kapat

25.01.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

Plaka ağaları ve vergi kaybı!

TAKSİ plakası devirleri nedeniyle devletin vergi kaybına uğradığını, İstanbul'daki plaka ağalarının gerçek taksicilerin iliğini kanını emdiğini dile getirmemden sonra çok sayıda gerçek taksi şoföründen telefon ve mektup aldım... Bazı taksiciler, Almanya'daki uygulamayı örnek gösterdi, "Erdal Abi; plaka, kurs görüp imtihana giren gerçek taksi esnafına verilmeli" dedi.. Bazı taksiciler, "Arabalara yazar kasa takılmazsa vergi kaçağı önlenemez" görüşünü gündeme getirdi...

İsmi bende saklı bir taksi şoförü ise, plaka ağası patronunun devletten nasıl vergi kaçırdığını şöyle özetledi:

"Bizler İstanbul sokaklarında 24 saat direksiyon sallayan, ekmeğini taksi şoförlüğü ile kazanan ama ne yazık ki kiralık plaka ile çalışan insanlarız.

Benim patronum Almanya'da çalışıyor. 4 plakasından biri bende. Diğer üçü de akrabalarının üstüne kayıtlı. Bu konuda devletin ne kadar kaybı olduğunu anlatayım. Benim plaka sahibimin 4 plakadan aldığı yıllık hava parası:

3 milyar x 4 = 12 milyar lira

Aylık kira:
300 milyon x 4 = 1 milyar 200 milyon lira.

Yıllık tutar ise 14 milyar 400 milyon lira.

Kısacası benim plaka sahibimin eline yılda 26 milyar 400 milyon lira geçiyor. Ama devlete beş kuruş vergi vermiyor. Çünkü vergiler biz kiracılara ait. Bizim ödediğimiz vergi de 80 milyon lira gibi gülünç bir rakam....

Hiç birimizin ne sigortası var, ne de Bağ-Kur'u ..."

*

Bir başta taksici yakınıyor:
"Yıllardır taksicilik yapıyorum. Ticari taksiler hiçbir zaman gerçek sahibinin olmamıştır. Olamaz da. Çünkü bunu yönlendiren plaka mafyasıdır. Plakaları piyasadan toplayıp istediği gibi fiyatını belirleyip satıyor. İnanın 20 gün içinde bir plakanın fiyatı 25 milyar lira prim yaptı. Bunları kim alıyor? Tabi ki para babaları. Kim çalışıyor? Gariban şoför esnafı."

*

Bir başka feryat:
"Şoför esnafının çoğunluğu mağdur durumda. Hep plaka ağalarının hizmetinde mi çalışacağız? Elinde 60-70 taksi plakası olan ve bunun ticaretini yapan ağalar var. 18 bin ticari plaka varsa, 30 bin de korsan olarak çalışan taksi var. Bunlar niçin önlenemiyor? 1000-2000 plaka ihaleye çıkarılsın mafyanın beli kırılsın. Son günlerde Oto Center'de plaka fiyatlarının tırmanışı nedense durdu."

*

SON SÖZ: İçişleri Bakanı Saadettin Tantan bu sömürüyü neden durduramıyor... Devleti trilyonlarca lira vergi kaybına uğratan plaka ağaları ile neden bir türlü fırsat bulup uğraşamıyor?

Kadıköy'ün magandaları
KADIKÖY rıhtımından Taksim, Şişli, Nişantaşı'na dolmuş yapan şoförlerden bir süredir şikayet yağıyor... Yakınmalar genelde ortak; "Müşterilerle alay ediyorlar... Keyfi ve kaba davranıyorlar... Gereksiz yere bekliyorlar..."

En son şikayet Kadıköylü Ahmet Uslu'dan geldi... Bakın Ahmet Bey başına gelenleri nasıl anlatıyor:

Geçen gün duraktaki kahyaya "Şoför beyler ne zaman teşrif edecekler?" diye sordum, "İstedikleri zaman!" yanıtını aldım. Kahyanın kabalılığı bununla bitmedi, "Dün Pazar'dı biz sizleri bekledik. Şimdi de siz bekleyin" diyerek diklendi.. "Siz burada kamu hizmeti yapıyorsunuz, böyle konuşamazsınız. Görevinizi yapmak zorundasınız. Sizi şikayet edeceğim" dediğimde ise "İstediğin yere şikayet et" diyerek başını çevirdi...

Kuyruktaki genç bir arkadaş ise, birgün kendisinin de kızıp bağırdığını kahya ve şoförler tarafından hırpalanıp sıradan çıkartılarak uzaklaştırıldığını söyledi.

*

SON SÖZ: İstanbul'un göbeğinde; Kadıköy'de insanlıktan nasibini almamış böyle magandalarla kim uğraşacak? İşine yetişmek için çırpınan Kadıköylüler mi, belediye görevlileri mi, trafik polisleri mi?

AKBİL'de soygun mu var?
AKBİLLERİNİ doldurmak isteyen İstanbullular, dolum gişelerinde çalışan belediye görevlilerinin merhametine, vicdanına mı emanet?

Yani sistem, dolumları kontrol edebiliyor mu? Akbil'e aldığı paradan daha azını yükleyenleri yakalayabiliyor mu?

Faruk Akıner, başına geleni bana gönderdiği faksta şöyle anlatıyor:

"Bakırköy'de bulunan Akbil gişelerinden birinde 21 Ocak günü saat 15.00 civarında 5 milyon liralık yükleme yaptırdım. Fiş verilmedi... Bilgisayarın ekranını da göremedim... İçime şüphe düştü, ilk makinada kontrol ettim, 4 milyon liralık yükleme yapıldığını gördüm... Sonra vezneye dönüp kavga kıyamet 1 milyon liralık daha yükleme yaptırdım...

Aynı anda yaşlı bir teyze de geldi. O da bir milyonluk yükleme yaptırmış, otobüse bir kez binebilmiş..."

*

Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna'yı uyarıyorum... Akbil yükleme gişelerinde bazı art niyetli kişiler belediyenin itibarına gölge düşürüyor... Halkın parasına tamah edip, İstanbullular'ı soyuyor... Lütfen bu rezalete hemen el atın kafalardaki soru işaretlerini ortadan kaldırın Başkan!...

Son kurban üniversiteli Safiye
SAFİYE Aydoğan 21 Ocak günü saat 17.45'te Acıbadem Pomak Sokak'ta evine doğru yürüyor... Tam kapısına vardığı sırada, arkadan hızla gelen bordo renkli Uno marka aracın arka koltuğunda oturan bir kişi elini camdan çıkarıp, Safiye Erdoğan'ın omuzundaki çantayı kapıp uzaklaşıyor...

Aydoğan'ın çantasındaki nüfus cüzdanı, üniversite kartı, cep telefonu, kredi kartları, evinin anahtarları ve 66 milyon lira parası gidiyor...

Genç kız Hasanpaşa Karakolu'na gidiyor, başına gelenleri anlatıp, ifade veriyor...

Üniversite öğrencisi Safiye, gaspçıların ne ilk, ne de son kurbanı... İstanbul'un sokaklarını, caddelerini mesken tutan bu kişiler bugüne kadar yüzlerce kadının, genç kızın canını yaktı... Bazılarını yerlerde sürükledi, bazılarını yaraladı...

Her zaman yazdığım belirttiğim gibi bir kez daha dile getiriyorum; örgütlü suç şebekelerini dize getiren İstanbul polisi her nedense adi suçlar karşısında pek başarılı olamıyor... Özellikle kapkaçcıların kökünü kazıyamıyor...

Şimdi ne diyorsun İşözen!
AYFER Atay döneminde Beşiktaş Meydanı'na dikilen anıtın estetikten yoksun olduğunu, bu anıt çevresindeki dükkanların ise meydanı Mahmutpaşa'ya çevirdiğini gündeme getiren yazımdan sonra telefon eden mimar Erhan İşözen, "Erdal Abi bana haksızlık ediyorsun" demişti...

Tespitlerimi iletince ise "O anıtın oraya dikilmesine ben karşı çıkmıştım" diyerek suçu bir dönem birlikte çalıştığı Beşiktaş Belediyesi eski Başkanı Ayfer Atay'a havale etmişti...

Erhan kendini hep, "Ortaköy Mimarı" olarak tanıtır ve medyada bu isimle yer almasını ister... Halen Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'le çalışan İşözen'in bilgisine, birikimine diyeceğim yok... Ancak Beşiktaş Meydanı'ndaki düzenleme döneminde Başkan Ayfer Atay'ın yanında olduğunu bildiğim ve başkanın kendisine verdiği değeri gördüğüm için bence bu meydanın günahı onun...

Gelelim asıl konumuza; her yıl birkent uygulamasına "rüküşlük ödülü" veren İnsan Yerleşimleri Derneği bu yılki ödüle benim günlerce konu yaptığım Beşiktaş Meydanı'na dikilen anıtı layık gördü...

Bu ödül bile benim haklı olduğumu göstermiyor mu Erhan?

Eğer;
* Yaşlılara yer vermemek için otobüste uyuyor numarası yapıyorsanız,

* Kaçak elektrik kullanıyorsanız,

* İstanbul doğumlu olmayanların memleketlerine gönderilmesi gerektiğini savunuyorsanız...İstanbullu değilsiniz

Emeklileri sefil ettiler!
EMEKLİ aylıklarını Vakıfbank'tan alan onbinlerce emekli dün akşama kadar İstanbul'daki banka şubelerinin ATM'leri önlerinde bekleşti... Kartını sokup, şifresini yazanlar ekranda sadece hesaplarındaki paranın miktarını görebildi...

ATM'ler her işlemi yapıyordu, sadece para vermiyordu...

Bu uygulamayı, bizzat sabah yürüyüşüm sırasında Şaşkanbakkal'daki şubenin önünde gördüm... Emeklilerin öfkesini, çaresizliğini izledim...

Banka şubesine giren emeklilere aynı yanıt veriliyordu:

"Hat arızası var, elimizden birşey gelmiyor!"

Emekliler soruyordu:

"Hat arızası olsa bakiye gösterir mi?"
Acaba Vakıfbank Bölge Müdürü ne diyor? Emeklilerin sefil olmasına hat arızası mı, yoksa ATM'lerin kasalarının boş olması mı yol açtı!

Gülersoy, Selami Başkan'a kırgın!
ÇELİK Gülersoy'a yapılan haksızlıklar bitmiyor... Gülersoy, son darbeyi Kadıköy Belediyesi'nden yediğini söylüyor...... Çelik Bey, "Fenerbahçe Parkı'ndaki Romantika'da zarar ediyorduk... Bu zararı parkın kenarındaki otoparktan sağladığımız gelirle karşılıyorduk.. Ancak Selami Başkan burayı kendisi çalıştırmaya başladı... 7 kez telefon ettim, karşıma çıkmadı" diyor... Selami Başkan bana söz verdi, "Arayıp gönlünü alacağım" dedi... İnşallah unutmamıştır...

İstanbullular'ın dert köşesi

KADIKÖY
Bina yıkılacak!

OSMANAĞA Mahallesi Kalem Sokak 16 numaralı apartmanın yanındaki boş ahşap bina yıkılmak üzere. Bu binanın önünde de Salı Pazarı kuruluyor. Belediyemize de bu durumu defalarca bildirdik Ama ilgilenen yok.

Gülhanım Yoldaş

YEDİKULE
Tehlikeli geçit

SURDIŞI mezarlık yanındaki tren köprüsünün orta ayağı çatlak. Bu köprünün altından geçerek sahil yoluna giden araçlar büyük tehlike içinde.. Işıklar olduğu için araçlar köprünün altında durmak zorunda kalıyor.

Mehmet Garzan

KAĞITHANE
Kaçakları önleyin!

ÇELİKTEPE Mahmut Şevketpaşa Caddesi Kıvılcım Sokak'ta hergün elektrikler kesiliyor. 4 yıldır bu çilemizden kurtulamadık. Kaçak elektrik kullanımından dolayı aşırı yükleme oluyormuş. O zaman kaçakları önleyin.

Çevre sakinleri

PENDİK
Kap-kaç oluyor

BURUNDAKİ Mektep Sokak ve Subay Lojmanları civarında elektrik direkleri olmasına rağmen bir tane aydınlatma lambası yanmıyor. Bu yüzden, gündüz bile kap-kaç olayları oluyor. AKTAŞ'ın ilgilenmesini istiyoruz.

Süreyya Yılmaz

BAKIRKÖY
Pazarı taşıyın

YEŞİLKÖY'de Çarşamba günleri kurulan ve yeni yerine bir türlü taşınamayan pazar yüzünden evlerimize girip çıkamaz olduk. Muzaffer Erdönmez İlköğretim öğrencileri de bu yüzden zor durumda kalıyorlar.

Sibel Karaseken

GÖZTEPE
Kısıntı mı var?

TÜTÜNCÜ Mehmet Efendi Caddesi ve çocuk parkının çevresinde ikişer saat süreyle hergün elektrikler kesiliyor. Kısıntı yapılıyorsa saatini bilmek hakkımız. İnsanlar asansörlerde kalıyor. Bu konuda açıklama bekliyoruz.

Nazan Erkmen

FERİKÖY
Tuzak gibi!

KUYULUBAĞ Sokak'ta çöp kamyonunun neden olduğu çukur bir aydır kapatılmadı. Üzerine iki-üç taş koyup bıraktılar. Şimdi tam bir tuzak olarak duruyor. Araçlar içine düşünce hasar görüyor. Bu çukuru hemen kapatın.

Sokak sakinleri

ESENYURT
Durak eskidi

ÖRNEK Mahallesi son durak sakinleri olarak mağdur durumdayız. Durağımızın yan sacları olmadığı için yağmurlu havalarda bütün su içeri giriyor. Otobüs beklerken herkes ıslanıyor. İETT'den acilen kapalı durak istiyoruz.

Ali Ersin

GÜNGÖREN
Köpekleri toplayın

MERKEZ Mahallesi Sokullu Mehmet Paşa Sokak'ta evlerimize korkarak girip çıkıyoruz. Başıboş gezen köpeklerin gündüz saldırılarından gece ise seslerinden bıktık. Bu köpeklerin toplanmasını istiyoruz.

Burcu Atabey

ŞİŞLİ
Bakımsız geçit!

MEYDAN Camii yanında bulunan yaya üst geçitinin mozaik basamakları aşındı bu yüzden insanlar kayıp düşüyor.. Geçitin ayaklarının çevresindeki taşlar da kırıldı. Her basışta çamurlu sular üzerimize sıçrıyor. Dr. Nedim Uzey

K.ÇEKMECE
Çamura bulandık

GÜLTEPE Mahallesi Demirci Sokağı İGDAŞ tarafından kazıldı. Fakat üzerini doğru dürüst kapatmadan gittiler. Öz Bulut Sitesi sakinleri olarak yazın toz-toprak içindeydik, yağmurlar başladı şimdi çamura bulandık. Naci Polat

B.EVLER
Zifir karanlık

YENİBOSNA Hürriyet Mahallesi Gazi Sokağı'nın aydınlatma lambaları uzun zamandır yanmıyor. Saat 17.30'dan sonra her taraf zifiri karanlığa gömülüyor. Evlerimize akşam gitmeye korkar olduk. Çare arıyoruz. Sokak sakinleri

RAMİ
Cadde çöplük oldu

YENİ MAHALLE Reşadiye Caddesi, gıda toptancılarının çöplüğü haline geldi. Kapı önlerine bırakılan çöpler bütün gün alınmazken, her taraf pislik içinde kalıyor. Özellikle sabahları ağızımızı burnumuzu kapatarak yürüyoruz.

Ayşe Gündüz

Z.BURNU
Kaldırım işgali

SÜMER Mahallesi 30/5 Sokak'taki bütün dükkanlar eşyalarını kaldırıma çıkartıyor, otomobil lastiğinden, meyva-sebze kasalarına kadar herşey yürüyüş yolunu işgal etmiş durumda. Mecburen caddeden yürüyoruz....

Rıza Çekcen

ÜMRANİYE
Çukurları kapatın

KAZIM Karabekir Mahallesi Adem Yavuz Caddesi yıllardır asfaltlanmayı bekliyor. Caddenin bir ucundan diğer ucuna kadar en az 20 tane çukur var. Araçlar birinden kaçsa diğerine düşüyor ve hasar görüyor.

Dr. İbrahim Uygurlu

SUADİYE
Bu ne kesintisi?

ÇOLAK İsmail Sokak'ta oturuyoruz. 10 gündür sabah-akşam elektriklerimiz kesilmeye başladı. Kesildiği zaman da en az iki saat gelmiyor. Özellikle hafta sonları perişan oluyoruz. Aktaş ise devamlı değişik cevaplar veriyor.

Berna Kaşkal

B.ÇEKMECE
BÜYÜKÇEKMECE'den E-5 'e çıkıştaki virajların başlangıcındaki aydınlatma lambaları yanmadığı için devamlı kaza oluyor. Mehmet Yılmaz


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır