kapat

30.01.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SELAHATTİN DUMAN(sduman@sabah.com.tr )


Boz ayının kerameti..

Özel teşebbüsün hakkını yemiyorum ama bu memleketin kalkınmasında boz ayıların da emeği var.. Dünyanın başka hiçbir ülkesinde görülmeyecek bir katkı hem de.. O yüzden hayvanları koruyalım, diyorum.. Günü gelir bir işe yararlar..

Gecenin bir vakti, biri karşıma çıksa.. - "Sen bu Hollanda'nın zenginliğine, havasına bakma.. Günü geldiğinde bizim gibi fukara yatağı bir memleketin boz ayısına bile tenezzül eder.." diye konuşsa tövbe inanmazdım..

İçimden "Bu herifi kesin Hollanda'ya sokmadılar, o sebepten haset yapıyor.." diye geçirirdim..

***

Aklından böyle bir şey geçirenler varsa cümlesi haklı çıktı.. Hollanda bizim "Boz ayıları" geri vermiyor.. Bizimkiler devlet katına verilecek istida ağırlığında nameler yazıp, ayıları istiyor..

Hollanda Kraliçesi'nin memurları ise yok "Gözlerini ameliyat ettirdik.." yok "Yabancı dil kursuna yazdık.." diye bahane bulup atlatıyorlar..

Ayının gözünü açmak..

Eğer doğruysa mesele yok.. O zaman "Hayvanların gözü açıldığından geri dönmek istemiyorlar.." diyebilirim.. Eğer yalansa kırılırım.. Ne prenseslerinin düğününe giderim ne de kraliyet bebelerinin vaftiz törenine..

Neden derseniz, boz ayılar bizim için önemlidir.. Memleketimizin kalkınma dinamiği doğrudan buna bağlıdır..

- "Bir kaç ayının memlekete ne hayrı olur.." demeyin.. Böyle bir durumda "Bu memleket ne ayılar gördü.." türünden ucuz bir televizyon dizisi esprisine sarılacak değilim.. Benim iddiamın dayandığı şey memleket gerçekleri.. İşte aynen anlatıyorum..

***

Bizim iş adamları yatırımı çok sever ama nedense paraları bir türlü çıkışmaz.. Veya öz sermayelerini küpe basıp, plazaların temeline gömdüklerinden iş yapacakları zaman illa ki gavurdan ortak ararlar..

Gavuru ortak seçmelerinden murat, adamları hak dinine sokup sevabından sebeplenerek, cennetten üç evlek yer kapmak değil.. Onlarda para çok olmasından.. Özellikle de Japon gavuru bu işin çok meraklısı..

Kendi vatanlarında arazi kıtlığı olduğundan ille de elin memleketinden arsa zaptedip, üzerine fabrika dikmek ister.. Bizim "boz ayıları" kıymete bindiren de böyle bir ortaklık girişimi olmuş..

Türkiyemizin ünlü bir sermaye gurubu Japonlarla ortaklık için birkaç adım atmış.. (Gazete içinde ve dışındaki işkili yüzükleri dingildetmemek için firmanın adını özellikle yazmıyorum..)

Bizimkiler oraya gidiyor, Japonlar buraya geliyor.. Ortaklık münasebeti ufak ufak gelişiyor.. Bizimkilerin derdi ille de memleketimizi vazgeçilmez bir yer olaraktan beğendirip, adamları iyice bağlamak..

Japonlarla iş yapanların değişmez taktiğidir.. Yöneticilerin zaafını keşfedip, adamları oradan işlerler.. Kimisi dansöze meraklı olur, kimisi kumara, kimi de ava..

Bu otomobilci Japon firmasının başkanı sıkı bir kara avcısıymış.. Bunu keşfeder keşfetmez bizimkiler adamı tahrike başlamış:

- "Bizde öyle yerler var ki Afrika'nın balta girmemiş ormanları hak getire.. Üstelik bizi rahatsız edecek tarzan da yok.. Gelin sizi ava götürelim.."

Japon pek heyecanlanmış.. Memleketinden koptuğu gibi uçup, İstanbul'a gelmiş.. En pahalısından avcı yeleği, botları, namlusu oya işlemeli kırma tüfeği, techizatı da yanında..

Sanıyor ki Anadolu bozkırında gergedan avlayacak..

Vuracak ayı gerek..

Lafı sallarken mesele yoktur lakin karşımızdaki inanıp da iş başa düşünce hep böyle oluruz.. Ulan iş ciddi.. Bu Japon sarıcalısına ille de av yeri göstermek gerek..

Birinin aklına Bolu'nun ormanları gelmiş.. "Oraya götürelim.." demiş.. Buraya kadarı iyi.. Peki ne vuracaklar? Üç beş toy kuşu, üç beş saksağan çıkarsa kısmetlerine ne iyi.. Gerçi domuz filan var ama maksat Japon'u heyecanlandırmak..

Bizimkilerden biri "Ayı avlasınlar.." fikrini ortaya atmış.. Ayı güzel av hayvanı ama nereden bulacaklar?

Başka bir kurnazımız "İstanbul'un romanlarında ayı çoktur.. Toplayalım.. Kamyonla götürüp av alanına bırakalım.. Ne bilecekler hangi ayının şehirli hangisinin ormancı olduğunu.." demiş..

Eğer yalanım varsa taksirat olup, boynuma dolansın.. Aynen dediklerini yapmışlar.. İstanbul'da ne kadar oyunbaz ayı buldularsa parasını üç beş katıyla ödeyip satın almışlar.. Kamyona doldurdukları gibi doğruca Bolu dağlarına..

***

Av partisi başlamış.. Yörenin avcıları da işin içinde.. Bizim Japon'a rehberlik ediyorlar.. İşe heyecan katmak için arada bir "Aman dikkatli olun, buranın ayısı başka bir şeye benzemez.. Çok yırtıcıdır.." deyip Japon'a gaz veriyorlar..

Araziye dalmışlar, herkesin elinde bir tüfek döne döne ayı arıyorlar..

Derken beklenen ayılardan biri Japon yöneticinin karşısına çıkmış..

Hayvancağız bir ağacın gövdesine dikilmiş, yaprağını karıştırıp yiyecek aramakta.. Japon heyecanla tüfeği doğrultmuş.. Ayı avcıyı farketmiş.. Göz göze gelmişler..

Ayı iki ayağı üzerine dikilmiş, heyecan içindeki Japon bekliyor ki kükreyip saldırsın, o da tetiği çeksin..

Bizim ayı "müşteri çıktı" sanıp, başlamış oynamaya..

Hem de ne oynama? Dersin ki taşralı popçulardan biri televizyon şovuna çıkmış döktürüyor.. Japon avcı şaşkın şaşkın bakıyor.. Ayı ise "Kocakarı hamamda nasıl bayılır.." numarasından girip "Emrah koçaklaması"ndan çıkıyor..

Japon avcı hayvanın İstanbul'da köklü bir müzik eğitimi aldığını bilmediğinden kendisinden bağışlanmasını diliyor, zannetmiş.. O yüzden tetiği çekip ayıya kıymamış..

Ortaklığın Türk tarafı foyamız ortaya çıktı, diye dertlenirken Japon işi başka türlü yorumlamış..

Avcı ile avı arasında milyonda bir yaşanan bir duygusallık dozundan gidip, hislenmiş.. "Avcılık hayatının en duygulu anlarını yaşatan" Türk ortaklarına teşekkür etmiş..

Şu sıralarda ortaklık sürüyor, giderek de gelişiyor..

Memleket kalkınmasına vesile olan boz ayımızın ise durumdan haberi yok.. O sanat hayatını Bolu dağlarında sürdürüyor.. Hollanda'daki ayılarımızın iadesini bu yüzden ciddiye alıyorum..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır