


İsmet Ağabey...
Halkımız Süleyman Demirel'e Baba, İsmet Sezgin'e de Ağabey ünvanlarını layık gördü. İsmet Abi Ecevit'ten sonra parlamentomuzda otuzdokuz yıl gibi çok uzun bir dönem hizmet etme rekorunu elinde tutuyor. İnanılmaz geniş çevresi vardır. Herkes kendini ona yakın hisseder. Dürüst bir insandır.
Yaşça küçük olanlar tarafından kendilerinden pek yaşlı olmayanlara, tanımadık kimselere hitap ederken ağabey diyenlerimiz çoğunluktadır. Yaşça büyük erkek kardeş bir ağabeydir. Türkçeden başka hiçbir lisanda da böyle bir deyim yoktur. Halkımız sevdiği insanlarımıza kalplerinden gelen ünvanları takar. O insanlara da o ünvanla hitap etmek, onlara yakın olmak demektir. Halkımız Süleyman Demirel'e Baba, İsmet Sezgin'e de Ağabey ünvanlarını layık gördü. İsmet Ağbimi uzun zamandır yazacaktım.
İnsan çok yakınlarındakilerin büyük özelliklerini pek göremiyor. Tam otuz yıllık ailevi yakınlığımız var. Geçen hafta Samanyolu TV'de "Haber Kritik" programında izledim İsmet Abiyi. Demokrat Türkiye Partisi Genel Başkanlığı'nı yürütüyor. Ekranda bir devlet adamı, demokrat laik bir politikacı, bir kurallar adamı konuşuyordu.
İHTİLALLER ONA DOKUNMADI
İhtilal olduğunda hapse atılmayan hesap sorulmayan tek Maliye Bakanıdır. İhtilallerin değişmez kaideleri mutlaka maliye bakanlarının hesap verme durumlarıdır. İsmet Abi için o geçerli değildi. Hep zor zamanların bakanı oldu. Gençlik sokaklarda kavga ederken, altmışsekiz kuşağının coşkulu gençliğinin başına Gençlik ve Spor Bakanı oldu. Ülkede para yok, ülke yetmiş sente muhtaçken Maliye Bakanı oldu. Güneydoğu en sıcak yıllarını yaşarken İçişleri Bakanı oldu. Askerlerin özellikle ülkede artmaya başlayan şeriatçı ve fanatik islam akınlarının çoğaldığı yıllarda Savunma Bakanı oldu. Zor bir görevdi. Politikacılar, özellikle Meclisimiz'in değişen yüzünü ordu ile sıcak tutma görevi savunma bakanınındı. İsmet abi bütün bu zor görevleri yürüttü.
STV'deki konuşmasında herşeye karışan ama hiçbir yerde başarılı olmayan Eyüp Aşık, Hizbullah konusunda İsmet Abiye de bilgiler vermiş. Bu Eyüp Aşık enteresan adam. Bakanlığı döneminde tütünü çayı takas için Polonya'daki bir tabela şirketine verdi. Sonra Hizbullah konusunda da İsmet Abiye bilgiler verdiğini söyledi. Bu konuyu diğer bir yazımda işleyeceğim.
ALTERNATİF PARTİLER OLSUN
Ülkemizin demokratik rejime geçtiği elli yılda çok bakan, çok başbakan tanıdım. Laik olmayan çok insanın önemli görevlere geldiğini de gördüm. Laik olan pekçok kıymetli insanın da laik olduğu yere gelemediğini de gördüm. İsmet Abi bütün bu zor görevleri zor zamanlarda becerili bir şekilde yaptı.
Bugün bütün Türkiye'de teşkilatlanmış DTP'nin pasif bir durumda olmasını doğrusu kabullenemiyorum. Türkiye'de icraatlarını beğendiğim bir koalisyon hükümetimiz var. Ancak mecliste olmasalar bile CHP ve DTP'nin de ülkeye alternatif projeler üreten aktif partiler olmasını istiyorum.
Fenerbahçe'nin dünü bugünü ve yarını...
Hayatlarının büyük kısmını Fenerbahçe'ye hizmet veren başkanlar olarak bu akşam "Bizim Stadyum" programına çıkıp kulübün dününü ve yarınını konuşacağız
Bu akşam ATV'de Faik Çetiner'in "Bizim Stadyum"unda Türk sporunun devi Fenerbahçeyi konuşacağız. Fenerbahçe'nin son kırk yılına damgasını vuran Başkanlar Faik'in misafiri olacağız.
Faik Çetiner'i Türk haberler ajansında yetmişlerin sonunda tanımıştım. 1981 yılındaki başkanlık döneminde Türk basınına Fenerbahçeyle ilgili haberleri hep Faik Çetiner'in ajansından duyurmuştuk.
Genç dürüst bir insandı Faik. Kariyerini yakından takip ettim. Daha sonraki yıllarda Tercüman'da bir yazar olarak yazdı. Kimsenin adamı olduğunu hiçbir gün ortaya koymadı. Bildiği yolda yürüdü. Gün geldi sevdiklerini tenkit etti. Meydan gazetesinde müdürlük, derken Faik Çetiner televizyoncu oldu. TRT'den televizyon eğitimi almadan, gazetecilikten televizyoncu olanların bazıları ünlü oldu. Başlarında Şansal Büyükağa ve Can Tanrıyer'i açık olarak görmekteyim.
Faik Çetiner hiçbir gün maç görüntüleri elinde olan televizyonda çalışmadı. Buna rağmen HBB televizyonunda başlattığı "Bizim stadyum"u herkes sevdi. Onun programını düzeyli ve seviyeli buldu. Bu akşam Fenerbahçenin hayatta olan bütün başkanlarını programına davet etmiş. Bu büyük kulübün dününü, bugününü ve yarınını konuşacağız.
DÜNÜ ÇOK PARLAKTI
Fenerbahçe'nin dününden kimse şikayetçi değil. En çok şampiyon olmuş, Avrupa'da en çok başarı göstermiş, milli takımlarımıza en çok sporcu vermiş büyük kulübümüz. Kurulduğundan bu tarafa 28 branşta spor yapılan büyük Fenerbahçe. 1945 yılında Rugby, 1919 yılında Beyzbol, 1914 yılında Çim hokeyi gibi sporlar sadece bu büyük kulüpte yapılmış. Fenerbahçe'nin dününden herkes gurur duymuş.
Atletizmle ilk milletlerarası başarıyı elde eden kulübümüz. Avrupa'da ilk futbolcuyu oynatan yine bu büyük kulübümüz. Dünya karmalarında İsa oynadığı zaman giydiği forma sarı lacivertti. Taraftarların çoğunluğu diğer kulüplerin toplamından fazlaydı. Bundan yirmi yıl evvel elde ettiği lig şampiyonluğu Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzon'un elde ettikleri toplam şampiyonluklardan fazlaydı. İlk yirmi yılda 9 defa, son yirmi yılda 4 defa futbolda şampiyon olmuş. Fenerbahçe'nin dünü her yönüyle parlak. Dünya ve Avrupa Türk futbolunu Fenerbahçe'yle öğreniyordu. Fenerbahçeli sporcuların isimleri Avrupa'da ve dünyada ilk duyulan Türk sporcu isimleriydi. 3 Mayıs 1918 yılında Atatürk bu büyük kulübü ziyaret ediyordu. Bütün bunlar Fenerbahçe'nin dününde kaldı.
BUGÜNÜ KARANLIK
Fenerbahçe'nin bugünü ne alemde? Eskiden Fenerbahçe Anadoluda bir şehire maç yapmaya gittiğinde havaalanındaki o şaşaalı karşılama halkın sarı lacivertLİ sporculara gösterdikleri o coşku dünyanın hiçbir takımına nasip olmaz. Fenerbahçe'nin gittiği yerlere bereket gelirdi. Şehir ayağa kalkardı. Taraftarlar, hatta Fenerbahçeli dahi olmayanlar takımın kaldığı otele koşarlar bir imza, bir fotoğraf için çırpınırlardı.
Sevgili Alaattin'in yazısından öğreniyorum. Fenerbahçe Van'a gidiyor ne alaka, ne ilgi, ne coşku, ne de o şaşaalı karşılamadan eser kalmamış. Fenerbahçe Van Spor'u yeniyor. Fenerbahçeliler dahi bunu televizyonda izlemiyor. Keyif kalmamış, ruh kalmamış. Koca kulüp sanki sahipsiz. Fenerbahçe'nin yarını ne olacak? Yarınlardan geçmişe bakıp kimse kuşku duymasın. Ancak bugünlerin Fenerbahçesi daha aşağılara gidemez. Bugünlerin Fenerbahçesi daha kötüye gidemez. Neler olmalı? Neler yapılmalı? Kim ne yapmalı? Hayatlarının büyük kısmını Fenerbahçe'ye hizmet veren başkanlar olarak bu akşam "Bizim Stadyum" programını izlemenizi tavsiye ederim. Bu programı Fenerbahçeli olmasanızda izleyin. Fenerbahçenin bugünkü sıkıntısı ve yarınki çareleri ve çözümleri Galatasaray içinde, Beşiktaş içinde, Trabzon için de diğer kulüpler için de lazım.