ŞERMİN, babasız büyümüştü. Annesi Sevim Bilgili bakmıştı ona da, iki kardeşine de.... İstanbul'a 3 yıl önce gelmişlerdi. Ağabeyi askere gidip ablası evlenince çalışmaya başlayan Şermin, kafasına koymuştu zengin olmayı. Önce saçlarını boyattı, sonra sigaraya başladı.
Annesine "Patronumun akrabası Yıldıray Umut'la evleneceğiz" dedi bir gün. Evlilik dediği, aslında suç ortaklığıydı. Dev şehir İstanbul'da yaşadığı 3 yılın içerisine sığdırdı onca suçu. Kentin her yerinde soymaya başlamışlardı taksi şoförlerini. "Gasp" artık, sıradan bir iş olmuştu Şermin için. Taksicileri ayakkabılarına kadar soyan melek yüzlü Şermin'i suç batağına iten tek şey, sonsuz para hırsıydı.
"Kızımı helal parayla büyüttüm" diyen annesi onu karakolda, daha sonra hakim karşısında gördüğünde çöktü. Sanık sandalyesinde oturan Şermin Bilgili'nin anlattıkları, "Bu suçları bu kız mı işledi?" dedirtiyordu herkese. Duruşmalarda hakkındaki tüm suçlamaları kabul ediyor, kendini savunma gereği duymuyordu.
Hakimin "Nasıl yaptın?" sorusunu "Taksiyi durduruyordum. Ardından erkek arkadaşım da ortaya çıkıyor ve taksiye biniyorduk. Şoförü üzerindeki tüm eşyaları vermesi için tehdit ediyorduk. Kimseyi öldürmedik. Son işimizde, taksi şöförünü 500 bin lira yol parası verip gönderdik" diye cevapladı.
Taksim'de durdurup gasp ettiği taksi şoförü Gökhan Sucu da kurbanlarından biriydi. Sucu şunları anlatıyor: "Harbiye'de 5 kişi bindi. Kendilerini Göztepe'ye götürmemi istediler. Çıkmaz bir sokakta arabayı durdurdular. Saçımı çekerek boğazıma bıçağı dayadılar. Cebimdeki 14 milyon lira ile parmağımdaki altın yüzüğü aldılar. Bunlar cani; şikayetçiyim..."
Onun öyküsü, Amerikan tarihinin en acımasız gangster çifti Bonnie ve Clayde'ın öyküsüyle kesişiyor. Şermin Bilgili'nin az değil, toplam 80 yıl hapsi isteniyor. 11 yıllık kesinleşmiş cezası var. Hayatının en güzel yıllarını hapiste geçirecek. Ömrü orada noktalanmazsa, çıktığında "solmuş bir çiçek" olacak...
TÜLAY ACAR-SANİYE ERGÖNÜL