kapat

31.01.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Şeffaf hazine...
Bir Cumartesi günü. Hazine'nin beyin takımı toplantı salonunda. Yakın zamana kadar hayal bile edilmeyecek bir görevi yerine getiriyorlar.

Ülkenin kaderini ilgilendiren enflasyonla mücadele programının ayrıntıları hakkında gazetcilere brifing veriyorlar. Hazine Müsteşarı Selçuk Demiralp, Davos'ta dış vitrini, ekibi ise Ankara'da iç vitrini düzenliyor. Mesajlar çok çarpıcı.

Hazine Müsteşar Yardımcısı Ferhat Emil, "Programın sigortaları var mı?" sorusuyla terliyor ve kendinden emin bir şeklide, "Bu programın sigortası kamuoyudur. Sigorta, başka alternatif bulunmamasıdır" diyor. Hazine'nin tek bayan Müsteşar Yardımcısı Ayşe Dönmezer, titizliğin boyutlarını özektliyor: "Makam odamda, haber kanalları devamlı açık. Programdan sapmaya neden olabilecek bir gelişme, hatta bir açıklama gördük mü anında telefona sarılıyoruz!" Bankacılık operasyonu nedeniyle tüm dikkatlerin yöneldiği Müsteşar Yardımcısı Teoman Kerman objektif esaslara göre karar alındığını, Dünya Bankası'ndan gelen mali sektör ekibi ile birlikte, Fon'daki bankalara dönük modelin belirleneceğini anlatıyor. Banka Kambiyo Genel Müdürü Adnan Yaylacı, "Mevduat Sigorta Fonu'na devredilen bankalarla ilgili tüm bilgiler devletin arşivlerinde var. İdare, bu işlemi yaparken dava konusu olması ihtimalini de dikkate aldı ve bu nedenle doğruluğundan şüphe etmedi" diyor.

Kamu Finansmanı Genel Müdürü Hakan Özyıldız, "Özelleştirme anahtar rolünde" uyarısını yapıyor. KİT Genel Müdürü Mehmet Rasgelener, "Eskiden gemisini kurtaran kaptandı. Şimdi bileşik kaplar sistemi var. Programa herkesin sahip çıkması gerekiyor" diye vurguluyor. Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürü Aydın Karaöz ise IMF ile şimdiye kadar 16 stand-by düzenlemesi yapıldığını, uygulama performansının iyi olmadığını hatırlatıyor ve "17.'sinde bu işi başaralım" demeye getirerek, işe son noktayı koyuyor.

Zihniyet değişimi...
TBMM'nin renkli simalarından DSP Niğde Milletvekili Eyüp Doğanlar, geçenlerde DİSK eski Genel Başkanı ve DSP İstanbul Milletvekili Rıdvan Budak'la biraraya geldi. Doğanlar, Budak'a "20 sene önce senin sendikanın adamları, sözde kapitalistleri cezalandırmak için fabrikamdaki üretim bandına bıçak atmışlardı. Makinaları çalıştırmak için karayolu ile İsviçre'ye gidip parça aldım. Dünya kadar kayba uğradım" dedi. Doğanlar, eklemeden geçemedi: "Bak ikimiz de DSP'de buluştuk. Artık işçinin verimliliğini düşünen, işvereni kıdem tazminatı baskısından kurtaran formülleri beraberce bulalım."

Bir yalı öyküsü...
Atik Paşa Yalısı İstanbul'un gözde tarihi mekanlarından. Özelleştirme kapsamında. 5 yıldızlı otel yapılması kaydıyla işletme hakkı devri için turizm sektörü devleri önünde görücüye çıktı. Yalı, 29 milyon 250 bin dolar fiyat buldu. Bölücübaşının yakalanması, depremler derken turizmde kaybın yüzde 30'lara çıktığı Türkiye, fiyatı yeterli bulmadı, ihaleyi iptal etti. Özelleştirme yapılamayınca, bu kez kamulaştırma gündeme geldi. Yalı'yı önce Dışişleri istedi. Talep geri çevrildi. Şimdiki talip Çankaya. Bu yöndeki sinyaller, milyar dolarlık iş yapması beklenen bürokratları şimdiden kara kara düşündürmeye başladı.

Kısa kısa...
Rahat Bırakın: Maliye Bakanlığı'nın, her yönüyle saygın genel müdürlerinden biri, bugünlerde hayli huzursuz. Devlet musluğunun yerli yersiz açılmasına gerektiğinde "dur" diyen bu ismi, görevden alınacağı yönündeki dedikodularla yıpratmaya çalışanlar, olsa olsa ülkeye ihanet eder. Elimizde az ve öz kalan bilgili, namuslu, çalışkan insanları rahat bırakın da ülkenin önü açılsın!"

Tavan Akıyor: Özelleştirme İdaresi uzmanları, yıllardır çağdaş bir mekanda çalışmanın özlemini çekiyorlar. Şimdi bulundukları bina, lojmandan bozma bir apartman. Peki, Ankara'yı felç eden o soğuk günlerden birinden ne oldu biliyor musunuz? Başkan Uğur Bayar'ın makam odasının tavanı akmaya başladı. Allah'tan odada, özelleştirme programını öğrenmeye gelen bir yabancı yoktu.

Okan MÜDERRİSOĞLU


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır