kapat

27.01.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Sezgin: Hizbullah olayında geç kaldık
Milli Savunma eski bakanlarından İsmet Sezgin Hizbullah olayında devletin geç kaldığını söyledi...

ESKİ MİT müsteşarı, Orgeneral Teoman Koman'ın "Hizbullah" ve "Devlet örgütleri" konusunda yaptığı açıklamalar için "Koman haklı" yorumunu yapan eski Milli Savunma Bakanı İsmet Sezgin'le; uzun siyasi yaşamı boyunca devletin Hizbullah ve diğer organize suç örgütleriyle mücadelesini, kendi bakanlığı dönemindeki olayları da içeren "Yakalamakta neden geç kalındığı" sorularını konuştum. Sezgin "Hizbullah'ın Güneydoğu'da, PKK'nın üzerine gidiyor diye halk tarafından sempatiyle karşılandığı gerçek ama bunu devlete maletmek doğru değil" dedikten sonra şöyle devam etti;

"Bu örgütün devlet tarafından kırdırılması, himaye edilmesi safsatadır. Sorumsuz kişiler tarafından himayeye mazhar olmuş olabilir."

- Ama bu söylendiği zaman akla devlet geliyor..

- Hata burada zaten. Bir komiser muavininden devlet niye sorumlu olsun? Çatlı'yı, Haluk Kırcı'yı, Drej Ali'yi nasıl kullandılarsa birileri Hizbullah'ı da kullanmış, himaye etmiş olabilir. Ama valisiyle, jandarma komutanıyla bu örgütlerin üzerine giden devlete maledilemez.

- MİT müsteşarı Koman da benzer şeyler söyledi ama Susurluk olayında olduğu gibi birilerinin himaye etmesi de devlete gölge düşürmüyor mu? Devlet gerçekten de bu imkânın kolaylığından yararlanmış olamaz mı?

- Devletin iti ite kırdırmak isteyeceğini sanmıyorum. 1968 senesinde, gençlik hareketlerinin başladığı dönemde bu konu Genel İdare Kurulu Toplantısı'nda görüşülüyordu. İçişleri Bakanı sol fraksiyonun karşısına sağcı gençlerin çıkarılması görüşünü ileri sürdü ve bunu uygun bulanlar oldu. Demirel hemen "Devletin polisi, güvenlik güçleri vardır, kendi halleder. Gençleri bu işe sokmayın" diyerek kestirip attı. Devlette her zaman hakim olan zihniyet budur. Ne PKK'yı, ne Hizbullah'ı devlet kurdurdu. Devlet ayırım yapmadan bu organize suç örgütleriyle mücadele eder.

- Sizin bakanlığınız döneminde neler yapıldı Hizbullah'a karşı?

- Hizbullah'la mücadele ediliyordu. Polis, mahkeme kayıtlarına baktığınız zaman 92'den 99'a kadar mücadele yapıldığını ve hüküm giydiklerini görürsünüz.

- Sizce geç kalınmadı mı? Nasıl açıklıyorsunuz?

- Evet, geç kalınmıştır. Devlet tam olarak bilgi ve belgeleri toplamak ve incelemek zorundadır. Kıskıvrak bağlamak ister ve bunlar gizlilik içinde yapılır. Zaman alabilir.

- Bakanlığınız dönemi dışındaki zamanlarda farklı bir görüşle hareket edilmiş ihtimali var mı?

- Zaman zaman yöntem yanlışlıkları olabilir ama biz kendi dönemimizde terörle mücadelede, bu görevi devlet görevlilerine gördürdük.

- Örneğin İçişleri Bakanı Meral Akşener döneminde polisin yanlış yönlendirildiği, kullanıldığı belirlenmişti.

- Yöntem yanlışlıkları yapılmıştır diyorum zaten.

- Hizbullah Güneydoğu'da hiçbir zaman PKK aleyhine devlet tarafından kullanılmadı diyorsunuz.

- Polis kayıtlarında hüküm giydikleri bellidir. Mücadeleyi bizim zamanımızda devlet yürütmüştür. Bunu yapan Hizbullah'ı kullanır mı? Bilinen her şey de söylenmez. Devlet her şeyi söyleyemez!

RUHAT MENGİ


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır