Gazetecilerin yazdıklarının arkasına saklanarak, onları referans göstererek siyaset yapılmaz..
O zaman kalkın, Erbakan ve bazı arkadaşlarının söylediklerini eleştiren gazetecilerin yazdıklarını da referans alın.. Örneğin, "Kanlı mı kansız mı olacak", örneğin, "Kan akacak fıstık gibi olacak", örneğin, "Ben Hizbullah'ım", örneğin, "Demokrasi bizim için bir araçtır", örneğin "Şeriatı enjekte edeceğiz" sözleri daha sımsıcak duruyor belleklerde..
Fazilet, hem Refah'ın devamı olmadığını söylüyor, hem de, onun devamı olacağını gösterircesine, Sincan olaylarını gündeme getiriyor, Türkiye'yi geriyor.. Neden 10 yıldır Hizbullah'a karşı bir şey yapılmadığını soruyor.. Ama bunları yaparken, gazetecilerin arkasına saklanıyor..
Onlar da yetmiyor, bir başka siyasi parti liderinin sözlerini payanda yapıyor.. Ne kadar büyük bir yanlış.. Adeta ihbar ediyor gazetecileri..
Oysa siyaset, kendi fikrini açık açık söylemektir. Senin fikrin yok mu? Başkasının arkasına saklanmak yakışır mı bir siyasi partiye? Çıkarsın kürsüye, Hizbullah hakkında partinin düşüncelerini anlatırsın, soruları parti adına sorarsın, gazeteci adına değil...
Hem kürsüden, ellerin titreyerek bunları bağıra bağıra söyleyeceksin, sonra da kalkıp, "Ben söylemedim, gazeteciler yazdı, filanca da söyledi" diyeceksin..
Fazilet Partisi siyasi sistemin bir parçası olduğunu söylüyor.. Refah partisi de öyle söylüyordu.. Fazilet eğer demokratik sistemin içinde ise ve orada kalmak istiyorsa, önce Erbakan dönemi söylemleri ve politikasını bırakmalı. Böyle söylem ve politikaların Türkiye'yi hangi felaketin eşiğinden döndürdüğünü hiç, ama hiç unutmamalı..
Sonra tutuyorlar, Hizbullah'ın İslamla bir ilişkisi olmadığını anlatıyorlar.. Tabii ki böyle bir cinayet şebekesinin yüce dinimizle bir alakası olamaz. Ama onlar bu vahşeti İslam kartviziti dağıtarak, İslamın adını kullanarak, İslamı referans göstererek yapmadılar mı? Sanki, Budizmi mi referans gösterdiler cinayetleri için?
İBDA-C terör örgütü, neyi referans gösteriyordu yıllardır? Ne diye bağırıyorlar mahkemelerde?
İnsanları kandırmaya çalışmayın.. Yanlışın neresinden dönülse kardır.. Ve de iki yanlışın bir doğru etmediğini unutmamalı Fazilet ekibi... Fazilet Partisi içindeki sağduyulu insanların bu son gelişmelerden son derece rahatsız olduklarını sanıyoruz.. Özellikle partiden Güneydoğu kökenli 3 milletvekilinin daha istifası kulislerde konuşulurken, böylesine bir çıkıştan rahatsızlar..
Bunun için de Hizbullah'ın "Türk kökenli" olduğu tezini vurguluyor yurt dışındaki bazı çevreler.. Bakın işi nereye getirmek istiyorlar? Ama oyunu bozduk..
Oysa herkes biliyor ki, PKK da, Hizbullah da Kürk kökenli örgütlerdir.. Biri Marksist, diğeri İslami esaslara dayalı devlet kurmak amacını gütmüşlerdir..
Aman bu oyunu sizler de bozun.. Zaten Washington Post'un geçen haftaki manşeti, birilerinin bu olayı saptırmak istediğinin en belirgin göstergesi olmalı bizim için.. Ülkemiz aleyhindeki bu tehlikeli oyunun işaretleri çoğaldığı için, bu uyarıyı yapmayı uygun gördük..