kapat

26.01.2000
Anasayfa
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
YAVUZ DONAT(ydonat@sabah.com.tr )


Hizbullah

Salı, saat 14.00... TBMM lokantasındayız... Masada Maliye Bakanı Sümer Oral, Sinop Milletvekili Yaşar Topçu, Siirt Milletvekili Nizamettin Sevgili var.

Ve bir de "partililer."

Çoğu "Güneydoğulu."

Güneydoğulu bir il başkanına sorduk:

- Bu Hizbullah işi... Yeni mi çıktı?

Yanıt:

- Yeni olur mu?.. Herkes biliyordu... Bunların "işareti" vardır... Yani "alameti farikası."

- Nasıl bir şey?

- Adamı, ensesinden vururlar... Tek kurşunla. Herkes bilir ki... Hizbullah'ın işi.

***

Bir "ayrıntı..."

Masadaki "Güneydoğulular... Özellikle de bir il başkanı" ricada bulundu:

- Adımızı yazmayacaksınız değil mi?

Bu "rica" da gösteriyor ki...

Hizbullah "bölgeyi" korkutmuş... Sindirmiş.

***

Masada anlatıldı ki:

- Bir ara PKK şehre inmek istedi... Esnafı tehdit etti... Kepenklerin kapatılmasını istedi... Esnaf korktu, kapatmaya başladı... Sonra Hizbullah geldi... Esnafa dedi ki... Korkmayın... Kapatmayın... Hizbullah gelince... PKK şehre inemedi.

***

Öylesine çok şey anlatıldı ki...

Sonunda Sümer Oral dayanamadı:

- Ama bunların devletle hiçbir ilgisi yok, değil mi?.. Bu anlattıklarınız, devletin bilgisi dışında... Değil mi?.. Zira... Devlet böyle bir şeye göz yumamaz.

Yaşar Topçu:

- Sümer Bey, bir şey sormak istiyorum.

Masada bir sessizlik oldu.

Topçu sordu:

- Sizin Akhisar'da, herkes, birbirinin ne kazandığını bilir mi?

Sümer Bey:

- Eh... Üç aşağı, beş yukarı... Bilebilir.

Topçu:

- Bizim Sinop'ta da... Herkes... Kimin ne kazandığını bilir.

Bu defa biz sorduk:

- Bunun, Hizbullah'la... Konuştuğumuz konu ile ilgisi ne?

Topçu:

- İlgisi şu... Güneydoğu'nun bir ilinde... Veya ilçesinde... Kim ne yapıyor, herkes bilir... Hele devlet... Daniskasını bilir.

Masadaki Güneydoğulular "vallah" dediler.

- Hemi vallah, hemi billah, Yaşar Bey dogri söylir.

***

Yine bir Güneydoğulu...

Üstelik, ANAP İl Başkanı... Dedi ki:

- Bu öldürülen Velioğlu var ya...

- Evet, Hizbullah'ın lideri.

- Yok... O perdenin önündeki isim... Asıl başkan, perdenin arkasında... Bunu da herkes bilir.

***

Saat 15.00'i geçiyordu.

Bu defa biz konuştuk:

- Yani şöyle mi oldu... Devlet her şeyi biliyordu... Ama iki cephede birden mücadele etmek istemedi... Önce PKK işi halledildi... Ve şimdi sıra Hizbullah'a geldi.

Güneydoğulular:

- Aynen... Ama aynen.

***

Masadan kalktık...

Topluca Genel Kurul'un olduğu bölüme doğru yürümeye başladık.

Koridorda yine bir "Güneydoğulu" ile karşılaştık.

Bir "gazete sahibiyle."

Siirt'te, 63 yıldır yayınlanan...

Ve geçen yıl Basın Yayın Genel Müdürlüğü'nden "Cumhuriyet Ödülü" alan...

"Siirt" gazetesinin sahibi Metin Arıtürk ile.

"Metin Bey" dedik:

- Nedir bu Hizbullah işi?... Hizbullah'ın marifetleri...

Metin Arıtürk, acı acı güldü:

- Yavuz begimiz... Sankim bilmirseniz... Ha vallah, herkesin haberi vardı... Habersiz, bu kadar işi yapmak kimin haddine?

***

Her kafadan bir ses çıkıyor ama...

Galiba her şey yalan, "masada anlatılanlar... Gazete sahibinin söyledikleri" doğru.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır