|
|

Nereye doğru?
Camiamız yine suskun. Ama hararetli bir bekleyiş var. Sayın Seba'nın ağzından çıkacak "şey"li bir cümle bekliyor. Son günlerde özellikle Ali Gültiken ve benim hakkımda "Kuyruk acıları var. Yönetimi bu yüzden eleştiriyorlar" deniliyormuş. Bizim kuyruk acımız yoktur, çünkü kuyruğumuz yoktur. Söz hakkı verildiğinde çıkar, fikirlerimizi sunarız. İnsanlar istedikleri yere çekebilirler.
Beşiktaş'ta her grubun bir adayı var. Birleşmek istemiyorlar. Çok aday, doğal olarak Sayın Seba'yı yine başkan yapıyor. Seba muhalifleri, Seba'nın karşısına tek adayla çıkma çabasında. Kongreyi kazanmalarının da başka yolu yok. Sayın Serdar Bilgili'nin resmen aday olmamasına rağmen kulis çalışmaları yapmasına kuşku ile bakılıyor. Yaşının genç olması, bazı kişilere güven vermiyor. Ülke olarak yaşlı-başlı insanlara alışmışız. Kongrenin en iyi çalışanları yine Seba'yı başkan yapmak isteyenler. Muhalefette yine çok ses; İbrahim Tatlıses, Müslüm Gürses, rahmetli Sadi Hoşses vb...
Sür eşeği Niğde'ye...
Aklımız kongrede, gözümüz takımda. Bu vakitten sonra Briegel'i yollamanın anlamı yok. Zaten kar da yağdı, ulaşım zor. Briegel'den giderayak bir ricamız var; Ayhan'ı Beşiktaş'a kazandırmasını istiyoruz. Bu çocuğu 8.5 milyon dolar ile kazanamadık. Belki sevimli ve hoşgörülü yaklaşarak bunu yapabiliriz.
Biraz da Beşiktaşlılar Cemiyeti'nin ilkini gerçekleştirdiği kurultaydan bahsedelim... Kurultayın en güzel tarafı amacıydı; geçmişi deşmemek, kişilerle uğraşmamak, 2000'li yıllara yönelik projeler üretmek. Herkes lafını söyledi. Kimsenin lafı bölünmedi. Gözlerimiz yönetimde görev yapanları da aradı. Katılsalardı mutlu olurduk.
Şimdi Sayın Seba, başkanlık seçiminin yapılacağı kongreye kadar bekleyip, adaylığını açıklamaz da son gün "Ben adayım" derse ne olacak? Tabii ki seçimi kazanacak. Seba'nın ağzından çıkacak sözü bekleyip, adaylığını açıklamayanlara da şöyle diyecek: "Geçti Bor'un pazarı, sür eşeği Niğde'ye...
|
 |
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|