kapat

26.01.2000
Anasayfa
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ŞELALE KADAK(skadak@sabah.com.tr )

Çiller'in gözdesi otel butikçiliğine soyunuyor

Dünya modasının Alman ismi Escada, Türkiye'de İtalyan mallarının boykot edildiği günlerde bir türlü derdini anlatamamıştı. Listelerde adı geçince, müşteri kaybetmemek için çaresiz vitrinlerine 'Biz Alman markasıyız' yazıları dahi yazılmıştı.

Escada Genel Müdürü Vahit İpekçi, o günleri hatırlamak bile istemiyor. Zaten ciro nedeniyle keyifleri de yerinde. Ne de olsa yaptırdıkları bir araştırmaya göre, lüks markalar arasında Türkiye'de en büyük ciroyu Escada yapmış. 1999 yılında 5 milyon doların üzerinde ciro yapan Escada, bu hafta Bakırköy'deki Carousel Alışveriş Merkezi'ndeki mağazasını kapatıyor. Çünkü yanlış konumlandırma yapmışlar. Hedef kitleye uymayan bir yerde mağaza açınca satış da olmamış. Burger King, Ata İnşaat ve Ata Yatırım'ın da sahibi Kurdoğlu Grubu bünyesinde yeralan Escada yaptırdığı bir araştırma sonucunda müşteri potansiyeline uygun Suadiye mağazasını açmış. Çırağan'da da bir butik açan Escada, Türkiye'de otel butikçiliğinde ilerlemek istiyor.

Genel Merkezi Etiler'de olan Escada'nın tutkunlarına gelince, politikacı ünlüler arasında iki isim göze çarpıyor. Tansu Çiller ve Gülay Atığ.

Tansu Çiller'in alışveriş yaparken, pek çok şeyden iki tane aldığını duymuştum. Herhalde aldıklarının başına birşey gelmesine tahammül edemediği için. Yıllar önce de, Boğaziçi Üniversitesi'nde çıkan olaylarda lacivert BMW'si yanınca, ertesi gün tıpa tıp aynı bir BMW ile okula gelen Çiller'in herkesi şaşırttığı hala anlatılır.

Her ne kadar Çiller bu sezon Escada'ya hiç uğramamışsa da, geçmiş sezonlarda sık sık alışveriş yapmış. Tabii mağazaya gelerek değil.

Escada'nın satış danışmanları Çiller'in ihtiyaçlarına uygun olarak bir standı öylece alıp evine giderler ve Çiller de beğendiklerinden ikişer adet satın alarak gardırobunu tamamlarmış.

Elini attığı yer battı mı?
Banka çevrelerinin tanınmış çehresi Sami Erdem'in ismi son günlerde kulislerde "hangi bankaya elini attıysa o banka battı" şeklinde geçiyor. Belki bir tesadüf ama Erdem, sırasıyla o günkü ismiyle Tütünbank'ta (şimdi Yaşarbank), Eurocredit (Yurtbank) ve Egebank'da genel müdürlük yaptı.

Uzun bir süre genel müdürlüğünü yaptığı Tütünbank'ı bırakarak, 1994'te Ali Rıza Çarmıklı ve İhlas Grubu bünyesinde yer alan ve sonra Ali Balkaner'e satılan Yurtbank'a geçmişti. İhlas Grubu yine o günlerde Egebank'a ortak olmuştu. Bankanın büyük ortağı ise Hüseyin Bayraktar'dı.

Yine anlatıldığı üzere, bir gün Egebank'ın sahibi Hüseyin Bayraktar'a telefon açan Selçuk Yaşar, Erdem hakkında olumsuz fikir beyan eder. Ancak Bayraktar, uzun süreli bir sözleşme yaptığından dolayı Genel Müdürü Sami Erdem'e dokunamaz.

Yani patronlar kendi aralarında Erdem rahatsızlığını konuşur olmuşlar.

Bankaların batmasında Erdem'in payı var mıdır, varsa ne kadardır bunu bilmek mümkün değil. Zaten bu bankalar masaya yatırılmış vaziyette. Varsa da ortaya çıkacaktır.

Sami Erdem, Egebank'ta sahip olduğu yüzde 10'luk hisseyi 1998'in Mayıs ayında Universal Holding'e satarak, bankacılığa veda etti.

O günden sonra da Sami Erdem Eğitim ve Kültür Hizmetleri Vakfı'nın faaliyetlerine ağırlık vermeye başladı.

Erdem, bankacılığı bırakma sebebini de, iki yıl önce, "Bundan sonra para karşılığında bir iş yapmak istemiyorum. Buna da ihtiyacım yok" diye açıkladı.

Kendisine hakkında konuşulanları söylediğimde "bu benim içimde bir dertti. Ben de duyuyorum ve çok üzgünüm" diyerek olayları kendi bakış açısıyla anlattı.

Selçuk Bey'in bankası Tütünbank'ta çalışması için en büyük ısrarı o günlerde rahmetli Vehbi Koç yapmış. Koç ve Yaşar Grubu, o günlerde Altınyunus'ta ortaklarmış ve daha Tütünbank'da göreve başlamadan önce o dönemin devlet bakanı Yusuf Özal, bankanın tasfiye kararını aldırttığını öğrenmiş.

Üstelik Vakıflar Bankası Genel Müdürü'yken durumunu iyi görmediği için kredi dahi vermediği Tütünbank'a genel müdür olmayı aslında hiç mi hiç istememiş. Erdem, batmakta olan bir bankaya hayat verdiğini ve Yaşar Grubu'nu kurtardığını öne sürüyor.

Ona göre, Selçuk Yaşar eğer hakkında birşey söylüyorsa, çok ısrar etmesine rağmen görevi bıraktığı için söylemiş olabilir.

Erdem kendini şöyle savunuyor:

"Beni tanıyanlar Sami Bey hangi bankadan elini çektiyse o banka battı diyor oysa. Bilmeyenler çamur atıyor. Kıskançlık yapıyor. Duyuyorum ve üzülüyorum.

1980 yılında sermayesi 100 milyon lira iken, batmış parası 19 milyar lira olan Vakıflar Bankası'nı ben ayağa kaldırdım. Topu topu 20 ayda. Egebank'tan 20 ay önce ayrıldım. 20 ay önce banka bu işlemlere kesinlikle muhatap olmazdı."

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır