kapat

19.01.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SEDAT SERTOĞLU(ssertoglu@sabah.com.tr )


Generaller diyor ki..

Genelkurmay'a sormuştuk.. Demiştik ki, "1000 tane tank, 145 tane saldırı helikopteri ihalesi açtınız.. Türkiye'nin parası yok.. Bu kadar silahı ne yapacaksınız? Gerekli parayı nereden bulacaksınız?"

Bu yazı üzerine Genelkurmay aramış ve bizimle bu konuyu, yüzyüze konuşmak istediklerini söylemişti.. İşte bu görüşme önceki gün Ankara'da Genelkurmay Başkanlığı'nda gerçekleşti..

Görüştüğümüz kişileri, isimlerini vererek değil, ama "Generaller" olarak yazmamız istendiği için isimleri veremiyoruz..

Bu arada, Generallerle yaptığımız toplantıda konuşulan, bize anlatılan ve gösterilen bazı şeyler, "ciddi devlet gizliliği" gerektiren son derece önemli bilgi ve belgeler olduğu için, bunları da yazamayacağız..

Gelelim yazabileceklerimize;

Generaller 2010, hatta 2020 yılına kadar projeksiyonlar yapmışlar.. Konsept bazında ihtiyaçları belirlemişler.. "Geleceğin nasıl olacağını" incelemiş, buna göre de planlar yapılmış.. Bu planlar yapılırken, özetle şunlar esas alınıyor:

Hem politik, hem askeri alanda siyasi gelişmeler.. Dış tehditler.. Teknolojik gelişmeler.. Türkiye'nin ulusal askeri stratejisi ve hedefleri.. NATO ve diğer kurumlar.. Coğrafi konumumuz..

Generaller, Türk ordusunun ihtiyaçlarını mümkün olan en az masrafla temin etmeye çalıştıklarını, bunun için de özel sektörü Savunma Sanayi'ne girmeleri için teşvik ettiklerini anlattılar.. Silahlı Kuvvetler'in pahalı bir iş olduğunu, ancak dünyada kimsenin bundan vazgeçemediğini söylediler.

Onlara göre "Risk ve tehdit" ayrı iki konu.. Bu konuyu açtılar.. Yani, riskli durumlar ile bize yönelik tehditler ayrı paketlerde duruyor.. Soruyorum:

"Bu kadar hazırlığınız olduğuna göre, Türkiye için en büyük tehdit nereden geliyor?" Cevap yok.. Aslında hem var, hem yok.. Geçelim..

"Peki, sizler bu kadar silahı geleceği inceleyerek almak istiyorsunuz.. Gelecekte Türk-Yunan anlaşmazlığının tamamen bitmesi, Suriye ile ilişkilerin normalleştirilmesi var.. Bu durumda ne olacak bu kadar silah?"

"O zaman almayız. Hepsini almamız gibi bir şart yok. Bunu geçenlerde bir başka noktada yaşadık. Almaktan vazgeçtik" diyorlar.. Türk-Yunan anlaşmazlığının sona ermesinin, Genelkurmay'da da askeri politika ve değerlendirme değişimine yol açacağını belirtiyorlar..

Bir ara konuşmalar Türkiye'ye yönelik tehdide geliyor.. "Bize kafa tutanı haklarız" diyorlar.

Peki, Cumhurbaşkanı Demirel'in Gürcistan gezisinde önerdiği "Kafkaslar İstikrar Paktı" ne anlama geliyor, birlikte okuyalım:

"Bu paktın bir de güvenlik ayağı var.. Ne diyorsunuz bu işe?"

"Siyasiler karar versin, işin askeri boyutu halledilir.. Siyasi irade önemli burada..."

"Ama Rusya var?"

"Evet var. Bu konu siyasilerin karar vermesini gerektiren bir konu. Belki Rusya da bu pakta katılır.. Çok ince politika gerektiren bir konu bu.."

"Kosova'da bu oldu..."

"Oldu evet. Balkanlar'da 7 ülke askeri oluşuma imza attı.. Bunların üçü, yani Türkiye, Yunanistan ve İtalya NATO üyesi.. Ama Kafkaslar'da iş oldukça değişik. Buna rağmen Balkanlar'da oluşan yapı, dünyanın başka yerlerinde de oluşturulabilir.."

"Peki Amerika ne yapar?"

"Amerika'nın bu pakta iki tümen asker yollamasını kimse beklemiyor. Ama başka türlü yardımları olabilir..."

"Demirel bu konuyu gündeme getirmeden önce sizlerle konuştu mu?"

"Bizim bilgimiz yok.."

Genelkurmay'da geçen yaklaşık bir buçuk saatlik konuşmalarda ABD ile askeri ilişkileri de konuştuk. Bu konu bir başka yazıya..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır