kapat

24.01.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr )


Meğer Bakan Bey de dertliymiş

Geçen Çarşamba günü bu köşeden Tarım ve Köy İşleri Bakanı'na seslenmiş, "Şu lojman konusunu hallediver..." demiştim. Eksik olmasın Sayın Prof.Dr. Hüsnü Yusuf Gökalp, hemen beni arayarak, bilgi verdi.

Meğer Bakan bey de bu dertlerden muzdaripmiş... "O kadar haklısın ki Ahmet Bey... Ben de geldiğim günden beri bu işlerle uğraşıyorum. Lojman ve resmi araç kullanımı konuları o kadar dejenerasyona uğramış ki, beni galiba bir süre daha uğraştıracak. Gerek politik nedenler, gerekse yöneticilerin gevşek davranması işleri bu hale sokmuş. Bakanlık görevine başlamam itibariyle sadece Ankara'da değil, tüm illerimizde titizlik içerisinde genel bir çalışma başlattık. Özellikle lojman ve tahsislere ilişkin tüm bilgileri İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığımızdaki bilgisayarlara yüklettim.

Şu anda Bakanlığıma tahsisli 5 bin 507 lojmanın durumu bilgisayarlarda mevcut. Bir de çıkmamakta direnenlere lojman kiralarını yükselterek caydırma yönüne gittik. Mesela; metrekare başına 170 bin lira olan bir yeri 1 milyona kadar yükselttik mi çıkmak zorunda kalıyorlar. Resmi araçlarda da yeni uygulamalara gidilerek, tahsislerin çoğunu kaldırdım."

Bakan beyin açıklamasından da anlaşılıyor ki, şu lojman ve resmi araba konusunda o da hayli dertli... Ama işe azimle ve sıkıca sarılınca bal gibi üstesinden gelebiliyor. Ben Sayın Tarım Bakanımızın bu davranışının diğer meslektaşlarına da örnek olmasını dilerim. Zira diğer bakanlıklardan da aynı şekilde lojman ve resmi araba şikayetleri gelmeye başladı. İleride onlara da değineceğim.

CONTINENT'in kapısı mı, yoksa tuzak mı?...
Hani belki bu bahsedeceğim olay olağan bir durumdur veyahutta kırk yılda bir başa gelir. Ama önemli olan bu olayın meydana gelmesi değil, zihniyet ve davranışlardaki çarpıklıktır. İşte CONTINENT Alışveriş Merkezi'nin kapı meselesi de böyle bir şey...

Geçenlerde bir bayan müşteri alışveriş için Continent'e gitti. Giriş kapısı açıktı. Çantası elinde tam içeri girerken otomatik kapılar hızla harekete geçerek şiddetle çarptı. Bu ani çarpışın hızı ile yere düşen kadıncağızın gözü şişti. Siz olsaydınız ne yapardınız?... Herhalde kalkar, gider mağaza görevlisine durumu şikayet ederdiniz. O da aynısını yaptı. İlk gördüğü güvenlik görevlisine durumu anlattı ve kendisine, mağazanın bir yetkilisi ile görüşmek istediğini söyledi. Ama güvenlikçi, "Gerek yok, şurada hemşire var, git o bakıversin..." dedi. Kadıncağız, iki gün süre ile bir yetkili ile görüşmek için çabaladı, durdu ama bir türlü başarılı olamadı. Tabii bu arada doktora gidip, gözünün tedavisini de yaptırdı. Hadi bakalım Contınent'in yetkilileri, şimdi bana cevap verme hazırlıklarına başlayın. Vereceğiniz cevabı da tahmin ediyorum. Ama yine de sizlerden bu konuda bir açıklama bekliyorum, anlaşıldı mı?...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır