Zonguldak ülkemizin taş kömür ihtiyacını karşılayan yer altı emekçilerinin bol olduğu bir şehrimizdir. Buradaki kömür madenini bulan Uzun Mehmed zamanında bu buluşu için Sultan II. Mahmut tarafından 5000 kuruş ikramiye ile mükafatlandırılmış, ayrıca da ayda 600 kuruş maaşa bağlanmıştı. Daha sonra bu taşkömür ülkemizin buharlı makinalarının yakıtı olarak kullanılmıştı. Yüzyılı aşkın zamandır Zongaldak'taki bu maden işletilmektedir.
Taa o günden bugüne çalışmakta olan bu madenin işçileri o yöreden temin edilir. Hatta çoğu babadan oğula intikal eder. İşte bu eski ve köklü işletmemiz bu zamana kadar türlü rejimler, türlü iktidarlar görmüştür. Padişahlıktan tutun da Cumhuriyete kadar... Zamanında burada çalışacak işçi bulunamadığı için civar vilayetlerden adam toplanmış, hatta bazen de jandarma zoru ile madende çalıştırılmıştır. Tabii çok şükür o günleri aştık bugünlere geldik.
Yer altındaki işçiler doldu taştı da yer üstünü de doldurduk... Şu anda yer altında 15 bine yakın işçi çalışıyor. Bu yetmiyormuş gibi yer üstünde de 5000 işçimiz var. Görüyorsunuz ya, devir nasıl değişmiş... Maşaallah işçiden yana sıkıntımız yok!... "Yaşasın Politika, Yaşaşın Demokrasi" Sağolsun siyasilerimiz her seçimde bol keseden vaadler vererek, seçim yatırımları yaparak, buraya adam doldurmasını bildiler.
Adamları onlar doldurdu ama ücretlerini verenler bizleriz. Çünkü onların aldıkları ücretler bizlerden kesilen dolaylı ve dolaysız vergilerle karşılanıyor.
Hiç kimsenin aldığı parada gözüm yok ama yer altında çalışan işçilerin hakkını da yememek lazım. Sakın yer üstündekiler bana gücenmesin. Ortada bir düzensizlik var, bir şişirme var... Geçen yıllarda bu konunun kavgası yapıldı. Birtakım önlemler alındı ama şimdi bakıyorum, eski tas eski hamam... 15 bin yeraltı işçisinin alınteri, göz nuru ve ciğer gücüyle kazandığı ücrete, büyük bir kısmı torpille gelmiş yer üstü elemanları ortak oluyor. Burada bir adaletsizlik var. Nitekim zaman zaman işçi kardeşlerimizden bana gelen şikayet ve yakarış dolu mektuplar bunu göstermekte... Ben bu konuda şu veya bu parti, şu veya bu bakan suçludur demek istemiyorum. Ama bu adaletsizliğin düzeltilmesini istiyorum.