


Yine bahanem þeritlendi..
Okur bazen çok meraklý oluyor.. Ýkide bir telefon açar sorar, faks çeker sorar.. Internet'e girenlerden duydum "Nasýl bir ortamda çalýþýyorsunuz.." diye e-mail çekeni bile varmýþ.. O yüzden bu yazýyý yazmak icap etti..
Gazetede çalýþtýðým oda, katiyen sýradan köþe yazarlarýnýn fikir imalathanesine benzemez..
Normal yazarlarýn çalýþma odalarýnda, gazetenin estetik görünümünden sorumlu tasarýmcý tarafýndan önceden seçilmiþ bir tablo vardýr.. Bu tabloyu genellikle yazarýn oturduðu yerin tam karþýsýna asarlar..
Bu tablolarýn nereden tedarik edildiðini bilen yok..
***
Yalnýz ortak özelliklerini sayabilirim.. Hepsi de orta boy birer Bünyan halýsý büyüklüðünde olup, kenarlarý ahþap çerçevelidir.. Tuvallerin üzerine çiziktirilen þeylerin ise resim olup olmadýðý ise ayrýca tartýþýlýr..
Tartýþýlýr dediysem, söylediðimden bir sonuca varýlýr manasýný çýkarmayýn.. Ben Ali Kýrca riyasetinde yapýlan "Siyaset Meydaný" türünden bir tartýþmadan söz ediyorum.. Bu resimleri sabaha kadar tartýþsanýz içinden çýkamazsýnýz..
Ekonomik bir tercih..
Mesela odalarýn birine asýlý tuvali ressam baþtan aþaðý mora boyamýþ.. Ýki kat astar çektikten sonra, en üstüne mor boyasýný sürmüþ.. Ardýndan fýrçasýný sarý boyanýn içine bir kez bandýrýp çýkardýktan sonra elinin tersi ile tuvale vurmuþ..
Olmuþ size sanat eseri..
Peki konusu nedir, diyecek olursanýz, buna net bir cevap veremem.. Tabloya gözünüzü kýsýp uzun uzun bakarsanýz renk itibarýyla bir bostan patlýcanýný andýrýyor.. Üzerindeki leke de patlýcana düþmüþ kuþ pisliðini..
Kuþ pisliði kýsmettir.. Özellikle insanýn tepesine düþtüðünde Milli Piyango bileti alýnmasýný icap ettirir..
Buradan da anlýyoruz ki ressam bu tabloda belirli bir tema iþlemek yerine, kuþ pisliðinden yola çýkýp "uðurlu kademli olsun.." mesajýný vermek istemiþ..
Bu anlattýðým yazar odalarýný süsleyen resimlerden sadece biri.. Diðerleri de bunun gibidir.. Bizim binadaki bir tek tabloda bile bir insan figürü, bir kuþ resmi, bir balýk þekli veya tengirdekli kasket motifi göremezsiniz..
Sadece renkli bir astar, üzerine rastgele vurulmuþ renkli fýrça darbeleri vardýr..
Bir söylentiye göre binamýzýn her taþýndan mesžl olan Ercüment Gündem, bu resimleri toptan sipariþ ettirmiþ.. Pazarlýk ederken ressam çok para istemesin diye tuvallere illa ki bir konu iþlenmesini istememiþ..
- "Usta bir astar at, üzerine de kafana göre boyasýný çal.." demiþ..
Ýkinci bir rivayete göre de gazete yönetimi "Odalara katiyen konulu resimler asýlmayacak.." þeklinde bir karar almýþ..
Zulüm olsun diye deðil.. Yazarlarýn iyiliði için..
Çünkü odaya asýlan resim konulu olursa eninde sonunda yazarýn gözü tabloya takýlýr.. Resimde kuþ olur, köpek olur, kedi olur.. Yazar köyünü hatýrlar, bostanýný hatýrlar, anýlara dalar gider.. Fikrini yazýsýna veremez..
***
Bizim de baþýmýza geldi, diðer gazete yazarlarýnda da gördük..
Adam fikrini bir þeye kaptýrýyor, ondan sonra kendini unutup üst üste ayný konuyu yazýyor..
Temsil kafayý cumhurbaþkaný seçimine taktýrdý diyelim.. Birinci gün "Baba artýk görevi baþkasýna býrakmalý.." diye yazýyor..
Ertesi gün "Tarihi çaðrý.." baþlýðý ile Baba'nýn yedi yýl daha baþýmýza dikilmesi icap ettiðini savunuyor..
Üçüncü gün yine ayný meseleye parmak basýp "Baba'nýn askerlik yapmadýðý için bu görevde kalamayacaðýný.." iddia ediyor..
Dördüncü gün ise Baba'nýn yedeksubaylýktaki kazandýðý tecrübenin mutlaka deðerlendirilmesi lazým geldiðini savunup "Cumhurbaþkanlýðý görevi ile Genelkurmay Baþkanlýðý görevi birleþtirilmeli.." diye tutturuyor..
Ýþte bir köþe yazarýnýn odasýna manzaralý resim koymanýn sakýncalarý..
Tablo da tablo ama..
Benim odamda da böyle bir tablo asýlý ama zemini açýk mavi.. Ayrýca benim odadaki tablonun üzerinde altý fýrça darbesi var.. Üstelik biri kýrmýzý.. Diðer yazarlarýn odalarýna asýlý tablolarda en fazla üç fýrça darbesi sayarsýnýz.. Bizimki kast-ý mahsusa ile bol tutulmuþ..
Ercüment Gündem belli ki benim odaya asýlacak tabloyu sipariþ verirken, ressama "Aman bu bizim en kýymetli yazarýmýzdýr, tablosunu badana ederken elini sýký tutma.. Astarý attýktan sonra fýrçayý boya kutularýna bandýrýp bandýrýp bolca vur.." diye önceden tembihlemiþ..
Böyle þeylerle övünmek istemem ancak çalýþtýðý ortamýn insanýn motivasyonu üzerindeki etkisini de görmezlikten gelemezsiniz..
Yazar kýsmýnýn tabiatý farklýdýr.. Susuz da kaynar.. Hele odasýnýn süsü eksik edilmedi mi fazladan oynar..
***
Bir zamanlar benim oda koridorun sonundaydý.. Tam altýma denk gelen oda da boþalmýþtý.. Gidip alttaki odayý zaptettim..
Eþyalarýmý iki odaya paylaþtýrdým.. Kendimi çalýþma ortamýnýn monotonluðundan korumak için bir gün üst katta, diðer gün alt katta çalýþýyordum.. Gazetenin istemezleri "Selahattin Bey'in dubleksi.." diye dedikodu çýkardýlar..
Söylentiler alýp yürüdü.. Ben de alt kattaki eþyalarý alýp yukarýya taþýdým.. Alt kattaki odamý da promosyon servisinden bir genel müdür yardýmcýsý arkadaþa kiraya verdim..
Ancak devir imaj devri, bunu da unutmamak lazým.. Özellikle gazetedeki odan ne kadar fiyakalýysa o kadar itibarýn olur.. Diðer çalýþanlardan "Hacý Kadir'in katýrý, her yerde sayýlýr hatýrý.." muamelesi görürsün..
O sebepten odama biraz itina ettim.. Hasan Cemal bizdeyken çok güzel bir koltuk takýmý vardý.. Döþemesi, Serdar Ortaç'ýn klibinde dans eden kýzýn elbisesinin kumaþý gibi kan kýrmýzýydý..
Gazetenin diðer odalarýndaki bütün koltuklar siyah deridendi, bir tek Hasan'ýn odasýndaki koltuklar farklý dururdu..
Bir gece operasyonu ile o koltuklarý çaldýrýp odama taþýdým, benimkileri de Hasan Cemal'in odasýna koydurdum..
O günden beri de hiçbir motivasyon eksiðim kalmadý.. Fikirbaz olaraktan aldým baþýmý gidiyorum.. Ancak Hasan'ýn sinirleri benim eski koltuklarý kaldýrmadý..
O yüzden ayrýldý, diye rivayet ederler..