|
|
Korkunç Derya!
Para hırsı gözünü öyle bürümüştü ki, hiç tereddüt etmeden üç cinayet işletti.
Adanalı mazbut bir ailenin kızıydı Derya Sudun. Babası emekli öğretmendi, annesi ise ev kadını. Derya, genç kızlığı boyunca hep bu "mazbut" yaşantıdan kurtulmayı düşledi.
Öyle bir hırstı ki benliğini kaplayan, Derya önüne çıkan hiçbir engeli tanımadı. Önce ailesini terketti. Sonra batırdığı şirketin tüm borçlarını babasının üzerine gösterdi.
Fatih'ten 100 milyar lira paralarını almak için kaçırdığı 4 işadamının 2'si ile suç ortağının infaz emrini gözünü kırpmadan verdi. Şimdi cezaevinde. İdamı isteniyor.
Adana'da ilkokul öğretmeni bir baba ile ev kadını bir annenin kızı olarak dünyaya geldi Derya Sudun... Kendi halinde bir yaşantıları vardı. Genç kızlığa ilk adım attığı yıllarda, Sudun'un en çok nefret ettiği şey bu yaşam tarzı olmuştu. Onun gözü hep yükseklerdeydi. O hep zengin olup lüks bir yaşam sürmenin hayalini kuruyor; paranın ve gücün peşinde koşuyordu.
EVİ TERKETTİ
Liseyi bitirdikten sonra Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne kaydolup, Adana'da çalışmaya başlamıştı. Ama yaptığı geçici işler onu tatmin etmiyordu. Kardeşleriyle birlikte iş kurdu. Fakat, iflas etti. Ardından İstanbul'a gitmeye karar verdi. Annesinin tüm yalvarmaları kar etmedi. Derya, büyük oynamayı kafasına koymuştu bir kez. Kafasına koyduğunu da yapardı.
Böylece eşyalarını toplayıp yola çıktı. Bir daha hiç aramadı ailesini... Sonra İstanbul günleri başladı Derya'nın. İleriki yıllarda birlikte cinayet işleyeceği, sonra da öldürteceği Kemal Bartık'la birlikte tekstil işine girdi. İlk günlerde işleri çok iyi gidiyordu. 450'ye çıkmıştı yanlarında çalıştırdıkları adam sayısı.
BABASINI DA YAKTI
Fakat Derya'nın şansı yaver gitmedi. Almanya'daki müşterileri siparişleri iptal edince 1.5 milyon marklık yatırımı batıverdi. İşte o anda "kolay yoldan para kazanma" fikri düştü Derya'nın aklına. Bugüne kadar emeğiyle kazanmaya çalışmış, ama olmamıştı. Bundan sonra "illegal" yollara başvuracaktı. İlk kurbanı özbabası oldu. Şirketin tüm alacaklılarına babaevinin adresini verdi. Zavallı babası Hüseyin Sudun, icralarla hacizlerle boğuşurken o "suç ağını" örmeye başlamıştı çoktan.
Eski iş, yeni suç ortağı Kemal Bartık'la plan yaptılar. Dolandırıcılık yapacaklardı. İlk iş olarak gazetelere ilan verdiler, "Spot piyasaya beyaz eşya satılır" diye. Ağlarına Fatih'te İrem Spot adlı mağazayı işleten Eyüp Marangoz ve Mesut Yaşar ile arkadaşları Haluk Toptaş ve Hikmet Şimşek düştü. 100 milyarlık mal satmak için anlaştılar, herşeyden habersiz işadamlarıyla.
MÜTHİŞ SENARYO
Kurbanların hiçbir şeyden şüphelenmemesi için Güngören'de lüks bir büro tutup göz boyadılar. Sonra planın ikinci aşamasına geçtiler. İşadamlarını, malları göstermek için Güngören'de bir depoya götürecek, bu sırada Mali polis baskın yapmış gibi "oyun oynanacak" sonra da yanlarındaki 100 milyarı "rüşvet" gibi alıp kaçacaklardı. Telsizli adamları, silahları hazırdı...
Ama planın bu aşaması yürümedi. İşadamları, depoya "parasız" geldiler. Sadece kredi kartları ve arabaları vardı yanlarında... Kredi kartından da sadece 2 milyar 175 milyon lira çıktı. Bir kez daha başarısız olmuştu Derya. Bu da onu çıldırtmaya yetip de artmıştı. Önce işkence yaptırdı 4 kurbanına. Sonra ölüm emrini verdi. Kardeşi Cumhur Sudun, Eyüp Marangoz ile Mesut Yaşar'ı öldürdü önce. Sıra Haluk Toptaş ve Hikmet Şimşek'e gelmişti ki, onların kaçtıklarını farkettiler.
ÖFKE KUSTU
Bu sırada, Derya Sudun, öfkeden kıpkırmızı kesilmiş, çığlıklar atıyordu. Bu sefer ki hedefi Kemal Bartık'tı. Sudun, "Senin yüzünden boşu boşuna katil olduk. Hem de 3 kuruş para alabildik" diye bağırıyordu Bartık'a. Sonra Bartık'ın ölüm emrini veriverdi. Kardeşi Cumhur Sudun ile adamı Metin Yılmaz, Kemal Bartık'ı Firuzköy'e götürdü. Orada da öldürdü.
Bu işten sıyrılabileceklerini uman Derya Sudun ile çetesinin umutlarını ise ellerinden kaçırdıkları iki iş adamı bozdu. Onların ifadeleri doğrultusunda çeteyi deşifre eden polis, Derya Sudun ve 2 çete üyesinin Bakırköy Yenimahalle Yanıkses Sokak numara 8'deki bir evde saklandığını belirledi.
KISKIVRAK YAKALANDI
Sabaha karşı 02.00'de eve gelen bir polis, yardım isteyen bir vatandaş gibi kapıyı çalarak içerdekilere seslendi. Kapının açılmaması üzerine çevre güvenliğini alan güvenlik güçleri, binayı kuşattı. Olay yerine getirilen çilingire çelik kapıyı açtırıp, baskını gerçekleştiren ekipler, Derya'yı kıskıvrak yakaladı.
Suçunu itiraf eden Derya Sudun şimdi cezaevinde. Zengin olma hayalleri demir parmaklıkların ardında son buldu... Ama olan, hem ailesine, hem kandırdığı kişilere hem de canına kıydırttığı masum insanlara oldu.
GÜNGÖR KARAKUŞ/ZUHAL ERGÜZEL
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|