kapat

30.01.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Elveda sana çocuk
Karnendeki birkaç kırık nottu tüm korkun... Bir hiç uğruna ölüme koştun... Anlamı yoktu oysa, hiç değmezdi biliyor musun? Şimdi gittiğin yerde, seni melekler korusun...

Kötü bir karne, zayıf notlar... Belki bütün çocukların en büyük korkusu... Ama Sina için korkudan da öteydi. O, ayrı yaşayan annesiyle babasının arasında parçalanan kalbini, başarısızlığın kabusuyla doldurunca kopup gitti hayattan. Minicik elleriyle hazırladı ölümünü.

Karnesindeki zayıflara ailesinin kızacağını düşünerek intihar etti Merter Kemal Has İlköğretim Okulu 6. sınıf öğrencisi Sina Keçelioğlu... Henüz 12 yaşındayken, kemerini banyodaki su borusuna bağlayıp astı kendini Küçük Sina. Gerçek acı; gerçek korkunçtu. Sina Keçelioğlu, zayıf aldığı için babası tarafından kovulup 2 gün sokaklarda yatan bir çocuktu.

"O BENİM İŞTE"
Arkadaşları birbirlerinin sözünü keserek söylüyorlardı Sina'nın yaşadıklarını... Bir gün parasını kaybedince korkudan annesine söyleyemediğini, onun için para topladıklarını... Bir başka gün, anahtarını kaybettiği için dayak yediğini... Bazı günler de servis parası ödenmediği için okula tramvayla gidip geldiğini...

Annesi Canan, bu dönem de zayıf getireceğini söyleyince onu görmek bile istememiş, dedesinin yanına gönderivermişti. Yine arkadaşlarıydı Küçük Sina'nın intihar etmeye karar verdiği anın şahitleri. "Arkadaşlar gazetede, karnedeki zayıfları yüzünden initihar eden bir çocuk görürseniz o benim işte" diyordu, Küçük Sina... Ve dün ona "elveda" deme günüydü. Adli Tıp Morgu'ndan alınan cenazesi Ortaköy Hacı Mahmut Camii'ne getirildi. Son yolculuğuna uğurlanırken, 6 ay önce ayrılan annesi ile babası gözyaşlarını döküyordu. Arkadaşları ise "Yeni Sinalar olmasın", "Sinalar ölmesin" diye yükselterek seslerini, alkışlıyorlardı küçük tabutunu...

Başında nöbet tuttu küçük gölgeler, rengarenk çiçekler bıraktılar. Bir küçük dost söyledi onun için son sözleri: "Sina'nın dediği gibi sevgi istiyor, sevgi istiyoruz. Onun vefatının herkese bir ders olması dileğiyle. Nasıl can verebildin, arkadaşım? Nasıl, cesaret edebildin?"


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır