kapat

19.01.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Canlı rezaletin perde arkası
Sepetçiler Kasrı, "Hammam"dan önce tavernaydı... Restoran için yemek tünelini, inşaat yönlendirmesini Kadir Çelik'in arkadaşı olan Alp Kassay yaptı. Ama Alp, ayda 12 bin dolar isteyince, Ahmet Çetinsaya da işletmeyi Celal Çapa'ya verdi. Olan oldu!

Aman Allah'ım o ne rezillikti öyle... "Bahçeşehir'deki villa senin garsoniyerin", "Ben asistanımla gezmiyorum Kadir", "8 bin Mark yemek paranı bir kalemde sildim ben", "Sana yazıklar olsun, bir de dostum olacaksın", "Sen benim evimde bedava oturdun be utanmaz", "Kendine gel, sana bir şey geçecek sonunda", "Ooo, yok öyle. Ne geçecek söyle kardeşim, beni tehdit etme..."

***

Bunlar sadece aklımda kalanlar. Canlı yayında objektif olması gereken televizyoncu Kadir Çelik'le, Eminönü eski Belediye Başkanı Ahmet Çetinsaya'nın tartışması tam bir rezaletti. Ben en çok Kadir Çelik'in düştüğü duruma üzüldüm. Allah hiçbir televizyoncunun başına böyle bir şey vermesin.

Milyonların önünde, bir anda kanlı-bıçaklı olan Kadir Çelik'le Ahmet Çetinsaya aslında çok iyi iki dosttu. Daha düne kadar yedikleri içtikleri ayrı gitmez, aynı evde yaşarlardı. Hatta hatta Kadir Çelik'le Ahmet Çetinsaya'nın yeğeninin Bahçeşehir'de ortak pizza dükkanı bile vardı. Şimdi ise canlı yayında birbirlerini yediler. Olacak şey değil.

Oysa işin bilinmeyen gerçekleri, perde arkası var. Aslında Sirkeci'deki Sepetçiler Kasrı'nda şu anda hizmet veren ve adı "Hammam" olan restoran, daha önce tavernaydı. O zamanlar gitmiştim. Zaten Basın Merkezi olan Sepetçiler Kasrı'na Hammam'dan önce bir kez basın kartımı almaya, bir kez de bu tavernaya gittim. Çok kötü bir yerdi.

Şu anda özel yemek bölümünün olduğu muhteşem yer, o zamanlar mutfaktı. Aşağıda "Hammam" bar-cafe gibi olan yer ise kazan dairesiydi. Ayrıca dünyanın hiçbir yerinde 1. derece tarihi eser olan bir binanın altında olmayacak büyük sanayi tüpleri vardı.

12 BİN DOLAR İSTEDİ
Bu mekan daha sonra yeniden düzenlenerek Celal Çapa'ya verildi. Ve adı "Hammam" oldu. Ama bunlar olana kadar ne oldu isterseniz ona bir dönelim.

Ahmet Çetinsaya, Eminönü Hizmet Vakfı Başkanı olarak mekanı 1998 yılında ihale yoluyla kiraladı. O zamanlar yukarıda da bahsettiğim gibi Kadir Çelik'le çok iyi dosttu. Kadir Çelik, her gün iki saat Sepetçiler Kasrı'na uğrar dostu Ahmet Çetinsaya'yı mekanı aldığından dolayı kutlardı.

Çelik, sonra Sultan Pub'ın sahibi olan yine yakın arkadaşı Alp Kassay'ı Ahmet Çetinsaya'ya işletmeci olarak önerdi. Çetinsaya da arkadaşını dinleyerek Alp'ten mekanın düzenlemesine yardımcı olmasını istedi. Alp de nasıl olsa işletmeyi alacağı için Sepetçiler Kasrı'na her gün gitmeye ve mimarları yönlendirmeye başladı. Yemekler dışardan gitmeyeceği için alttan tünel açılmasını ve arkeologlar varken dolgu toprağın kazılmasını önerdi. Bunun gibi düzenlemeler yapılırken Alp Kassay, Ahmet Çetinsaya'dan 12 bin Dolar aylık istedi. Ahmet Çetinsaya ise vakıf olarak bunu veremeyeceğini belirtti.

400 MİLYARLIK İPOTEK
Kadir Çelik'in yakın arkadaşı Alp'in isteği olmayınca Kadir Çelik'le Çetinsaya'nın arası açıldı. Bunun üzerine Çetinsaya da mekanı ismi Türkiye'de firma haline gelen Celal Çapa'ya verdi. Verdi vermesine ama o iş, öyle kolay olmadı. Karaköy'deki Liman Restoran'ın sahibi olan Celal Çapa, bir gün Ahmet San vasıtasıyla Çetinsaya ile tanışıp, mekana talip olduğunu söyledi. Aradan uzunca bir süre geçtikten sonra, Celal Çapa ile masaya oturan Eminönü Hizmet Vakfı, Celal Çapa ile cirodan brüt yüzde 19 (KDV dahil) olmak üzere anlaştı. Bu rakam ayda minumum 20 bin doların altına düşmeyecek. Ayrıca Celal Çapa, tüm binanın, (Gazeteciler Cemiyeti'nin de) su, eletrik, ısınma ve güvenliğini karşıladı.

Tüm bunlara rağmen Ahmet Çetinsaya, 3 yıllığına işletmeciliğini verdiği Celal Çapa'dan, herhangi bir hasara karşı 400 milyar liralık da ipotek aldı. Bu şartlarda Sepetçiler Kasrı'nı Celal Çapa'dan başka kimse alamazdı zaten.

Durum böyle olunca, Kadir Çelik'in yakın arkadaşı Alp Kassay ayda 12 bin dolar maaşla işletmeci olamayınca olanlar oldu, ortaya canlı yayın rezaleti çıktı.

İşte o canlı yayındaki rezaletin perde arkası bu. İnanılmaz değil mi?

Çetinsaya'dan ilginç iddia
Objektif programında Kadir Çelik'le kapışan Ahmet Çetinsaya,

Çelik'in stüdyoda sandalyeyle üzerine yürüdüğünü iddia etti

OLAY yaratan canlı yayının ardından Kadir Çelik'e 100 milyarlık tazminat davası açtığını belirten Ahmet Çetinsaya, tüm bu olanların Sepetçiler Kasrı'nın işletmesini, Çelik'in istediği kişiye vermemesinden kaynaklandığını söylüyor. Çetinsaya, o gece kurşunlarının yüzde 50'sini harcadığını vurgulayarak, "Aleyhimde konuşmasın" diyor.

* Katıldığınız program, tartışmada kullandığınız üslup açısından sert eleştiriler aldı.

- Programda yer aldığım için üzgünüm. Kamuoyundan özür diliyorum. Esas amaç karalamak olduğu için, savunma amaçlı çıktım. Başta sakindim. Bırak kardeşim falan dedi. Sustuğum müddetçe, ringde eli kolu bağlı boksör gibi hissettim. Devamlı yumruk yiyordum. Sesimi yükseltmek zorunda kaldım, gerçek üslubum bu değildir.

* Programı durdurmaya çalıştınız mı, aracı koydunuz mu?

- Tam tersine beni tahrik edici fakslar çekti. Ben kimseyi araya koymadım. İstesem o programı önlerdim, hiç böbürlenmesin. Hatta onun isteği oydu. Barışsın benimle, eski günler geri gelsin, sırtıma binsin.

*Kadir Çelik'le dostluğunuz yaklaşık 1.5 sene önce sona erdi. Sebep neydi?

- Kadir Çelik, Tanrı'nın çok özel yarattığı bir yaratıktır. Her şeyi o bilir, üstündür, mükemmeldir. Diğer kişiler onun için 3'üncü sınıftır, 2'nci sınıf bile değil. Ben onun bu tavırlarına dayanamadım dostluğuma son verdim. Yıllarıma yazık oldu. Garsoniyer olaylarını bile söyledi, biraz daha açsaydı.

* Programa 50 bodyguard'la mı gittiniz?

- Hayır, biz oraya iki araba, toplam 10 kişi gittik. Bir dolu eşim dostum var benim. Ama keşke daha kalabalık gitseydik. Reklam sırasında sandalyeyi kaldırıp, üzerime saldırdı. Ne olursa olsun ben misafirim. Demek ki yalnız gitsem beni dövecek. Sıkıyorsa o bölümleri de yayınlasın.

* Birbirinize ağır suçlamalarda bulundunuz, dava açacak mısınız?

- 100 milyarlık dava açtım.

* Suçlamaların çoğuna cevap vermediğiniz söylendi.

- Benim bir eksiğim gediğim olsa, 10 yıldır tanıdığım adamın karşısına çıkar mıyım? Ben onun damarlarında akan kanı bilirim. Sepetçiler Kasrı'nın işletmesini onun arkadaşına vermedim diye oldu.

* Aynı şey onun için de geçerli değil mi?

- Evet ama önce o başlattı. Kafası çalışmaz, tanımadığı birine rica etsin programı o arkadaşına yaptırsın. Ama medyada dostu yok, o kadar yalnız ki, hep yediği kaba tükürür. Bence bu son programı oldu.

* Bundan sonra ne olacak?

- Kendisini düşünüyorsa, buna son versin. Ben de susarım. Ben kurşunlarımın yüzde 50'sini kullandım. Aleyhimde konuşmasın.

HABER MERKEZİ

Gazeteciler Cemiyeti
"Büyük üzüntü duyduk"

TÜRKİYE Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, Kadir Çelik tarafından hazırlanan ve 16 Ocak günü yayınlanan Objektif programının, meslek ilkeleriyle bağdaşmadığını belirterek, bu yayından üzüntü duyduğunu açıkladı. Cemiyet, yayınladığı basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Yönetim Kurulumuz, cemiyet üyesi Kadir Çelik'in Onur Kurulu'na verilmesi konusunda görüşmüş ve söz konusu program bantının temin edilerek incelenmesinden sonra gerekçeli kararın hazırlanmasını uygun görmüştür.

KENAN ERÇETİNGÖZ


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır