kapat

31.01.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )


İslamcı ne satar?

Koalisyon liderleri doğru bir karar aldılar. Hizbullah'ın kasetlerindeki vahşet görüntüleri yayınlanmayacak..

Bu görüntülerin yayınlanmasına yönelik itirazlar, daha çok çocukların ruh sağlığını ve Türkiye'nin ekonomik çıkarlarını koruma duyarlılığına dayanıyordu.

Ama liderler, kasetleri izledikten sonra başka hassasiyetlere de kapıldılar.

İçişleri Bakanı Tantan görüşünü "Yayınlanırsa halk isyan eder" diye açıkladı.

MHP lideri Bahçeli, toplumun ortak değeri olan dini korumaktan yola çıktı:

"Güya din adına hareket ediyorlar ama dinin kabul etmeyeceği ne varsa yapmışlar. Duvarlara kelime-i şehadeti yazmışlar, sonra buralarda akıl almayacak şekilde insanları katletmişler. Bu görüntüler yayınlanırsa millet dinden imandan çıkar.."

Eski MİT'çi Prof. Mahir Kaynak "Kaybedenler, gol yiyenler yine İslâmcılar" diyor. Bu demeci manşetine alan İslâmcı gazete, Hizbullah olayının, dindarlara karşı daha etkin bir baskı süreci başlatmanın bahanesi yapılacağını yazıyor.

Cesetler 48'e ulaşmış; İslâm değerlerini savunduğunu iddia eden parti ve yandaşları halâ fitne, iftira peşinde..

Recai Kutan, Kürt bölücülüğü temelinde vatana ve İslâm'a ihanet eden vampirler sürüsünün yarattığı vahşeti "suni gündem" diye hafife alıyor. Göz körlüğünü aşan bir körlük bu, akıl körlüğü!

"Türkiye'de irtica yok, siyasi irtica var" iddiasını tekrarlıyor.. Hayır ikisi de var..

Ve siyasi irticayı, uyguladıkları vahşetle İslâm'a en büyük kötülüğü yapan terör gruplarına karşı devletin savaş açtığı günleri, kafa karıştırıcı, mide bulandırıcı iddialarla zehirleyen Fazilet temsil ediyor.

Bereket işbaşında Refahyol benzeri bir iktidar yok. Bugünkü koalisyon, PKK'nın dinci versiyonu olan Hizbullah'ı devlete sızmış işbirlikçileri ile beraber tasfiye edecek bir kararlılık ve ciddiyet sergiliyor.

Ülkeyi ve dini korumak, böyle olur.

"Kaybedenler, gol yiyenler hep İslâmcılar."

Dileriz Mahir Kaynak'ın bu teşhisi doğrudur.

Çünkü Türkiye'nin de, İslâm'ın da kazanması, İslâm'ın ticaretini yapan İslâmcıların kaybetmesine bağlı.

Kaş yaparken..

Koalisyon liderleri, Cumhurbaşkanı Demirel'in 5 yıl için ikinci kez seçilmesi konusunda anlaştılar.

Bunu, "Cumhurbaşkanı 7 yıllığına bir kez seçilir" diyen Anayasa'da, süreyi 5 yıla indirip ikinci kez seçilme hakkını tanıyan bir değişiklikle yapacaklar.. Tabii mecliste fire vermezler ve Anayasa değişikliği için halk oyuna gitme kazasına uğramazlarsa..

Böyle bir tehlike bulunduğuna göre, liderler acaba istikrarı koruyalım derken, ülkeyi durduk yerde genel seçim benzeri bir referandumun yaratacağı istikrarsızlığa itebileceklerini hesap etmediler mi?

Demokratik bir ülkede istikrarı kurallar sağlar. Kişiye bağlı istikrar arayışı, istikrarsızlığın sebebi haline gelebilir. Sonra..

5+5 başkanlık sisteminde olur. Parlamenter sistemde Cumhurbaşkanı partiler üstüdür. Demirel, bir sonraki seçimi düşünseydi, Refahyol'un işini bitirebilir miydi?

Bu karar tekrar gözden geçirilmelidir..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır