Koç Holding Başkanı Rahmi Koç, sanayide artık normal sanayiciliğin hammallık olduğunu, pazarlamanın daha önemli hale geldiğini söyledi. Milenyum söyleşimizin ikinci ve son bölümünde Rahmi Koç sorularımızı şöyle yanıtladı.
* Son dünya krizi ortaya yeni bir finansal mimarı, yeni düzenlemeler getirdi. Dünyada sanayi açısından da yeni bir trend, mimarı, yapılanma çıkıyor mu? Bunu gözlemliyor musunuz ve uyum gereğini duyuyor musunuz?
Dünyadaki sanayiye bakarsanız devre devre değişmiştir. Önce buhar sanayi vardı. Sonra içerden yakıtlı dizel ve benzin motorlu devir başladı. Ondan sonra bilgisayar devrine geçildi. Şimdi de genetik devri; insanın ömrünü uzatacak, kromozomlarını değiştirecek bir çağ başladı. Dehşet bir gelişme. Biliyorsunuz genetik gıda maddeleri üretilmeye başlandı. Dolayısıyla bundan sonra bu devre başlayacak.
Sanayide de normal sanayicilik hamallık oluyor. Şimdi iş aleminde de yapımcılık değil de satıcılık ve pazarlama daha mühim oluyor. Pazarlama ağlarının kurulması, elektronik ticaret ön safhaya çıkıyor. Her şeyi evinizden, ofise gitmeden oturduğunuz yerden hayatınızı organize etme imkânı doğuyor. Bunlar büyük değişimler, büyük gelişimler. Bildiğiniz o mal üretme devri yavaş yavaş kapanıyor. Mesela şu internetteki esamesi okunmayan, bir kuruş kâr etmeyen şirketlerin hisseleri, ileriye dönük kâr edileceği hesap edilerek milyarlarca dolarlık piyasa değeri arz ediyor.
* Bu gelişmeler ışığında siz Koç Topluluğu olarak bir strateji değişikliğine gittiniz mi?
Sanayide, bizim ağırlığımız üç tane konuya ehemmiyet kazandırıyor. Bir tanesi mevcut sanayilerimiz içinde bu önümüzdeki 10 senede karşılaşacağımız rekabete hangileri uyar, hangileri uymaz meselesi var. Uyacaklara daha fazla yatırım yapmamız lazım. Bir de bizim ağır sanayiden yavaş yavaş hizmet sanayine kaymamız lazım. Bankacılık, sigortacılık, finans, perakendecilik sektörüne ağırlık vermemiz lazım. Memleketin ihtiyacı olan enerji sektörü var ki, onda şimdilik özelleştirmeden aldığımız yap-işlet-devret santrallarında Türkiye enerjisinin yüzde 10'u bizim aracılığımızla temin edilecek. Bunu daha da genişleteceğiz, yeni santrallara da gireceğiz. Ondan sonra, bilgi teknolojileri dediğimiz bilgisayar, telekom, kablo ve bununla ilgili bugün dünyadaki en moda sektörlere girmeyi planlıyoruz. Bu alanda çalışmalarımız çok ilerledi. Yabancı ortaklarımız var. Daha fazla teknoloji üretmeyi, daha fazla dışa açılmayı, yeni sahalara girmeyi planladık.
Bir defa kendi markamızı Avrupa'da tutma çabası içindeyiz. Beko'da buna başlayalı 5 yıl oldu. İyi yerlere geldik.
* 90'lı yıllardan sonra 2000'li yıllar Koç Holding için yeniden yapılanma ve atılım yılları mı olacak?
Her sene 600 milyon dolarlık yatırım yapıyoruz. Yalnız Otosan'a 700 milyon dolarlık yatırım yapıyoruz ki, 100 bin tane araba ihraç edeceğiz. Bu Türkiye ihracatının yüzde 2.7'si olacak, Koç'un ihracatını katlayacak. Telekoma yatırım yapacağız, enerji sektörüne girdik. Yurtdışında kendi sistemlerimizi yerleştiriyoruz. Migros her hafta iki tane mağaza açıyor. Samkoç Oto diye Özbekistan'da ticari araçlar yapıyoruz, orada askeri vasıta da yapmamızı teklif ediyorlar.
Burada bir şey daha söyleyeceğim, insan faktörü çok önemli. Gelişmiş insan faktörü idarecilikte de, orta kademe mühendislikte de, ustabaşılık da, işçilikte de çok mühim. Para bulunur, teknoloji transfer edilir, makine satın alınır ama insan faktörünü bir günden bir güne alamıyorsunuz. Onu yetiştirmek lazım. Şarap yapar gibi seneden seneye yoğurmak lazım. Biz buna epey para harcıyoruz. Kafa yetiştiriyoruz, bunun için üniversiteleri açtık. Daha kaliteli insan gücü kazandırmak için.
Devlette olduğu gibi bizde de şirket adedi çok. Bizde de bürokrasi var. Çok adam var. Biz de bazı şirketlerimizi birleştirmekte sinerji görüyoruz. Bunun en kapsamlısını Arçelik Grubu'nda yaptık. Arçelik ile Beko Ticaret'i, Ardem'i, Türk Elektrik'i birleştirdik. Bu grubun dışında bir tek Beko Elektronik Sanayi kaldı ki, kahverengi mamuller dediğimiz o mamüllerde dünyada da pek birleşme yok. Şimdiye kadar Koç'un çerçevesi satış şirketi satışa bakar, imalat şirketi imalata bakardı. Şimdi kâr marjları çok daraldığı için bir koyundan üç post çıkmıyor. Satış, distribütör ve imalatçı, bunların hepsini birleştiriyoruz.
* Beko ile Arçelik'in sadece beyaz eşyası mı birleşmiş olacak?
Arçelik'in şemsiyesi altında Beko dediğimiz şirket de aynı gruba dahil oluyor, fakat Beko markası devam edecek. Beko şirketi kağıt üzerinde kalacak ve markasını Arçelik'e kiralamış olacak. Halka açık olan Beko Elektronik bu birleşmeye dahil değil. Onun markası bu tarafa veriliyor. Halka açık olan Beko Elektronik'in bununla bir ilgisi yok. Sadece mamulleri bu sistem içinde.
Borsayı ben izlemiyorum, arkadaşlarımdan duyuyorum. Borsanın üç-dört faktörü var. Bizim borsanın derinliği yok, genişliği de düşük. En ufak bir hareket borsada hemen netice veriyor. İkincisi bu son alınan kararlardan sonra çok iyi rant getiren Türk borsasına yabancı yatırımcılar tekrar hücum ettiler. Şirketlerin sınıflandırmaları lazım ki bu şirketler de hem bu sınıflandırmaya göre borçlanabilsinler hem de onların hisseleri yatırımcılar tarafından daha arzuyla ve emniyetle satın alınabilsin. Dışardan sıcak para geldiği zaman bizim borsa yükseliyor, ekonomide iyi kararlar aldığın zaman ve başka yerde rant az olduğu zaman borsa çıkıyor, yoksa emlağa, altına, devlet tahviline kayıyor.
Bir de bizde uzun vadeli borsaya yatırım yapanlar çok az. Bizim yatırımcımız ise borsaya girip çıkıyor ki o da borsayı dalgalandırıyor ve hareketlendiriyor. Dolayısıyla Türk Borsası enteresan. Başka borsada olmaya benzemez burada oynamak, çok dikkat etmek lazım. Bir de borsada kazananlar olduğu zaman kaybedenler de daima olur, onu da hiçbir zaman unutmamak lazım. Herkesin kazanması gibi bir şey yok. Ama yavaş yavaş oturacaktır. Bizim borsa bu sınıftaki borsaların içinde gene en büyüğü, en dinamiği, en aktifi, en büyük kârların da yapıldığı yer.
* Yeni bir halka açılacak şirketiniz olacak mı?
Bunun için şirketin muhayyen bir boyuta gelmesi lazım. Küçük bir şirketi borsaya sürmenin manası yok. Borsanın yükseldiği bir dönemde bu işe girişmek lazım. Üçücüsü de çıkacak hisse senedinin değerini çok iyi hesap etmek lazık ki, ertesi gün yatırımcılar kaybedip mağdur durumda kalmasın.
ABDURRAHMAN YILDIRIM