kapat

26.01.2000
Anasayfa
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SEDAT SERTOĞLU(ssertoglu@sabah.com.tr )


Tam rezalet...

İstanbul Metris Cezaevi'nde, aynı grup, 2 ay içinde tam 3 kere isyan çıkardı. İBDA-C isimli radikal İslamcı örgütün lideri olan Salih Mirzabeyoğlu'nu, yüce devletimiz tam 1 yıldır buradan alıp mahkemeye çıkartamıyor.. İsyan da bu yüzden çıkıyor.. Devlet "Gel seni yargılayacağım" diyor, o ise rahatlıkla "gelmem" diyor..

İçerdeki Mirzabeyoğlu ve arkadaşları 64 kişi.. Dışarda ise jandarmasıyla, polisiyle neredeyse 1000 kişilik kolluk kuvveti.. Bu güç içeri girip 12 saat bir kişiyi alamıyor. Bundan sonra alsa, ki aldı, ne olur? Bir daha ki duruşmada aynı manzaraları yine seyredeceğiz çünkü..

Bu, tam bir rezalet değil mi? Bu, Adalet Bakanlığı adına tam bir utanç verici durum değil mi? Bu, tam bir acizlik örneği değil mi?

Neymiş, kapıyı içerden kilitlemişlermiş.. Yahu hiç film de mi seyretmediniz? Koyarsın kilidin olduğu yere plastik bombayı, ne kilit, ne kapı kalır.. Girersin içeri, karşı koymaya kalkanlara gereken en ağır dersi de vererek alırsın adamı, çıkarsın..

Ama bu sefer işi sıkı tutuyorlar. Çünkü, bugün yapılacak duruşmaya da Mirzabeyoğlu getirilmezse, mahkeme, cezaevi yönetimi hakkında suç duyurusunda bulunacak..

Adalet Bakanı gazetecilere yemek vereceği yerde, bir an önce oda/hücre sistemi ile çalışan cezaevlerinin inşaatlarını başlatsa, çok daha yararlı bir hizmet yapacak ülkeye.. Çünkü yemeğin bir faydası yok, ama hücre sisteminin faydası var..

Burada haksızlık da etmeyelim, sadece bu Adalet Bakanı'nın suçu değil bu.. Gelmiş geçmiş neredeyse bütün hükümetlerin ve Adalet Bakanları'nın suçu..

Avrupa'daki cezaevlerine bakın.. Alaattin Çakıcı, Türkiye'ye dönmek istedi.. Avukatlarının oradaki cezaevi şartları hakkında söylediklerini unutmadık.. Bakın Carlos isimli dünyaca ünlü terörist Paris'te içeri bir girdi, unutuldu gitti..

Türkiye'de ise oda/hücre sistemine, Eskişehir Cezaevi örneğinde olduğu gibi, geçilemedi.. Sonra da reform paketleri, Meclis'in tozlu raflarında unutuldu gitti..

Hadi bu reformlar o zaman yapılamadı, peki TBMM bugün neden bir araya gelip "Gelin bu işi halledelim artık.. Cezaevlerimizi, bir daha böyle kepazeliklerin yaşanmayacağı bir yer haline getirelim" diyemiyor? Bu konuda muhalefet mi yapılır Meclis'te? Yani muhalefet kalkıp "Hayır.. Cezaevlerinde bugünkü iptidai düzen sürsün.. Çeteler, radikal guruplar istedikleri gibi hüküm sürsün.. İçeri cep telefonu ve tabanca rahatlıkla girsin.. Rüşvet sistemi işlemeye devam etsin" mi diyecekler?

Bu millet, bunu yapanı affeder mi?
Hükümet, ekonomi ve çetelerin temizlenmesinde gösterdiği hassasiyet ve tutarlılığı cezaevi reformlarında da gösterse, arkasında milyonlarca kişinin desteğini bulacaktır.. Buna eminiz..

Oldu olacak cezaevlerinin yönetimini de İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'a bırakalım.. Eminiz ki, hem kısa sürede muma çevirir oraları, hem de bu konuda yapılması gereken reformları süratle hazırlayıp Meclis'e getirir..

Not: Saat 17.00. NTV'nin haberine göre, Mirzabeyoğlu 12 saat sonra yakalanmış. Adalet Bakanlığı'nı bir kez daha ve de yeni bir isyana kadar, bu büyük başarısından dolayı kutlarız... Suçluların cezaevlerinden alınıp mahkemelere sevki için, illa ki, mahkemenin, cezaevi yönetimi hakkında suç duyurusunda bulunacağı açıklaması mı gerekiyor?

Amma garip ülkeyiz..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır