kapat

19.01.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
MURAT BİRSEL(mbirsel@sabah.com.tr )


Böyle başkent olmaz!

Ankara'dayım... Başkent kara teslim, vaziyet perişan!

Yollar kapalı, trafik felaket.

En fecisi yayaların durumu...

Kayan kayana, düşen düşene!

Kaldırımda biriken karlara kimse dokunmayınca buza dönüşüyor, koskoca başkent dev bir kontrolsuz buz pateni sahası haline geliyor.

Geceleri sokağa çıkma cüreti için delicesine bir macera hissinizin olması lazım...

Gece basınca, kayan yollara, bir de elektrik kesintisiyle gelen karanlık ekleniyor. Bu durumda kayınca, nereye doğru kaydığınızı da göremiyorsunuz.

Ankara utanılacak durumda!

Dünyada üzerine kar yaran başkent çoktur, böylesine perişan olanı azdır...

Ve artık bu manzara bize yakışmıyor.

"Neden böyle" sorusunu sorup da biraz deşince işin altından belediyeler çıkıyor.

Anlaşılan büyükşehir belediyesiyle ilçe belediyeleri farklı partiler olduğunda iş sarpa sarıyor.

Büyükşehir belediyesi ilçelere "Kendi yolunu kendin kardan temizle" diyor, ilçe belediyesi de "Burası şehrin ana arteri" diyor, iş ortada kalıyor.

Yoksa araç da var, tuz da...

Niyet yok ve maalesef sevgi yok.

Ankaralıyı seven olsa Ankara bu kadar bakımsız olmaz.

Yazık!

Daha da yazık olanı konunun sahibi olmaması!

Durumun şikayetçisi çok.

Bütün başkent sızlanıyor.

Sahibi yok!

Birileri çıkıp da "Kusura bakmayın bu durum bizden kaynaklanıyor, sorun şu çözümü budur. Şu kadar günde çözüyoruz, anlayışınız için teşekkür ederiz" demiyor.

En üzücü ve umut kırıcı olanı da bu!

17 yıl sonra gelen icraat

Siyasetin hafızası yok deriz, oysa Ankara'daki haber merkezlerinin hafızası çok kuvvetlidir.

Yıl 1983, İstanbul eski milletvekili Yılmaz Hastürk (DTP Gn. Bşk. Yard.) bir kanun teklifi veriyor. Özü şöyle:

Resmi araçlar maksat dışı kullanılıyor, çarşı pazar geziyor. Bakan, müsteşar ve Emniyet Genel Müdürü dışında kalan bütün makamlar, işe gidip gelirken taksi kullansın.

Fiş kesilsin, taksi şoförleri de bu fişlerin karşılığı parayı Ziraat Bankası'ndan alsın.

Teklif kanunlaşmıyor...

Aradan 17 yıl geçiyor, takvimler 2000 yılını gösteriyor.

Maliye Bakanlığı'ndan bir ses yükseliyor:

Memurlar taksiye binsin

Çalışanlara şirketten hisse denklemi

Havaalanında işadamlarının konuşmalarına önce kulak misafiri oldum. Sonra da sohbete katıldım. Bilgisayarlarına ileriye dönük tahminler yaptırıyorlar. Kur farkı, enflasyon, maaş zammı derken verimlilik ve kâr hesapları konuşuyorlar.

Laf döndü dolaştı, dünyadan örneklere geldi. Herkesin borsaya yöneldiği şu ortamda, çalışanlara şirket hissesi verilmesi, böylece şirketin değerini arttıran çalışanların cebine para girmesi konusu açıldı. Öyle ya...

Microsoft yöneticileri, çalışanları, nasıl dolar milyoneri oluyor?

Maaşla değil, hepsi çalıştıkları şirkete ortak, Microsoft hissesi değer kazandıkça servet elde ediyorlar. Amazon (www.amazon.com) patronu, kendi çalışanlarının azmini ve başarısının sırrını her çalışanın şirkete ortak olmasıyla açıklıyor.

Çalıştığı şirkete ortaklık hissi inanılmaz bir moral motivasyon veriyor. Havaalanındaki işadamları bu fikre çok sıcak baksalar da Türk mevzuatının arzu edilen işleme uygun olmadığından yakındılar. Biraz araştırdım. Ve şunu anladım...

Birçok büyük şirket -kapalı kapılar ardında- "Böyle bir uygulamaya geçebilir miyim" diye araştırma yaptırıyor.

Hisselerin çalışanlara ucuza verilmesi, çalışanların bu hisseleri ancak belli bir süre sonra elinden çıkartabilmesi şartları, vergisinin nasıl olacağı... Hepsini araştırıyorlar.

Olabilecek galiba!

Öyle zannediyorum ki yakında prim ve zam yerine hisse gelecek. "Kazandır ki kazan" sistemine en erken geçenler aynı zamanda kaybedenlerin kimler olacağını belirleyecek.

Kaptanlarla kürekçilerin aynı gemide oldukları bilinci gelince, kürekler çok daha hızlı çekilecek, sonuçta Türkiye sürat kazanacak.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır