kapat

19.01.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
NECATİ DOĞRU(ndogru@sabah.com.tr )


İnekler değil, çiftlikler!

Tarım Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp'in, Türk Tipi İnek Projesi'ni gündeme getirmesi her sorunu globalleşmenin çözeceğine inanmış, kendini entellektüel kabul etmiş çevrelerde; "İnek inektir, Türk tipi, Amerikan tipi ne fark eder..." türünden bir şaşkınlık yaratmasına rağmen iyi de oldu.

Önemli bir konu.

Türk inekçiliği ne durumda?

Avrupa inekçiliği ne düzeyde?

Bize kıyaslama kapısı açtı.

İşte kıyaslama: Bir Avrupa ineği, yılda 7 ton süt veriyor. Bir Türk ineği ise yılda 2 ton süt verebiliyor.

Bir Avrupa sığırı:

Yılda 500 kilo et veriyor.

Bir Türk sığırı ise 200 kilo...

Konunun uzmanlarının verdiği bilgiye göre, Güneydoğu'nun kırmızı sığırı, Doğu Anadolu'nun boz sığırı, İç Anadolu'nun yerli karası, sürekli birbirleriyle çiftleştirilmeleri yüzünden genetik yetersizliğe düşmüş, etten, sütten kesilmiş, Türk inekleri neredeyse öküzleşmiş durumdalar. Dolayısıyla Türkiye öküzleşmiş ineklerle Avrupa ile bütünleşmeye çalışıyor.

Konunun önemi işte burda...

***

Bu açıdan bakınca Türk Tipi İnek geliştirmeyi hedefleyen Tarım Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp'in önerisi, problemi canevinden yakalamak olarak değerlendiriliyor. Örneğin; Macaristan, kendi inek tipini geliştirme projesini başlattı ve 8 yıl içinde büyük yol aldı. Toplam inek sayısını yüzde 23 azalttı fakat elde ettiği süt miktarını yüzde 50 artırabildi.

Türkiye de bunu yapabilir.

Verimsiz Türk tipi inekten Avrupa standartlarına ulaşabilmiş verimli ineğe geçilebilir. Böylece hayvan varlığı bakımından yılda 40 milyon ton süt alması gerekirken ancak 5 milyon ton süt elde edebilen Türkiye inekçiliği, koyunculuğu, hayvancılığı da Danimarka, Hollanda, Fransa, İtalya inekçiliğinin düzeyine gelebilir.

Gelebilir ama...

Boş propagandayla değil..

Asil Türk İnekçiliği...

Popülizmiyle de değil...

Uzmanlar yolu, yöntemi özetle şöyle açıklıyorlar: "Öncelikle genetik kapasitesi yüksek, sperm kalitesi gelişmiş üstün ırk boğalarla Türk ineklerini suni tohumlamaya sokacak modeli geliştirmek ve bunu bütün Türkiye'ye yaygınlaştırabilmek. Sahip oldukları arazi büyüklüğü açısından Danimarka'nın, Hollanda'nın toprağından daha büyük imkanlara sahip 38 devlet çiftliğini bu iş için yeniden düzenleyebilmek. Bugün sayısı 38'e ulaşan bu çiftlikler gerçekten çiftlik gibi değil, hayvan ırkının islahını yapmaya çalışan birer araştırma-geliştirme anlayışıyla çalışıyor olsalardı, Türk inekçiliği bu sefil düzeyde olmayacaktı..."

Problem ineklerde değil.

Problem çiftliklerde...

Ve Tarım Bakanı, gerçekten Asil Türk İnekçiliği popülizmi yapmak niyetinde değilse, 38 çiftliği verimli inekçilik için çalışır duruma nasıl getireceğini topluma açıklamalıdır. Ayrıca yüzde 80'ni 1 ya da 2 inek sahibi Türk köylülerini, Avrupalı çiftçi gibi onları biraraya toplayıp, 100-200 ineklik birimler halinde hayvancılık yapan insanlar haline nasıl getireceğini de söyleyebilmelidir.

***

Şu kıyaslamaya bakın:

Bizim Lüleburgaz'daki bir peynir fabrikası günde 4 ton sütü 135 tane köylü aileden tek tek giderek topluyor. Bir Holandalı, Fransız ya da Danimarkalı peynir fabrikası ise günde 4 ton sütü 1 tek çiftçiden alabiliyor.

Sorun ineklerde değil..

Sorun çiftliklerde...

Çiftçiye sütünü istikrarlı olarak satabileceği pazar garantisi vermek, sözleşmeli çiftçilik modelini geliştirebilmek, onları 2 inek sahibi olmak yerine 100-200 inek besleyebilen, kendi doğal yemini kendisi üretebilen, bilinçli, bilgili çiftlik sahibi yapabilmek ve Türk ahırlarını; içindeki bakteri sayısını 150'ye inmiş süt üretebilecek standarda getirebilmek. Avrupalı çiftçinin ürettiği bir litre sütteki bakteri sayısı 150, bizim çiftçinin 1 litre sütündeki bakteri sayısı 500 bin...

Problem ineklerde değil.

Problem kafalarda...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır