kapat

31.01.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
TAYFUN DEVECİOĞLU(tayfund@sabah.com.tr )


Dikkat! Batı farkı açabilir...

Dünya artık e-ticaret merkezli yeni ekonomiyi tartışıyor. AB bile ABD'nin gerisinde kaldığı için oldukça endişeli

Davos-Başbakan Bülent Ecevit ve ABD Başkanı Bill Clinton'ın ilk kez katıldığı, küreselleşme karşıtlarının büyük bir protesto gösterisi düzenlediği, Dünya Ekonomik Forumu kurucusu Klaus Schwab'ın aşırı para düşkünlüğüyle suçlandığı renkli bir Davos zirvesi izleme fırsatı buldum. 30'uncu Davos zirvesinden arta kalan bazı notları aktararak, küresel sohbetlerden Ankara merkezli yerel sohbetlere dönüyorum:

* Türkiye yaklaşık 10 yıllık aradan sonra Davos'ta dikkat çeken ülkelerden biri oldu. Bunun en önemli nedeni, 1989'dan sonra terkedilmeye başlanan reformu politikalara geri dönülmesi. AB'ye üye adaylığı statüsü, G-20 üyeliği uluslararası platformda Türkiye'nin elini güçlendiriyor. Dünya Ekonomik Forumu Genel Sekreteri'nin bir toplantıda "Wellcome back Turkey" demesi, yaklaşık 10 yıllık aranın sona erdiği anlamını taşıyordu.

* Türkiye küresel rekabetin giderek sertleştiği bir dönemde, hemen hepsi Davos'ta bulunan çokuluslu şirketler için çok önemli bir pazar. Bulunduğumuz İsviçre'den örnek vereyim: Kişi başına gelire bakıldığında İsviçreliler dünyanın en zenginleri arasında yer alıyor. Ama ülkenin nüfusu 7 milyon küsür. İsviçre ile Türkiye'nin toplam GSMH'leri birbirine yakın. 200 milyar doların biraz üzerinde. Büyüme potansiyeline bakıldığında ise Türkiye İsviçre'den çok dana önemli bir ülke. Kimse İsviçre'nin 10 yıl üstüste yüzde 5'in üzerinde büyümesini bekleyemez. Ama istikrarlı bir Türkiye'de daha yüksek rakamlara bile ulaşmak zor değil.

* Türkiye, Batılı dev şirketlere sadece 65 milyonluk bir pazarın değil, tüm Kafkasya ve Orta Asya'nın da kapılarını açıyor. Kuzey yarımkürenin en fakir ülkeleri Türkiye ile Çin arasındaki arasındaki bölgede. Bu bölgenin batısındaki tüm ülkelerde Türk şirketlerinin büyük ağırlığı var. Batılı devler de bunun farkında.

- Türkiye Davos'a istikrar programını anlatmak ve yabancı yatırımcıları büyük projelere çekmek için gitti. Ancak iyi bir tanıtım için gereken hazırlığın yapılmadığı belliydi. Öğrendiğim kadarıyla Başbakan Davos'a katılmaya 1 ay kadar önce karar vermiş. Bu, kısa bir süre sayılmaz. Davos'ta dağıtılan broşürler, konuşma metinleri daha iyi hazırlanabilirdi.

* Dünya artık e-ticaret merkezli yeni ekonomiyi tartışıyor. Clinton konuşmasında "Başkan seçildiğim zaman dünyada sadece 50 web sitesi vardı. Bugün 50 milyonu aşkın site var" dedi. Yeni ekonominin dünyadaki gelir dağılımını daha da bozacağı tahmin ediliyor. Hatta, ABD'den oldukça geri kalan Avrupa bile endişeli. Bizim de bu endişeyi duymamız lazım. Yüksek teknoloji eğitim ve yatırımında, devlete, üniversitelere ve özel sektöre büyük iş düşüyor. (Daha elektrik kesintilerini halletmeden buna nasıl sıra gelecek derseniz bilmiyorum ama bir şekilde gelmesi lazım)

* Türk işadamlarının Davos'a ilgisi çok azdı. Kesin sayıyı bilmiyorum ama en çok 10 işadamı vardı zirvede. Davos'a katılım masrafı 20 bin doları geçiyor. Bu az bir para değil. Ancak daha önce katıldığım pekçok resmi geziye yüksek ücretler ödeyerek katılan işadamlarının sadece turistik faaliyetlerde bulunduğunu gözlemiştim. Davos'ta 20-25 bin dolar karşılığında öğrenilecek çok şey var. Ciddi Türk katılımcılar ödedikleri paranın karşılığını rahatça alabilirler.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır