kapat

30.01.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
NECATİ DOĞRU(ndogru@sabah.com.tr )


Davos... Fasa-Fisos...!

Bütün teoriler dumanlıdır, gerçek olan hayatın kendisidir demişler... Dolayısıyla "yüzdük yüzdük hayatın gücüyle hesaplaşma..." dönemine çıkıp geldik diyebilirsiniz...

Yeni dönemeçte...

Hayat tiyatrosunun sahnesine...

Yeni bir oyun geliyor.

Oyunun adı:

Şimdi görelim özel sektörü.

Evet görelim bizim kapitalistleri.

Rollerini nasıl oynayacaklar?

Herkes kabul ediyor ki, hayat da dayatıyor ki; devletçilik bitti, özellikle son 20 yıl içinde yaşanan hesaplaşma sonunda ekonominin lokomotifi özel sektör oldu. Bugün ekonomiyi bankacı, borsacı, finansçı, ithalatçı, ihracatçı, fabrikatör, tüccar, sanayici, esnaf, işportacı, toptancı, marketçi, grosmarketçiler yönetiyor, şekillendiriyor.

Siyaseti de...

Özel sektör yönlendiriyor.

***

20 yıl öncesi..

Tarlalara atılan tohumda...

Devletin imzası vardı..

Bugün özel sektörün...

20 yıl öncesi...

Tasarrufa ayrılan her lirada...

Devletin yönlendirmesi vardı...

Bugün özel sektörün...

20 yıl önce...

Tarlalara giren her makinada...

Devletin planlaması vardı...

Bugün özel sektörün...

20 yıl önce...

Fabrikalardan çıkan her üründe...

Devletin vizyonu vardı..

Bugün özel sektörün...

20 yıl önce...

Bankaların kasasında...

Devletin eli vardı....

Bugün özel sektörün....

20 yıl öncesinin "ekonomi zihniyetinin tek arslanı olan devletçilik" bugün dişleri çekilmiş, kulakları düşmüş, kuyruğunu arka ayaklarının arasına sokmuş bir ürkek kediye döndü ve meydan özel sektöre kaldı.

Buyrun görelim hünerinizi...

***

Son 30 yıldır en vahşi, en ahlâksız, en acımasız, en gözü dönmüş toplum düşmanı olan enflasyonu kalıcı olarak düşürebilmek için ABD'nin, IMF'nin ve Avrupa'nın "Deniz bitti... Dibe vurdunuz... Aklınızı başınıza alın..." demesiyle Ankara'da bir ekonomik program yapıldı.

Uygulamaya başlandı.

Hedef enflasyonu indirmek.

Devalüasyonu sınırlamak.

Faizleri sindirmek.

Memur maaşları, emekli aylıkları, işçi ücretleri, çiftçi taban fiyatları, kiralar, dövizin fiyatı hepsi yüzde 15-20 artışa sabitlendi. Dolayısıyla toplumun büyük kesimi enflasyon düşsün diye büyük fedakarlığa katlanıyor.

Şimdi görelim özel sektörü...

İşte Türkiye Davos'un yükselen yıldızı oldu... Davos toplantılarının yaratıcısı ve her katılandan 12 bin dolar para alarak, birbirlerine fikirlerini, projelerini, vizyonlarını, düşüncelerini anlatma ortama yaratan uyanık işadamı Klaus Schwabs, "Hiç kuşku yok ki, Türkiye yükselen bir yıldız... Türkiye'nin nasıl parladığı ekonomik forumda görülecektir..." diyor. Bu toplantılara Türkiye 15 yıldır katılır... Başbakanlar, bakanlar, Hazine, Merkez Bankası başkanları gider... Yanlarında bir büyük Türk gazetecisi ordusu götürürler... Bu gazeteciler de oraya giden Başbakan'ın ne kadar büyük ilgi gördüğünü ve İsviçre banliyö trenlerine binip nasıl güzel güzel seyahat ettiğini yazar. Davos toplantılarının yaratıcısı Schwabs da her yıl; "Türkiye yükselen yıldız... Parlayan yıldız..." diye arka sıvazlar.

Fakat bir sonuç çıkmaz..

***

Davos... Fasa-Fisos....

Anahtar bizim özel sektörde...

Görelim özel sektörü...

Özel sektör bugüne kadar devletin koruması altında gelişti, serpildi... Şimdi ne yapacak? Hükümet tahkimi geriye dönük olarak çıkarttı. Özel sektör şimdi yabancı sermayeyle işbirliği yapıp elektrik üretecek, devlete satacak, tank üretecek devlete satacak, liman yapıp devlete satacak, metro yapıp devlete satacak, fişek, saldırı helikopteri, füze uyarım sistemi yapıp devlete satacak. Başbakan Ecevit'in Davos'a çantasında götürdüğü 23 milyar dolarlık 53 projenin büyük çoğunluğu bu tip işlerden oluşuyor.

Devlet de elektriği alacak.

Bana, halka satacak....

Tankı alıp orduya satacak.

Özel sektör, ekmek, peynir, domates suyu dışında doğrudan halka satacağı bir yüksek rekabet sürecine ne zaman girecek?

Davos... Fasa-Fisos...

Kapitalizm ya vardır...

Ya da yoktur...

Bizim Başbakanımız Bülent Ecevit ve eşi Rahşan Ecevit İsviçre banliyö trenlerine binip, yüksek kalitesine hayran kalıyorlar... Bizim özel sektör Sirkeci-Halkalı banliyö trenleri hattını İsviçre demiryollarının kalitesine getirebilecek girişimi niçin göstermiyor?

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır