun Mısır kökenli değil Kolombiya kökenli olduğu tespit edildi. Aynı şekilde İskenderiye'de bulunan Mısır zümrütlerinin Fransa ve Avusturya'daki madenlerden çıkartıldıktan sonra İstanbul üzerinden İskenderiye'ye gittiği saptandı. Bazı tarihçilere göre ise Fransız ve Avusturya krallarının taçlarını süsleyen zümrütlerin bir bölümü Fransa'dan çıkarıldıktan sonra işlenmek üzere İstanbul'a getirildi, yine buradan Fransa'ya geri gitti. Sonuçta, dünyanın bu en nadide taşının nerede çıkarsa çıksın mutlaka zümrüt yolu İstanbul'dan geçtiği ortaya çıktı.
Jan DEVLETOĞLU/LONDRA MUHABİRİ