GAZETE Sirkeci'ye taşınınca işe toplu taşıma araçlarıyla gitmek daha kolay oldu... Diyoruz, ama yollarda sinirlerimizi mıncıklayan olaylarla da sıkça karşılaşıyoruz. Geçen gün saat 09.00 sıralarında İETT otobüsüyle Kadıköy'e gidiyordum. Söğütlüçeşme Camii'nin önündeki duraktan ak sakallı, eskilerin "pir-i fani"dedikleri yaşlarda bir ihtiyar bastonuna dayanarak ve oflayıp puflayarak otobüse bindi. Çıkarıp bir kart gösterdi, yürüdü. Şoför sert ve otoriter bir sesle müdahale etti:
"BİLETİNİ atmadın, beybaba!"
"KART gösterdik ya..."
"O kart bu saatte geçmiyor. 10.00 ile 16.00 arasında geçiyor."
"KİM demiş onu?"
"İDARE öyle karar çıkarttı."
"BENİM haberim yok, şimdi senden duyuyorum."
"GAZETELERDE, televizyonlarda ilan edildi. Herkesin haberi var. At biletini."
"BENDE bilet yok..."
"O zaman in."
"İNMEYECEĞİM! Yeter ihtiyarlara ettiğiniz eziyet."
"SEN bilet atmazsan bu otobüs te gitmez!"
ŞOFÖR motoru kapattı, kollarını kavuşturup Buda heykeli kılığına girdi. Bu sefer hepimiz, tüm yolcular homurdanmaya başladık; çünkü bu inatlaşma yüzünden vapuru kaçıracaktık. Sonunda bir yolcu, AKBİL'ini ihtiyarın yerine kullandı da yola devam edebildik.
İETT yöneticilerine şunu söylemek istiyorum. Eğer şoförler kendi inisyatifleriyle bu kadar katı, "kraldan daha kralcı" davranıyorlarda, onları biraz esnek olmaları için uyarın. Yok, onlara bu kadar katı davranmalarını siz emrediyorsanız, biraz mantıklı ve insaflı olup tutumunuzu yumuşatın.
ÇÜNKÜ olay yaşlı insanlara saygısızlık boyutunun da ötesine geçiyor, tüm yolcuları geciktirip mağdur ediyor.