kapat

19.01.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ZÜLFÜ LİVANELİ(livaneli@sabah.com.tr )


Türkiye tiyatrosu

Koltuklarımıza rahatça kurulmuşuz. Rehavet içinde tembel tembel sahneye konan uluslararası oyunları izliyoruz.

Soru sormak aklımıza gelmiyor.

Bu oyunun yazarı kim, sahneye koyan belli mi, aktörler nereden seçilmiş, kostümlerini kim yapmış, müziğini kim bestelemiş?

Bunları bilmiyoruz ama sahnedeki oyunu izlemeye devam ediyoruz.

Zaman zaman güldürüyorlar bizi, zaman zaman korkutuyorlar; tehdit ediyorlar, merhamet duygularımızı gıcıklıyorlar.

Salondan bakınca sahne ışıkları altında herşeyi pırıl pırıl görüyoruz.

Oysa perdenin arkasında müthiş bir can pazarı yaşanıyor: Cinayetler, adam boğmalar, komplolar, gizli ilişkiler, ihanetler, infazlar, işkenceler gırla...

***

Dünyanın öyle belalı bir bölgesinde yaşıyoruz ki, başımız dertten bir türlü kurtulmuyor.

Kaç ülkenin bu kadar çok, "terörü destekleyen" komşusu vardır?

Gizli örgütler cirit atıyor.

Şimdi de Hizbullah örgütüne darbe vuruldu.

PKK'nın susmasından sonra belki de tabii bir sonuçtu bu.

Belki de birileri onlara ihtiyaç duymuyordu artık!

Belki de misyonları bitmişti?

***

Şu anda Türkiye'de, büyük bir terör örgütü kalmadığı söyleniyor.

Tek tük olanlar da kontrol ediliyor.

Ama acaba böyle devam edebilecek miyiz?

Dünyanın en belalı bölgeleri sayılan Kafkasya, Ortadoğu ve Balkanlarla hem komşuluğumuz hem de ortak bir tarihimiz var.

İç içe geçmişiz... Kafkasya barut fıçısı gibi.

Putin'in Sovyetler Birliği'ni canlandırma projesi, Azerbaycan ve Gürcistan yönetimlerini tehdit ediyor.

Eğer bu ülkelerde Moskova'ya bağlı uydu hükümetler kurulursa, Türkiye boru hatlarını ebediyen unutmak zorunda kalır.

Bu yüzden ister istemez Rusya ile karşı karşıya geliyoruz.

Ezeli düşmanlıklar hortluyor.

Herkes birbirinin içini karıştırıyor.

***

Suriye'nin, Hafız Esat'tan sonra nasıl bir politika izleyeceği bilinemiyor.

İran ile yüzyıllardır süren çelişkilerimiz devam etmekte.

Balkanlar'da tarafız.

Yunanistan'la şimdilik bahar havası esiyor ve Simitis hükümeti çok temkinli davranıyor ama orada da milliyetçi şahinlerin sesleri yükselmiyor değil.

Kısacası dört bir yanımız mayın tarlası!

Ve mayın tarlaları durmadan gizli örgüt üretiyor.

Umalım ve dileyelim ki bundan sonra Türkiye olanca enerjisini ve parasını yeni yeni terör örgütleriyle mücadeleye harcamak zorunda kalmasın.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır