kapat

26.01.2000
Anasayfa
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
O Türkmenistan vatandaşı!
Türkmenistan lideri Saparmurad Türkmenbaşı, hayran kaldığı Pınar Eliçe'yi Türkmenistan vatandaşı ilan ederek, iki saat içinde pasaport çıkarttırdı ve "Bu kapı sana her zaman açık" dedi

İlk kez bu yıl yapılan Türk-Türkmen Bayramı için Türkmenistan'a giden Pınar Eliçe, ülkenin lideri Saparmurad Türkmenbaşı'nı kendine hayran bıraktı. İki gün içinde Türkmenistan vatandaşlığı verilen ve kendisine orada toprak teklif edilen Eliçe'yi ülkenin Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve Tekstil Bakanı, Türkmenbaşı'nın gönderdiği güllerle uğurladı.

- Türkmenistan'a ilk gidişiniz miydi?

- Bu sadece Türkmenistan'a değil, Türki Cumhuriyetler'den birine ilk gidişimdi...

- Bu konser için size teklif getirdi?

- Bu teklif bana devlet kanalıyla geldi. Devlet Bakanı Yüksel Yalova, milletvekilleri ve Türkmenistan'da önemli işlere imza atan işadamlarının katıldığı bir organizasyondu. Benide bu organizasyonda yer alan işadamlarının oyuyla seçmişler.

- Türkmenbaşı'nı kendinize hayran bıraktınız orada. Daha önceden tanışıyor muydunuz?

- Onunla daha önce hiç tanışma fırsatım olmamıştı. Kendisi de beni sadece ismen tanıyormuş. İlk kez orada karşılaştık. Önümüzdeki ay çıkaracağım albümüm orada dağıtılınca Türkmenler beni daha iyi tanıyacaklar.

-Türkmenistan lideri Saparmurad Türkmenbaşı ile ilk kez nerede karşılaştınız?

- Sarayın konser salonunda verdiğim konserde karşılaştık. İki saat süren konserde beni hayranlıkla izledi.

- Bu hayranlığı ifade etmek için de elinizi öptü... Üstelik iki kez... Bu nasıl gerçekleşti?

- İki saat boyunca sahnede kaldım. Bu sırada Türkmenbaşı'nın masasına gidip ona çiçek verdim. Kendisi de ayağa kalkıp elimi öptü bu yaklaşım sonucunda. İkinci kez elimi öpmesine ise bana konserim sırasında verdiği hediyeler vesile oldu. Sahneye çıkıp bana bir Türkmen halısı, bir geleneksel Türkmen şalı ve bir de 200-300 yıllık antika bir kolye hediye etti. Kendisine teşekkür ettiğimde elimi öperek sahneden indi.

- Sarayda verdiği davette protokol sırasında oturmuşsunuz. Başka sanatçılar da yer aldı mı orada?

- Bana özeldi... Türkmenbaşı'nın sarayında verdiği yemekte bir yanında ki buna ikinci taht diyorlar ben oturdum, diğer yanımda da annem. Beni davet etti çünkü sanatçıya büyük saygı duyuyor. Bana yapılan iltifatı da tüm Türkiye'ye yapılmış olarak algılıyorum.

- Niye yalnızca siz ve anneniz?

- Türkmenbaşı anneme de hayran kaldı ve iltifat etti. "Yüzün bu kadar güzel olduğuna göre kalbin de güzeldir. Tipik bir Türk kızısın sen" dedi bana. Bundan sonra yapılacak iş beni dünyaya tanıtmakmış. Protokolde bana yer vererek böyle bir destek sağlamış oldu. Bakan Yüksel Yalova da bu yeri hak ettiğimi söyledi.

- Konserde kendinizi alımlı buldunuz mu?

- Geceye gerçekten çok iyi hazırlandım. Çok dekolte falan giyinmedim, çünkü orada Türkiye'yi temsil ediyordum.

- Konser sonrasında verilen yemekte Türkmenbaşı sizi dansa da kaldırmış...

- Evet, beni dansa kaldırmaya geldiğinde resmen şok oldum. Kalktım, herkes de bizi alkışladı.

-Hem annenize hem de size iltifatlar arka arkaya gelmiş. Nelerdi bunlar?

- Gelip kulağıma bir şey fısıldamadı. Söyledikleri gizli saklı değildi, herkes duydu. Anneme "Anasına bak, kızını al" dedi. Bana söylediği en etkileyici ses ise "Yılan gözlü" oldu. Yılan onlar için çok önemli, amblemlerinde bile çift başlı yılan var.

- Sık sık da şerefinize kadeh kaldırmış, doğru mu?

- Onlarda adet böyle. Yalnızca benim için değil, yemeğe katılan hemen herkesin şerefine kaldırdı.

- Bu kadar çok fondip yapınca sarhoş olmadınız mı?

- Alkol almadım. Alkola karşı olduğumdan değil Türkiye'yi temsil ettiğim için. Meyve suyu içtim.

- Sizi etkileyen başka neler oldu?

- Benim için en gurur verici şey, yemekte 200 kişinin karşısında beni "Karındaşı" ilan etmesi oldu. Yani kardeşliğimi ilan etti. Her zaman Türkmenistan'a gelebileceğimi, hatta bana orada toprak verebileceklerini bile söyledi. Hatta iki saat içinde Türkmenistan vatandaşı ilan ederek pasaport bile çıkarttırdı. Yani artık hem Türk hem Türkmenistan vatandaşıyım. "Burası da senin vatanın. Bu kapı sana her zaman açık" dedi bana.

- Kendisini bu yemekten sonra bir daha gördünüz mü?

- Hayır, ertesi sabah dönmek üzere yola çıktım zaten.

- Türkmenistan'a bir daha ne zaman gitmeyi düşünüyorsunuz?

- 19 Şubat'ta... Hem Türkmenbaşı'nın doğumgünü, hem de onların Bayrak Bayramı...


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır