kapat

31.01.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
İPEK CEM(ipek.cem@sabah.com.tr )


Davos etkisi

Dünya Ekonomik Forumu'nun otunuzuncu yıllık zirvesi yine Davos'taydı. Toplantılarda, basınımızda çıkan bazı magazinvari haberlerin (ki buna çokuluslu şirketlerle yapılan olağan görüşmelerin yanlış algılanması da dahil) ötesinde, bir 'düşünceler çarpışması' vardı. 3200 elit katılımcıyı bir araya getiren toplantıların ana temasını 'Yeni Yüzyılda Yeni Başlangıçlar' oluşturuyordu. Forum başkanı Klaus Shwab, yeni yüzyılın en acil işlerinden birinin 'iş dünyasının gerçekleriyle sosyal edğerler arasındaki köprü kurulması' olduğunu söyleyerek başlatmıştı oturumları.

Davos'un öncelikli konusu 'zengin ile fakir arasındaki uçurumun giderilmesiydi.' Öte yandan, Internetli yaşamın, devlet düzeni, iş yaşamı ve sosyo ekonomik dinamikleri nasıl değiştirdiği görüşüldü. Katılımcıların önceki yıllara oranla gözlemlediği, internet ve e-ticaretin, ekonomi ve finans konularını adeta geri planda bırakmasıydı. Tony Blair ile Michael Dell, katıldıkları panelde internetin toplumsal aşama etkilerini tartışıyordu. Clinton, serbest ticaret adına güçlü bir savunma yapıyor ve toplantılara katılan ilk ABD başkanı olarak göze çarpıyordu. Clinton, dünyanın ortak yaşam standardının artması için, gelişmekte olan ülkeleri de, çevreye ve çalışma koşullarına sahip çıkmaya davet ediyordu.

Katılımcılar, Amerika ile Avrupa- yani çok zengin ile zengin arasındaki uçurumdan bahsederken ve ABD standartlarına ulaşmanın yollarını ararken, protestocular Davos'daki Mc Donalds'ın camlarını kırıyordu. Dev yazılım şirketi SAP'ın Genel Müdürü Plattner ise, 'Avrupa, eğitim ve çalışma kültürünü geliştirmezse, ABD'nin giderek daha fazla gerisinde kalacak' deniyordu. Plattner, 'ABD'de okuma imkanı varken, hangi Avrupa'lı Almanya'da eğitim almak ister?' sözleriyle, bizim çok derin olan yaramıza farklı bir boyut getiriyordu.

Türkiye'den bazı katılımcılarla görüştüğümüzde, karşılaştığımız yourmlar ise değişken: Arge ve Kalder Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Argüden, geçen yıllara oranla Internet devriminin ön plana çıkmasını, dünyayı ve Türkiye'yi ilgilendiren en önemli konu olarak değerlendirdi. Argüden, artık bu tür toplantılara katılım amacının 'Türkiye'nin tanıtımı değil, dünyaya verebileceği katkı' olduğu görüşünde.

ÖİB Başkanı Uğur Bayar, Türkiye'ye gösterilen ilgi bu seviyedeyken, katılımın en üst düzeyde gerçekleşmesini memnuniyet verici buluyor. Çokuluslu şirket ve finans kurumlarıyla yapılan toplantıların olumlu geçtiğine değinen Bayar, Türk heyetinin performansından memnun. ABD Dışişleri Bakanı Albright ve diğer ikili görüşmelerde bulunan Dışişleri Bakanı İsmail Cem ise, Türkiye'nin iki yıl öncesine kıyasla, Davos'da ilgi odağı bir ülkeye dönüştüğünü gözlemlemiş. Avrupa'nın genişlemesi ile Kafkaslar-Orta Asya panellerinde konuşan Cem, her iki tourumda da, Türkiye'nin farklı kültürleri birleştirme ve model olma üzelliğinin vurgulandığını belirtiyor.

Clinton'ın Davos konuşmasının başında değindiği dünya liderleri arasında Türk başbakanının olması tesadüf değil. Türkiye'ye ilgi gerçekten fazla. Ancak esas olan, kaynak aktarımını sağlayacak reformların sürdürülmesi ve insanımızın uluslararası standartlarda yetiştirilmesi. Siyasette doğru politikaların izlenmesi, bu ilgiyi kalıcı katkı ve etkileşime döndürebilir.

Dünya öyle bir noktaya geliyor ki, ülkemizde de, ne devlette, ne de özel sektörde, dünya liginin altında kalanların başarılı olması mümkün olmayacak. Bu zihniyetle yaşamayı öğrenmemiz lazım.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır