İSTANBULLULAR sabah işlerine yetişmek için vapurlara, otobüslere, trenlere, tramvaya koşuyor. Öğle tatillerinin ardından işlerine gecikmemek için yine soluksuz kalıyor. Akşam mesai bitiminde bu kez eve zamanında yetişebilme mücadelesi veriliyor; yine soluk soluğa bir koşuşturma yaşanıyor. Bu bitmez tükemmez, kesintisiz koşuşturmanın temelinde "kuralsızlık" yatıyor.
İSTANBUL'da hiç bir toplu taşıma aracının saati, tarifesi, ne zaman gelip, ne zaman gideceği belli değil. Otobüsün dolmuşun nerede, ne zaman, ne kadar süreyle trafiğe takılacağını, trenin vapurun ne kadar rötar yapacağını kimse bilemiyor. Bu "bilinmezlikler ve güvensizlikler" yüzünden İstanbullular kendilerini ilk vasıtaya atabilmek, işlerine ve evlerine bir an önce ulaşabilmek için koşuyor, koşuyor, koşuyorlar...
RAMAZAN YAZGAN